Kaymak Gibi 66 Seks Hikayeleri!

21 Yaşıma Kadar Am Sikmemiştim! (3. Bölüm)


21 Yaşıma Kadar Am Sikmemiştim! (3. Bölüm) (Mehmet 24 Y., Ankara / Türkiye)

Salondaki koltuklardan birine oturdum ve dinlenmeye başladım. Kasıklarım ağrıyordu, fakat halen de içimde seks yapma isteği sönmemişti. Ben koltukta dinlenirken Jale aşağıya indi, üzerinde iç çamaşır takımı vardı. İkimize de birer viski doldurup, birini bana verdikten sonra yanıma oturdu. Sehpadaki sigara paketinden de bir tane sigara çıkarttı, yakıp içmeye başladı. Jale sigarasını bitirince hafiften eğilerek kültabalasında sigarasını söndürdükten sonra başını omzuma yasladı.

Muhabbet ediyorduk, havadan sudan konuşmaya başladık. Jale birden başını kaldırdı ve "Seni başka arkadaşlarımla tanıştırmamı ister misin? Onlarla da seks yaparsın ve daha çok para kazanıp babanı tedavi ettirirsin!" dedi. Jale’nin suratına birkaç saniye baktım ve "Tamam, olur!" dedim. Jale gülerek kalktı ve üst kata çıktı. Birkaç dakika sonra elinde telefonla konuşarak aşağıya indi. Yanıma geldiğinde, "Tamam canım, yarın akşam sendeyiz. Görüşürüz!" dedi ve kapattı telefonu. Jale’ye (Ne oldu?) diye sormadan, Jale anlatmaya başladı.

"Yarın akşam Sevil’e gideceğiz! O benim çok yakın arkadaşım. Kendisi özel bir kolejde müzik öğretmenliği yapıyor. Aslında yapmasına gerek yok, kocasının bok gibi parası var, fakat o bunu hobi olarak yapıyor. Kendisi 28 yaşında, kocası ise 47 yaşında, adam sürekli iş seyhatinde, yani anlayacağın seks hayatı pek yok kadının, o yüzden mutlu edersen çok güzel para alırsın!" dedi. Ben de, "Esasında ben parasında değilim bu işin, fakat durumumuz gerçekten çok kötü..." dedim. Jale elini saçlarıma attıktan sonra, "Biliyorum tatlım, yoksa ben de seni o dünyanın içerisine sürüklemem, durumun aciliyetini bildiğim için sana böyle buluşmalar ayarlayacağım!" dedi.

Jale ile iyice yakınlaşmıştık, dudaklarıma yapıştı, öpmeye başladı beni. Ben de elimi saçına attım, tokasını çıkartıp saçlarını serbest bıraktım ve saçlarıyla oynamaya başladım. Öpüşmeyi bir-iki günde nerdeyse öğrenmiştim. Jale elini boxerimin üzerinden sikime attı ve okşamaya başladı. Zaten kalkmaya hazır olan sikim, Jale’nin de temasıyla anında taş gibi oldu. Jale öpüşmeyi kısa kesti ve boxerimi sıyırıp çıkarttı, sikim kazık gibi meydandaydı. Jale eğildi ve yalamaya başladı, eğilince kalçaları da dışarıya doğru çıkmıştı. Elimi kalçalarına attım ve okşamaya başladım.

Genelde dar külot giymeyi sevdiğinden, kalçalarının yarısından fazlası meydandaydı Jale’nin. Jale ise kendini kaybetmiş bir şekilde yarrağımı yalamaya devam ediyordu. Bu kadının seks sırasında hiç enerjisi azalmıyordu. Biraz önce seks yapmamıza rağmen halen doymamıştı. Jale’nin saçlarından kavrayıp kafasını kaldırdıktan sonra, sırt üstü koltuğa yatırdım. Yatak odasına çıkartacak halim yoktu. Hemen külotunu çıkartıp kenara attım. Islanmış amı tam sikimin karşısındaydı, Jale de sikime bakıyor ve amına girmemi bekliyordu.

