|
Çikolata Yüzünden Seks Manyağı Oldum! (5) (Nilüfer 33 Y., İstanbul)
Çikolataların
iki tanesini yedikten sonra, sedire Durmuş ağanın yanına
uzandım. Kendimi çok yorgun hissediyordum. Durmuş Ağa bedenimi
okşuyor, küçük öpücükler konduruyor, dudaklarıma yapışıp
resmen kemiriyordu. 10-15 dakika kadar sonra kalkıp giyindi ve
çıkarken "Sen yarım saat dinlen sonra çık, zaten saat 3
olmak üzere, bir iki saat etrafta oyalan, sonra kahya seni eve götürür!"
dedikten sonra, "Eve gitmeden bizim evde bacaklarındaki dölleri temizle!"
diye ekleyip çıktı. Aklıma, onu çok mutlu ediyorum,
başkaları duysa ne olur ki diye gelmişti, ama en baştan
beri kimse bilmeyecek diye sıkı sıkı tembihlediğinden
hiç konuşmuyordum.
Üzerimi giyinip sedire uzandım, amımdan halen Durmuş ağanın
dölleri süzülüyordu. Bacaklarımdan akan döller kurumuştu. O an
aklıma Durmuş ağanın ilk kez dere kenarında sikini
elime verişi geldi, bu olayın üzerinden 18-19 gün geçmişti. Bu
sürede Durmuş ağa bana sik yalamayı, öpüşmeyi, kucakta
zıplamayı ve dölleri yutmayı öğretmiş, minik
amımı yarıp, kızlığımı
patlatmış, döllerini amıma boşaltmış,
ahlaksızca edepsizce konuşmayı öğretmişti.
Biraz sonra kulübeden çıktım, etrafta kimse yoktu. Evin alt
katındaki tuvalete gidip amımı ve bacaklarımı
yıkadım. Dışarı çıktığımda
Durmuş ağanın kızı Hülya avluya
çıkmıştı. Beni görünce yanıma gelip, "Hadi gel oynayalım!"
dedi. Ben, "Olmaz kızarlar, çalışmam lazım!" dedikçe, o
ısrar ediyordu. En son annesine seslendi. Zeliha teyze (Durmuş
ağanın karısı) pencereden bakınca, "Anne, Nilüfer'le
oynayalım mı?" diye sordu. O da, "Olur kızım." deyince
başladık oynamaya. Akşam olunca kahya beni ve diğer
işçileri alıp evlerimize bıraktı.
Eve girince
annem halimden çok yorgun olduğumu anlamış olacak ki,
"Kızım hadi bir banyo yap, sonra yemeğimizi yeriz, gider
yatarsın!" dedi. Ben de banyoya girdim. Hava sıcak olduğundan
dışarıdaki kovalarda ısınmış suyla
yıkanabiliyorduk. Banyomu yapıp üzerimi değiştirdim. Babam
da tarladan gelmiş, annem sofrayı kurmuştu. Akşam
yemeğini yedikten sonra biraz daha oturup yattım.
Ertesi gün yine sabah Durmuş ağa beni yanına alıp
meyveliğe gittik. Sürekli yapılacak işleri söylüyor, ben de not
alıyordum. Saat 10 olmuştu, Durmuş ağa, "Sen şimdi bizim
eve gidip evdekilere yardım et, öğlen yemeğinden sonra
bekliyorum!" deyip sırıttıktan sonra, etrafa bakındı
ve kalçalarımı avuçlayıp dudaklarıma
yapıştı. 1-2 dakika öpüştükten sonra da yanımdan uzaklaştı.
Öğleye
kadar vakit kasaları etiketlemeyle geçti. Öğle yemeğinden sonra
kulübeye geldim. Kulübenin olduğu yer evin arkasında ve görünür bir
yer değildi. İçeri girip beklemeye başladım. 5 dakika kadar
sonra Durmuş ağa içeri girdi ve kapıyı kilitledi. Hemen
beni soyup, kendi de soyunduktan sonra deli gibi öpüp okşamaya başladı.
