|
Üvey Kızımın Körpecik Amı Yanardağ Gibi Yanıyor! (Musa 37 Y., İstanbul)
Aslen
İzmir'li olup, eşim Sevcan ve üvey kızım Eda ile birlikte,
memuriyetim gereği İstanbul'da oturmaktayız. Haftaiçi bir gece
vakti İzmir'den acı bir haber aldık, eşimin bir
yakını vefat etmişti. Vefat eden kişi bir akraba
değildi, ama eşim yinede gitmek istiyordu. Eşim hep birlikte
gitmemizi isteyince, benim işyerinden izin alamayacağımı,
ayrıca Eda'nın okulu olduğunu ve okul sonrası tenis kursuna
gittiğini hatırlatıp, onun için bizim gidemeyeceğimizi, ama
isterse kendisini gönderebileceğimi söyledim. Eşim kısa sürede
hazırlandı, onu terminale götürüp İzmir otobüsüne bindirdim.
Eve
döndüğümde Eda geceliğini giymiş, salonda televizyon izliyordu.
Banyoya gidip duş aldım. Duştan sonra üzerime bir şort
giyip salona geçtim, Eda'nın yanına oturdum. Eda,
"Sıhhatler olsun!" diyerek beni yanaklarımdan öptü. Eda 16
yaşında tatlı bir kızdı. Eşimin tek çocuğu
olduğu için, eşim gibi ben de Eda'yı şımartır,
bir dediğini iki etmezdim. Eda ile şakalaşırken ve oyunlar
oynarken, her tarafına eller, onun düzgün fiziğini, pürüzsüz
bacaklarını, belli belirsiz göğüslerini çaktırmadan
okşardım. Eşimin İzmir'e gitmesiyle, birkaç günlüğüne
de olsa, Eda ile evde yalnız kalacaktık. Bunun, uzun zamandır
tasarladığım, fakat uygulama fırsatı
bulamadığım hayalim için iyi bir fırsat olduğunu
düşünüyordum.
Salondan
kalkıp Bilgisayarın bulunduğu odaya geçtim. Bilgisayarı
açıp, hoparlörün sesisini kapatıp, pørnø bir film izlemeye
başladım. Şortumun içinde yarağım çoktan
kalkmış, kazık gibi olmuştu. Daha sonra filmi Pause'ye
basarak ekranın altına atıp, İnternetten erotik ve hafif
pørnøgrafik resimlerin olduğu sitelere girdim ve onları da
ekranın altına attım. Bilgisayar koltuğunu sonuna kadar arkasına
yaslayıp, şortumun içinde yarağımı da ayarlayıp,
Eda'ya seslendim, "Gel internette biraz sörf yapalım, sana yeni
ayakkabı falan bakarız!" diye. Eda TV'yi kapatıp
geldiğinde kucağıma oturttum. Birlikte birkaç ayakkabı
sitesi gezdikten sonra, ben koltuğun arkasına yaslanıp,
"Sen devam et!" dedim. Ben arkama yaslanmış onu izliyordum,
onun kalçaları ise benim yarağıma yaslanmış,
yarağımla adeta dans ediyordu.
Eda bir süre sonra, "Aaa, bunlar da ne? Bir sürü Spam sayfa
açılmış!" diyerek, ekranın altına
attığım erotik sayfalardan birini açtı. Pür dikkat ekrandaki
açık saçık resimleri inceliyordu. Neye baktığını
çok iyi bildiğim halde, "Dur bakayım, neymiş onlar?"
diyerek, resimlere birlikte bakmaya başladık. Ekranın
altına attığım sayfaları özellikle seçmiştim,
resimler, tangalı ve sütyenli genç kızların hafif erotik
pozlarından başlıyor, ilerleyen sayfalarda tamamen çıplak
pozlarla devam ediyor, daha sonraki sayfalarda ise resimler kademeli olarak
remen sikişli sokuşlu Hardcøre Pørnøya dönüşüyordu. İlk
sayfaya bakarken, aynı zamanda da resimlerdeki yarıçıplak
kızların vücutları hakkında yorum yapıyorduk.
Eda'nın kendi göğüsleri çok küçük olduğundan, özellikle
resimlerdeki kızların göğüsleri hakkındaki
düşüncelerimi öğrenmeye çalışıyordu. Ben de özellikle
küçük göğüslü kızları beğendiğimi söylüyordum.