Sikimi tam amının deliğine dayayıp, birkaç saniye bekledikten sonra bir anda soktum. Neredeyse köküne kadar girmişti. Jale yine çığlığı bastı. Jale’nin amına yine hızlı hızlı git gel yapmaya başladım. Jale ise kendini ara sıra sıkıyordu ve acı çığlıklar atıyordu. Fakat müthiş te bir zevk aldığı belli oluyordu, daha 3-4 dakika geçmeden ilk orgazmını yaşadı. Amından çıktım ve elim sikimde okşayarak, Jale’nin boşalmasını izledim. Jale’nin boşalması bitince kendini rahat bıraktı, kafasını koltuğun kenarına koydu ve hafif hafif inleyerek beni beklemeye başladı. Ben de tekrardan eski yerimi aldım ve amına girdim. İyice ıslanmıştı amı, girerken sıkıntı yaşamıyordum.

10 dakika kadar siktim Jale’yi ve amından çıkıp göbeğine boşaldım. Jale yerinden kalktı ve elimden tutarak beni banyoya götürdü. Beraber yıkandık, kurulandık. Ben giyindim, bu sefer tüm kıyafetlerimi giymiştim. Jale ise yine iç çamaşırlarını giymişti. Jale’ye, "Ben eve gitsem iyi olacak." dedim. Jale üzgün bir suratla, "Yaa gitmesene! Yarın akşam Sevil’e buradan beraber geçeriz!" dedi. Ben de, "Annem merak eder, ben eve gidip bir görüneyim öyle geleyim tekrardan." dedim. Jale gülümsedi, "O halde ailenle beni tanıştır!" dedi. Ben biraz duraksadım ve "Nasıl? Olur mu?" falan diye saçmalamaya başladım. Jale de gülümseyerek, "Neden olmasın, olur tabii! Bekle, hemen giyinip geliyorum!" dedi ve kalkıp üst kata çıktı.

5 dakika sonra giyinmiş bir şekilde yanıma geldi ve "Hadi çıkalım!" dedi. Büyük ihtimal en kapalı kıyafetlerini giymişti, fakat yine de bizim yaşadığımız semte göre çok modern ve zengin kalıyordu. Atladık arabasına ve yola çıktık. Bizim mahalleye vardığımızda saat 17:30’a yaklaşıyordu. Arabayı, komşular evin önünde görüp dedikodu yapmasınlar diye, sokağın başına bırakıp, eve yürüyerek gittik. Anahtarımla kapıyı açtım ve içeriye girdik. Annem mutfaktan, "Oğlum hoş geldin..." diyerek çıktı, ama yanımda Jale’yi görünce duraksadı biraz.

Ben Jale’yi anneme, "Babama yardım etmeyi kabul eden kişi Jale hanım!" diyerek tanıştırdım. Bir süre sonra sanki 40 yıllık tanışıyorlarmış gibi kaynaştılar. Saat 21:00’e kadar Jale bizde kaldı, yemeği de bizde yedikten sonra kalkmak için müsaade istedi. Gitmeden önce anneme, "Yarın akşam Mehmet’i almam gerek, bir etkinliğe gideceğiz." dedi. Annem de, "Tabii Jale kızım, ne demek!" dedi ve Jale’yi öptü. Ben de Jale’yi arabasına kadar bırakmak için onunla beraber çıktım evden. Yürürken Jale, "Annen çok iyi bir insan!" dedi. Arabanın yanına vardığımızda, Jale’yi yanağından öptüm ve kapısını açıp arabaya bindirdim. Jale’nin arabası uzaklaşınca, ben de eve döndüm.

Eve girdiğimde annem beni salona çağırdı. Babam uyuduğundan dolayı babamla tanışamamıştı Jale. Annem gülümseyerek, "Oğlum, Jale kızım ile aranızda bir şey var mı?" dedi. Ben de, "Anne nereden çıkarttın? Sadece yardımsever bir kadın. Hem aramızda 10 yaştan fazla var!" dedim. Annem gülümsedi, "Sevgi olunca yaş farkı önemli değildir!" dedi ve mutfağa gitti. Böyle konuşması hoşuma gitmişti. Jale çok iyi bir kadındı, onunla anılmak bile benim için bir gurur kaynağıydı. Odama geçtim ve üzerimi değiştirdikten sonra uyudum.