Ben de boş durmuyor, karşılık veriyor, iyi bir kız
olup erkeğimi mutlu etmeye çalışıyordum. Sekse
alışmıştım artık, o boşalma anındaki
zevkin hiç bitmesini istemiyordum. Durmuş ağa beni sedire sırt
üstü uzatıp, önce dudaklarımı sonra boynu öperek minik
göğüslerime indi. Göğüslerimin tamamını
ağzımın içine alıyor, uçlarını yalıyor, bu
da benim daha çok kıvranmama neden oluyordu. Öperek aşağıya
kayıp, amımı yalamaya başladığında her
tarafım yanıp kavruluyordu.
Durmuş ağa şapırtılar çıkartarak amımı
yalayıp, amımın minik dudaklarını
kıstırıp emerken, bir yandan da, "Tek tüy bile yok, ohhh, yerim
ben bu minik bal kutusunu!" diye mırıldanıyordu. "Yara yara
sikeyim mi bu amını haa?" dediğinde, "Sik ağam, sik, geçir
amıma, ıhhh, ahhh!" diye inlemekten kendimi alamıyordum.
Sonra beni bir çırpıda sedirin üzerinde domaltıp, tüm gücü ile amıma
yüklendi. Siki yarısına kadar içime girince, "Ohhh, amın
fırın gibi orospu, o kadar darsın ki, bir defada
yaramıyorum, ıhhh!" diye inleyip, amıma hızlı
hızlı geçirmeye başladı. 1 dakika kadar sonda koca yarak
artık dibine kadar girmiş, Durmuş ağanın
kasıkları kalçalarımı dövmeye
başlamıştı. O anda ben de, "Çok güzelll, ayyy, ohhh, sik
beni, hep sik minik yosmanııı!" diye haykırarak, titreye
titreye boşalmaya başladım.
Durmuş ağa ellerini alttan göğüslerime atmış
okşarken, temposunu hiç bozmadan amımı sikmeye devam ediyordu.
Amım o kadar sulanmıştı ki, yarağı amıma her
girişinde değişik sesler çıkıyordu. 5 dakika kadar
sonra bedenim amımdaki yarağa kayıtız kalamamış,
tekrar boşalmanın eşiğine gelerek içimdeki siki
kavramıştı. Durmuş ağa, "Geliyorummm, ohhh, al sana,
al minik orospu!" diye haykırıp, birkaç sert vuruş daha
yaptı. O an siki yine içimde kalp gibi atıp kasılıyor,
sıcak döller amımı dolduruyordu. Bu sıcaklık benim de
son noktaya ulaşmamı sağlamış, "Döllerin çok
sıcak ağam, çok sıcakkk, sik beniii!" diyerek boşalmama
neden olmuştu.
Boşalması bitince Durmuş ağa beni sedire oturtup, önüme
dikildi. Sikini bana yaklaştırınca hemen kavrayıp sikini
yalamaya başladım. Bu sırada amımdan aşağı
döller süzülmeye başlamıştı. Sikini güzelce yalayıp
temizledikten sonra, Durmuş ağa geri çekilip, "Şimdilik bu kadar
yeter, işlerim var!" deyip giyindi ve dudaklarıma bir öpücük kondurup
çıktı. Ben sedirde biraz daha yattıktan sonra üzerimi giyinip
kulübeden çıktım.
Saat 3'e
kadar evde hanıma yardım ettim. Bu sırada Durmuş
ağanın amımda kalan dölleri küloduma akmaya devam ediyordu.
Akşama doğru avluya inip, etrafta dolaşmaya başladım.
Biraz sonra bir işçi yanıma gelip, "Durmuş bey seni arkadaki
samanlığa çağırdı, iş varmış!"
dediğinde, koşarak samanlığa gittim. İçeri girince Durmuş
ağa kolumdan kavrayıp beni saman balyalarının arkasına
götürürken, "Öğlen işimiz yarım kaldı!" deyip
sırıtıyordu.
Samanlığın arkasında geçince, beni bir saman
balyasının üstüne oturtup, sikini çıkarttı.
"Hadi bakalım minik yosma, erkeğinin sikini güzelce yalayıp
kaldır! Kaldır ki, senin o minik amını sikip bayram etsin!"
dedikten sonra sikini dudaklarıma sürtmeye başladı. Ben de
sikini kavrayıp yalamaya ağzıma almaya başladım.
Birkaç dakika sonra yarak elime sığmaz olmuştu. Durmuş
ağa sürekli, "Yala minik yosma, ohhh, yala sikimi küçük kaltak, sikimin
kölesi oldun bak, ohhh!" diye inliyordu. Ben de onu mutlu ettiğimi
düşünerek daha bir istekli yalıyordum sikini.