Sıra
sikişli sokuşlu pørnø resimlere geldiğinde, Eda
kalçalarını kalp gibi atan yarağıma daha çok
bastırmaya başladı. Yarağımı şortumun
içinden çıkarmaya karar verdim. Eda'ya, "Hoparlörün sesini açar
mısın?" dedim. Eda hoparlörün düğmesini açmak için
kucağımdan kalkıp öne doğru eğildiğinde
yarağımı şorttan çıkarıp, geri otururken
yarağımın üzerine oturmasını sağladım.
Şimdi yarağımla Eda'nın amı arasında sadece
geceliğinin altındaki külotu vardı. Külotuna rağmen
amının kavurucu sıcaklığını
yarağımda hissedebiliyordum. Eda yarağımın üzerinde
hafif hafif ileri geri sürtünerek, pørnø sayfaların birini kapatıyor
diğerini açıyordu. Ben de bu arada bir elimi geceliğinin
altına, göbeğine sokarak, hafif hafif göbeğini okşuyordum.
Eda, "Bunlara
baktığımızı anneme söylemeyeceksin, değil
mi?" dediğinde, göbeğini okşayan elimi yukarı,
sütyensiz göğsüne götürüp, hafifçe okşayarak, "Merak etme,
herşey aramızda sır olarak kalacak! Hem sen artık büyüdün,
yetişkin genç kız oldun, bazı şeyleri keşfedip
yaşamak senin en doğal hakkın!" dedim. Eda'nın nefes
alışverişi sıklaşmış ve her nefes alıp
verdiğinde sertleşmiş göğüsucu avucuma değiyordu.
Artık filmi açma zamanı gelmişti, öne doğru eğilerek
filmi tıklayıp tam ekran yaptım ve Start'a bastım. Filmden
gelen (Ahh, Uhh!) sesleri eşliğinde seyretmeye başladık.
Filmi ileri geri alma bahanesiyle, kucağımdaki Eda'nın külotlu
amına sürtünüp duruyordum. Eda filmi izledikçe külotunu zorlayan
sertliğin nedenini anlamıştı ve hiç bozuntuya vermeden
kendisi de yarağıma sürtünüyordu. Arkama iyice yaslandım ve
Eda'yı yarağımın üstünde tutarak sürtünmesine
yardımcı oldum.
Çok geçmeden
külotunun ıslandığını hissettim, Eda orgazm
olmuştu. Ben de nerdeyse boşalmak üzereydim ve kendimi zor
tutuyordum. Boşalırsam Eda'yı ürkütebilirim diye düşünüp tuttum
kendimi. Neyse ki film çabuk bitti. Hemen Eda'yı kucağımdan
kaldırdım ve yarağımı şortumun içine sokup
Bilgisayarı kapattım. Banyoya zor yetiştim ve
yarağımı şortumdan çıkarır çıkarmaz
müthiş bir patlamayla boşaldım. Döllerim lavabonun üstündeki
aynaya kadar fışkırmıştı. Boşalmam bitince
tuvalet kağıdıyla aynayı ve lavaboyu silerek
fışkırmış dölleri temizledim. Sonra duşa girip
yarağımı yıkadım. Kurulanıp şortumu tekrar
giydim ve banyodan çıktım.
Eda bu arada
salona geçmiş, TV'yi açmış, üçlü koltuğa uzanmış,
gözleri kapalı yatıyordu. Biraz önce yaşananlardan
utanmış olsa gerek, uyuyor numarası yapıyordu.
Uyumadığını biliyordum, fakat onun bu oyununa
katılmaya karar verdim. TV'yi kapattım ve yanına giderek,
"Eda, uyuyor musun?" diye seslendim. Eda cevap vermeden
arkasını döndü ve uyuma numarasına devam etti.
Saçlarını okşayarak, "Eda, burda uyunmaz, kalk
yatağına yat!" dedim. Eda gözlerini açmadan sağa sola biraz
kıpırdadı, ama yatmaya devam etti. "Kalk canım, seni
yatağına götüreyim!" diyerek kucağıma aldığımda,
gözleri kapalı bir şekilde, "Annem yok, bugün senin yanında
yatayım!" diye mırıldandı. "Tamam
canım!" deyip, bizim yatak odasına götürdüm, yatağa
yatırdım.
Gece lambasını yaktım, şortumu da çıkarıp ben de
yatağa uzandım. Eda arkasını bana dönmüş uyuma
numarasına devam ediyordu. "Eda canım, hava sıcak,
bunalırsın!" diyerek geceliğini çıkardım.