Ertesi sabah kalktığımda içimde değişik bir heyecan vardı, kahvaltımı çok değişik bir neşeyle yaptım. Akşam buluşacağımız saatin gelmesini iple çekiyordum. Saat 19:00 gibi Jale’den mesaj geldi, mesajda, "Geliyorum, buluştuğumuz yere gel!" yazıyordu. Zaten saatler öncesinden hazırlanmıştım, parfümümü son bir defa tazeledim ve çıktım evden. Hızlı adımlarla buluşma noktamıza gittiğimde, Jale’nin arabası da sokağın başında göründü. Araba kenara yaklaşınca hemen bindim, Jale’yi dudağına yakın bir yerden öptüm ve "Kalbim çıkacak gibi, kaç saattir evde hazır bekliyorum!" dedim. Jale kahkaha attı ve "Beklediğine değecek birtanem!" dedi.

Sohbet ede ede gidiyorduk, ama nereye gittiğimizi bilmiyordum. Yarım saat sonra büyük siyah bir kapının önünde durduk. Jale arabayı park etti ve zile bastı. Kapıyı hizmetçi açtı. İçeriden de bu arada bir kadın çıktı, bu Jale’nin bahsettiği Sevil idi. Hiç 28 yaşında göstermiyordu, 1.75 boylarında, siyah saçlı ve beyaz tenli bir kadındı. Sevil önce Jale’yi öptükten sonra, benim boynuma sarılıp yanaklarımdan öptü. Bizi içeriye davet etti. Salona güzel bir sofra kurdurtmuştu.

Hemen yemeğe oturduk, hizmetçi sürekli bize hizmet ediyordu. Güzel yemekler yaptırmıştı, yemekleri yerken de 2 kadeh şarap içmiştim. Jale ise 1 kadeh şarap ancak içebilmişti, hizmetçi Jale’nin kadehini yediden doldurmak istediğinde, Jale, "Bu beni uçuruyor resmen!" dedi ve istemedi. Sevil ise 2-3 kadeh içmişti sanırım. Yemeği yedikten sonra Sevil kalktı masadan ve yanıma geldi, güler bir yüzle elimden tutarak kaldırdı ve önümde kıvırta kıvırta yürüyerek salonun ortasına götürdü beni. Jale’ye, "Canım, güzel bir müzik koyar mısın?" dedi. Jale kalktı ve müzik setine bir CD koyduktan sonra en yakın koltuğa oturdu.

Sevil ile dans etmeye başladık, birbirimize çok yakındık. Üzerindeki siyah tek parça açık elbisesinin darlığından tüm vücut hatları belli oluyordu. Elbisenin dekoltesinden göğüslerinin üst kısmını rahatça görebiliyordum. Dans ederken Sevil ara sıra önünü sikime değdiriyordu. Sikim kalkmıştı ve bunu fark eden Sevil iyice gülmeye başladı.

En sonunda dans etmeyi kesti ve "Şimdi esas kısma geçelim!" dedi. Ben bir şey demeden hemen dudaklarıma yapıştı ve adeta vakumlamaya başladı. Ben de onun dudaklarını emmeye başladım. Fakat Sevil biraz hızlıydı, elini hemen pantolonumun üzerinden sikime attı ve okşamaya başladı. Ben de onun elbisesinin arkadan beline kadar gelen fermuarını açtım ve üzerinden düşürdüm elbiseyi. Sütyen takmamıştı, altında sadece Turuncu renkte bir külot vardı. Külot rengi ve deseni çok değişik ve bir o kadar da sexy gelmişti bana.

Ben onun taş gibi vücudunu izlerken, Sevil gülümseyerek göğüslerini alttan destekleyerek kaldırdı. Uçları bana doğru bakıyordu. Hafiften eğilip bir göğsünü ağzıma aldım. Jale ile yaptığımız sevişmelerden öğrendiklerimi uygulamaya başladım, göğüs uçlarını emiyordum sadece. Sevil ise biraz gülüyor, biraz inliyordu, içtiği şarap yüzünden hafiften çakırkeyf olmuştu. Ellerim boştaydı, ben de ellerimi bembeyaz kalçalarına attım ve okşamaya başladım. Bir göğsünden diğer göğsüne geçerken, hizmetçinin bizi izlediğini gördüm. Ben hizmetçiye birkaç saniye bakınca, Sevil de kafasını çevirip baktı.