Sonra beni
kaldırıp ters çevirdi ve eğilmemi istedi. Ellerimi
oturduğum saman balyasına dayamamı sağladıktan sonra
entarimin eteğini belime toplayıp, külodumu ayak bileklerime kadar indiriverdi.
Ben ayaklarım yerde, aşağıya eğilmiş dururken,
"Geçireyim mi amına? Boşaltayım mı döllerimi içine yosma?
Kanırta kanırta koyayım fındık kadar amına, seni
de keyife getireyim mi haa?" diye diye sikini amımın deliğine
sürtmeye başladı. Ben de, "Sik ağam, seninim, nereme istiyorsan
boşal, seni mutlu etmek istiyorum. Geçir, kanırt, döşe, ne
istiyorsan yap!" diye karşılık veriyordum. Ben öyle
konuştukça hoşuna gidiyordu, "Ohhh evet, yapacam, yaracam
amını, evet!" diye söyleniyordu.
Sonra usulca
içime girip, bir eli ile belime topladığı eteğimi, diğer
eli ile de kalçamın yanağını sıkıca
kavrayıp, önce 1-2 dakika yavaş yavaş git gel yaparak
yarağını dibine kadar soktu. Amım artık onun
yarağına alışmıştı, almakta zorluk
çekmiyordum. Sonra giderek hızlanmaya başladı. Sikini
dibine kadar geçirdiğinde, ileriye doğru esniyor, eteğimden
asılıp çektiğinde kalçalarım kasıklarına
çarpıp 'Şak, şak!' diye sesler çıkarıyor, önünde ileri
geri esneyip duruyordum. 5 dakika sonra Durmuş ağa, "Ohhh!" diye
inleyip, kasıklarını kalçalarıma
yapıştırıp, "Amın yanıyor kaltak!" diyerek
boşalmaya başladı. Yarağının içimi ılık
ılık döllerle doldurduğunu ve
yumuşadığını hissediyordum.
Boşalması
bittikten sonra Durmuş ağa hiç içimden çıkmadan, hafif
yumuşamış sikini tekrar yavaş yavaş sokup
çıkarmaya devam etti. 2-3 dakika sonra sikin içimde büyüdüğünü
hissetmeye başlamıştım. Hareketleri hızlanmaya
başlayınca ben de zevk almaya başladım. Bir süre sonra
Durmuş ağa tekrar eski temposunu yakalamış, amıma deli
gibi girip çıkmaya başlamıştı. Her giriş
çıkışında amımdan dölleri süzülüyor, 'Şılak,
şılak!' diye sesler çıkıyordu. Amımın her
tarafı ve Durmuş ağanın kasıkları dölle
kaplanmıştı. 10 dakika kadar sonra, "Hiç böyle olmadım
minik orospu, deli ediyorsun beni, böyle körpe sikilmez mi? Halen
daracıksın, amın sikimi sımsıkı sarıyor. Dayanamıyorum,
ahhhh!" diye inleyerek bir kez daha boşaldı. Döllerinin amıma
aktığını hissederken, ben de, "Döşe ağam,
döşe körpe kaltağına, ahhh!" diye inleyerek boşalmaya
başladım.
Durmuş ağa halen içimde bekliyordu. Bir süre sonra ufalan siki
kendiliğinden içimden çıkarken, dölleri amımdan süzülüp yere
akmaya başladı. Sonra ayak bileklerimdeki küodumu yukarı çekip,
beni kendine çevirdi. Bir süre öpüştükten sonra, kendi altını
çekip, "Sen artık tam bir sürtüksün, benim minik, körpe sürtüğüm,
artık yaraksız duramazsın orospu, canım çektikçe geçirecem
amına!" diyerek sırıtıp samanlıktan çıktı.
Söylediklerine
o zaman bir anlam veremiyordum. Ama dedikleri ilerde aynen gerçekleşti,
hayatımın geri kalanında hiç yaraksız kalamadım,
sikilmeden duramadım. Durmuş ağa beni seks kölesine çevirmişti,
sürekli öpülüp okşanmak, sikilmek, boşalmak ve zevk almak
istiyordum...
[Nilüfer]
|