Şimdi sadece külotu kalmıştı ve külotunun arkası iyice
götünün yanakları arasına girmişti. Bir süre o halini
seyrettikten sonra, kulağına eğilip, "Külotunu da
çıkarayım mı canım?" diye sordum. Eda sadece,
"Hı hı!" diye mırıldanınca, külotunu
yavaşça çıkardım. Şimdi ikimiz de
çırılçıplaktık. Tam arkasına 66 pozisyonunda
yanaşıp, yarağımı bacak arasına doğru
yerleştirip ona sarıldım...
Uyumak bir yana, Eda'nın kalbi hızla çarpıyordu.
Yarağım amının dudakları arasında
dolaşırken nefes alışverişleri hızlanıyordu.
Amının suyu yarağıma bulaşmaya başlamıştı.
Arkasından çekilip, Eda'yı sırt üstü yatırdım. O halen
uyur numarasına devam ediyordu. Elimi küçücük göğüslerine götürüp
biraz okşadıktan sonra, göbeğine, ordan da amına geldim.
Parmaklarım amının dudaklarında gezindikçe, Eda
soğukta kalmış kuş gibi titremeye başladı. Sonra
bacaklarını aralayıp, o körpecik amını doyasıya
öpüp yaladım. Klitorisini emmeye başladığımda, Eda
kasıklarını yükseltip amını ağzıma
bastırıyordu. Birden elektriğe çarpılmış gibi
titreyerek orgazm oldu. Ben yalamaya devam ediyordum. Eda orgazm olduktan sonra
amını yalamama fazla dayanamadı ve bacaklarını
kapadı.
Yataktan kalkıp, komodinin üzerinde duran kağıt havludan bir iki
tane alıp, önce yarağımın ucundaki zevk suyunu sildim,
sonra elime birkaç tane kağıt havlu alarak Eda'nın başucuna
dikildim. Eda'nın halen gözleri kapalıydı.
Yarağımı dudaklarına sürdüm, ağzına
almasını istiyordum. Hafifçe araladığı iki
dudağının arasına yarağımın
başını sokup, hafif hafif gidip gelmeye başladım. Her
gidip gelişimde birazcık daha soktum ağzına. Yarağımın
sadece kafası ağzındaydı, öylece hızlanıp zevkin
doruğuna çıktım. Boşalmama yakın
yarağımı ağzından çıkarıp, elimdeki
kağıt havluya boşaldım. Sonra banyoya gidip
yarağımı yıkadım.
Yatağa geldiğimde, Eda yüzüstü dönmüştü, aklı sıra
uyuyor numarasına devam ediyordu. Ensesinden başlayarak,
omuzlarını, sırtını, belini öptüm yaladım,
kalçalarına geldim. Süt gibi götünün yanaklarını
ayırıp, minnacık götdeliğini dilledim. Dilimi götüne
soktuğumda, Eda zevkten çığlık atmamak için
yastığı ısırıyordu. Eda'nın öpülmedik,
koklanmadık, yalanmadık yerini bırakmadım. En son ben
sırtüstü yatıp, Eda'yı üzerime aldım. İki elimle
kalçalarından tutarak, amıyla yarağıma sürtünmesine
yardımcı oldum. Eda birkez daha orgazm olurken halen uyur
numarasına devam ediyordu, ancak birsüre sonra üzerimde gerçekten uyudu.
Sabah erkenden kalkıp, Eda'nın külotunu ve geceliğini giydirdim ve
üzerine battaniye örttüm. Benim işe gitmem gerekiyordu, Eda'nın da okulu
vardı. Ben hazırlandıktan sonra Edan'ın kahvaltısını
hazırlayıp, onu uyandırdım. Zor da olsa kalktı. Ona iyi
dersler dileyip evden çıktım, işe gittim.
İşyerimde sürekli gece olanları düşünüp, akşamı
iple çekiyordum. İşten çıkıp eve geldiğimde, Eda da
benden yarım saat sonra tenis kursundan dönmüştü. Tenis kursundan
geldiğinde hep duş alırdı. Tenis çantasını
bırakıp banyoya duş almaya girdi. Bu fırsat kaçıramazdım.