Hizmetçi biraz tedirgin olup mutfağa kaçtı. Sevil gülerek, "Emine, gel gel!" deyince, hizmetçi başı önde mutfaktan çıkıp yanımıza geldi. Ben tekrardan Sevil’in göğüslerine yapıştım ve emmeye başladım. Sevil ise Emine’ye, "Azdın mı kız?" dedi. Emine iyice utandı. Sevil, "Azdıysan bize katılabilirsin!" dedi. Emine bir şey söyleyemedi ve başını öne eğdi tekrardan. Sevil Emine’nin çenesinden tutarak başını kaldırdı ve "Sana bir şey sordum kız zilli, azdın mı?" dedi. Ben bu arada Sevil’in göğüslerini yalamaya bıraktım ve Emine’ye baktım.

Emine utanarak başını yine öne eğdi. Sevil gülerek Emine’ye, "Anlaşıldı, soyun bakalım!" dedi. Emine utangaç bir şekilde gömleğinin düğmelerini açmaya başladı. Sevil önümde eğildi ve benim pantolonumun kemerini çözdü, ben de kazağımı bir çırpıda çıkarttım. Pantolonumu ayaklarıma kadar sıyırdı. Boxerimi de indirince sikim fırladı. Sevil’in suratına çarpmıştı sikim, Sevil birden geriye çekildi ve sikimi görünce, "Ohaa!" dedi. Emine’nin de gözü sikime takılmıştı, gömleğin son düğmesini çözmeden birkaç saniye sikime baktı.

Emine beyaz gömleğini çıkarttığında, altında beyaz bir südyeni vardı. Bu sırada Sevil önüme çömelip sikimi ağzına aldı ve yalamaya başladı. Sakso çekmeyi iyi biliyordu, birkaç saniye içinde beni iyice azdırmıştı. Sevil sikimi bırakmadan Emine’nin elinden tutup önümde diz üstü çöktürdü. Emine sadece sikime bakıyordu, Sevil kafasından tuttu ve taşaklarıma doğru bastırdı Emine’nin suratını. Emine de taşaklarımı emmeye başladı. Fakat çok korkak, ürkek bir şekilde yapıyordu. Sevil ise kendini aşmış, sikimi hızla yalamaya devam ediyordu.

Sevil sikimi yalamayı bıraktı ve dibinden tutarak Emine’ye doğru çekti ve "Biraz da sen yala!" dedi. Kendisi bu sefer taşaklarımı emmeye başladı. Muhteşem bir zevkti bu, bir hatunun sikini yalarken diğerinin taşaklarını emmesi. Emine’nin acemice yalaması da bana çok keyif vermişti. Bir ara kafamı kaldırıp Jale’ye baktım ne yapıyor diye, koltukta uyukluyordu resmen. Sevil taşaklarımı yalamayı bırakınca, Emine de sikimi yalamayı bıraktı. Sevil bana, "Sıra sende aşkım!" diyerek ayağa kalktı ve külotunu çıkartıp Jale’nin üzerine attı. Sonra Emine’yi belinden tuttu ve koltuğun üzerine domaltıp, eteğini ve külotunu da çıkarttıktan sonra, kendisi de tam yanına domaldı.

Yan yana domalmış iki tane taş hatunun amı götü bana bakıyordu. Bir süre manzarayı izledikten sonra, önce Sevil’in arkasına geçtim ve eğilip amını yalamaya başladım. Sevil ise boğuk boğuk inlerken, "Immh, ohhh!" tarzı sesler çıkarıyordu. Ben amını yalamaya devam ederken, Sevil Emine ile öpüşmeye başlamıştı. Sevil’in traşlanmış ve bakımlı amından yan tarafa geçtim ve Emine’nin bacaklarını ayırıp kafamı arasına soktum. Emine de yeni traşlamıştı amını, fakat Sevil’e göre daha ince ve küçük bir amı vardı. Sevil’in çok fazla seks yaptığı her halinden belli oluyordu. Ben Emine’nin amını yalamaya başladığımdan itibaren, Sevil onunla öpüşmeyi bırakıp döndü ve Emine’nin kalçalarını okşamaya başladı. Emine küçük bir kedi yavrusunu andıran sesiyle miyavlar gibi inliyordu.

Emine’nin amını da birkaç dakika yaladıktan sonra iyice sulanınca bıraktım. İki kadın da ıslanmış, fakat boşalamamıştı, çok azgın durumdalardı. Sevil’i tekrardan önümde domalttım ve iki elini arkada birleştirdim, sanki tutukluyormuşum gibi bir pozisyondaydı. Ellerini bir elimle tutup, yarrağımı diğer elimle tuttum ve amının girişine getirdim. Fakat munzurluk olsun diye sadece biraz ilerleyip hemen çekiyordum kendimi. Sevil ise iyice azıyordu, "Hadi artık siksene, hadi, hadi!" diye bağırmaya başladı. O an sikmem için neredeyse servetini verebilirdi bana.

Bir anda amına kökledim. Fakat çığlık atmasını beklerken, Sevil, "Ohh, işte bu!" dedi. Sevil’in ne kadar seks müptelası bir kadın olduğunu bir kez daha anlamıştım. Amına hızlı hızlı git gel yapıyordum. Emine kafasını çevirmiş, korkulu gözlerle bizi izliyordu, Sevil’in çok acı çektiğini sanıyor olmalıydı. Fakat şuan Sevil zevklerin en güzelini yaşıyordu. Sevil’i sikerken elimi Emine’nin amına attım. Emine, ben elleyince birden irkildi ve bana masumca baktı. Ben gülümseyince içi rahatlamıştı. Emine’nin amı iyice ıslanmıştı. Amına orta parmağımı ufak ufak sokuyordum ki, elimi tutup, "Bakireyim!" dedi. Sevil o an gülmeye başladı ve "Kızım, birkaç sene sonra kimse takmayacak o bekaretini!" dedi.

Emine’nin telefonu çaldı o sırada. Hemen kalktı ve çantasından telefonunu aldı. Çırılçıplak oturduğu koltuktan bizi izlerken, telefonunu açıp bir süre konuştu. Konuşması bitip de telefonu kapatınca, "Nişanlım beni almaya gelmiş Sevil hanım, çıkabilir miyim?" dedi. Sevil de inleyerek, "Tamam, git!" dedi. O an tüm hayallerim yıkılmıştı. Fakat Emine dudağımdan öptü ve öyle giyinip çıktı. Bu da bana bir işaret oluyordu. Bu arada Sevil hanım bağıra bağıra orgazm olmuştu. Ben de boşalmak üzereydim. Biraz sonra, "Geliyorum!" dediğimde, Sevil çevik bir hareketle önümden çekilip döndü, yarağımı ağzına aldı ve ağzına boşalttı beni.

Döllerimi yuttuktan sonra ayağa kalktı. Elimden tuttu, beraberce salondan çıktık ve üst kata çıktık. Banyoya girdik. Sevil küveti doldurdu, birlikte girdik küvete. Sıcak su iyi gelmişti bana. Sevil ise beni övüyordu. Küvetin içinde yarım saate yakın kaldıktan sonra, "Hadi çıkalım!" dedim. Küvetten çıktık ve kurulandıktan sonra, Sevil, "Sen aşağıya in canım, ben geliyorum hemen!" deyip odasına gitti. Ben aşağıya indiğimde Jale koltukta uyuyordu. Dürtüp uyandırdım ve etraftan elbiselerimi toplamaya başladım. Jale kendine gelince, "Aaa, resmen uyumuşum yaa! Ne yaptınız? Hallettin mi Sevil’i?" dedi. Ben giyinirken, "Hemde ne biçim!" dedim ve gülüştük.

Sevil elinde bir zarfla indi aşağı. Zarfı bana verip dudağımdan öptü ve teşekkür etti, sonra da Jale’ye dönüp, "Kızım buraya uyumaya mı geldin, çok şey kaçırdın!" dedi. Jale de, "Evet yaa! Birdaha geldiğimizde şarap içmeyeceğim!" diyerek kalktı. Vedalaşıp, Jale ile birlikte Sevil’in evinden çıktık. Arabaya bindiğimizde saat 22:00’yi geçiyordu...

[Mehmet]

21 Yaşıma Kadar Am Sikmemiştim! Tüm Bölümleri »


Seks Hikayeni Yolla! « Seks Hikayeleri Anasayfa!