Bir iki dakika sonra banyonun kapısını tıklatıp
açtım ve "Sırtını sabunlamamı istermisin
canım?" diye sordum. Eda arkası bana dönük, duşun
altındaydı. Sadece kafasını çevirip, "Hı
hı!" diye onaylayınca banyoya girdim. Hemen soyundum ve ben de Edan'ın
yanına, duşun altına geçtim. Sırtını sabunlama
bahanesiyle, şampuanla omuzlarından başlayarak
sırtını, belini, kalçalarını,
baldırlarını topuklarına kadar masaj yaparak
sabunladım.
Topuklarına geldiğimde yere oturdum. Arka tarafını
sabunlamam bitince, önünü döndürdüm ve bacaklarını hafif araladım.
Ayak parmak uçlarından başlayarak bacaklarını,
amını, göbeğini, göğüslerini yine masaj yaparak
sabunladım. Ayağa kalkmıştım, fakat yarağım da
ayaklanmıştı. Ben Eda'nın sabunlu vücüdunu ılık
suyla durularken, o gözlerini yarağıma dikmişti.
Eda'yı duruladıktan sonra arakamı dönüp ben duş almaya
başladım. Eda ise bir elinde şampuan şişesi ile
kolumdan çekerek, "İstersen ben de senin sırtını
sabunlayayım?" dedi.
Zaten beklediğim de buydu, onun için, "Çok iyi olur canım!"
dedim. Benim ona yaptığım gibi, sırtımı
sabunlayıp topuklarıma geldiğinde, ona önümü döndüm ve
bacaklarımı hafif araladım. Yarağım dimdik
ayaktaydı. Ayaklarımdan sabunlamaya başlayıp, bacaklarımdan
yukarı çıkarak yarağıma geldiğinde, Eda'nın yüzü kasıklarımın
hizasında ve dudakları yarağıma birkaç santim mesafedeydi. Başının
arkasından küçük bir dokunuşla dudaklarını yarağıma
yapıştırıp devam etmesini söyledim. Yarağımın
başını biraz öptü yaladı, taşaklarımı
okşadı, ama bu benim için yeterli değildi.
Ayağa
kaldırdım. Elinden şampuanı alıp, önce yarağımı
sıvayıp, sonra elime bolca şampuan döktüm ve amını şampuanladım.
Bacaklarını açıp, ayaktayken Eda'yı kucağıma
aldım. Eda kollarını boynuma, bacaklarını da belime
dolamıştı. Ben de kalçalarından tutuyor ve götünün
yanaklarını yoğuruyordum. Bu pozisyonda yarağım
amının küçücük dudakları arasına yerleşmişti. Amına
girmek için yanıp tutuşuyordum. Eda'nın kulak memelerini biraz yalayıp
emdikten sonra, kulağına, "İçine girmemi istermisin?"
diye fısıldadım. Eda kollarını boynuma daha
sıkı dolayarak, "Hı hı!" diye mırıldandı.
Kucağımdaki Eda'yı, birkaç kez ileri geri yaptırarak, yarağımın
kafasını amının deliğine denk getirip, ritmik
hareketlerle yarağımın üstüne bırakmaya başladım...
Yarağımın kafası amına girince, Eda kendini
sıkıp kasmaya başladı. "Sıkma kendini, serbest
bırak!" dedim. Kendini serbest bırakınca; Eda'yı yarağımın
üstüne bırakıp, aynı zamanda yarağımın daha
derine girebilmesi için hamle yaptım, iyice bastırdım. Eda'nın
çığlığı banyoyu inletirken, yarağım tamamen amının
içinde kaybolmuştu. O kadar sıcaktı ki, adeta yarağımı
bir yanardağın içine sokmuştum. Kucağımda
hoplatırken, Eda ağlamaya ve "Çıkar, çok acıyor!"
demeye başlamıştı. Bir elimle ağzını
kapatıp, "Tamam, birazdan çıkaracağım, ama
ağzını açtığımda bağırma!" dedim
ve alttan amına birkaç kez daha kökledim.
Eda'nın körpecik amını saatlerce sikmek isterdim, fakat çok
geçmeden boşalmak üzere oluğumu hissettim. Eda'yı koltuk
altlarından tutarak yarağımdan kaldırmaya
çalıştım, ama yarağım oraya çakılmış
gibiydi ve zevkten ölüyordum, nerdeyse patlamak üzereydim. Hızlı bir
şekilde kaldırıp içinden çıkmamla birlikte, Eda'nın amından
kan, yarağımdan da döl boşaldı!
[Musa]
|