|
Çikolata Yüzünden Seks Manyağı Oldum! (2) (Nilüfer 33 Y., İstanbul)
Neredeyse
akşam olmak üzereydi, "Eyvah geç kaldım, anam bütün kemiklerimi
kıracak!" dedim. Durmuş ağa telaşlandığımı
görünce, "Merak etme birşey olmaz, sen eve git hadi!" dedi.
Koşarak eve doğru giderken biraz ilerde annemi gördüm. Annem beni
görünce kızıp bağırmaya başladı. Yanına
varınca dövecek sandım. Tam o sırada arkamdan bir ses,
"Hele dur bacım, ne yapıyorsun?" dedi. Bu Durmuş
ağanın sesiydi, "Kızın önüne itler
çıkmış, korkmuş sinmiş oraya, ben kurtardım
kızcağızı!" dedi. Ben de evet anlamında
başımı sallayınca, bu sefer annem telaşla, "Bir
şeyin var mı kızım?" diye sarılıp sevmeye
başladı. Durmuş ağa, "Ekrem'e selam söyleyin!"
deyip gitti. O akşam yatağımda Durmuş ağanın sikini, beni
okşamasını, ilk boşalmamı düşünerek uyudum.
Sabah
oyalanıp, öğleye doğru anneme, "Suya gideyim mi?" diye
sordum. "Kızım köpekler saldırır, akşam babanla
gidersiniz!" dedi. Ama ben Durmuş ağayı görmeliydim, dünkü
zevkten sonra tekrar o duyguyu yaşamak istiyordum. "Anne, elime sopa
alırım, bir de arka açıklıktan giderim!" dedim. Annem,
"Kızım o yol çok uzak olur, yorulursun!" deyince,
"Olsun!" deyip annemi ikna ettim. Ama köpek falan
olmadığını bildiğimden kestirmeden dere kenarına
indim. 5-6 sefer ettim, ama Durmuş ağa gelmedi. Acaba geç mi geldim
diye düşündüm. Ertesi gün sabah yine suya gittim, ama Durmuş ağa
o gün de yoktu. Acaba birdaha gelmeyecek mi, onu memnun edemedim mi gibi
cahilce düşüncelere kapılmıştım.
Aradan 4 gün
geçmişti. Her Çarşamba kasaba pazarına giderdik. Bazen ben evde
kalır, ev işlerini yapardım. Babam annemle sabah erkenden ufak
kardeşimi de alıp, pazara, bahçeden toplanan sebzeleri satmaya
gittiler. Ben de evdeki işleri elimden geldiğince yapıp, dereye
su doldurmaya gittim. Bir de baktım Durmuş ağa derenin
kenarında dikilmiş bekliyor, hemen yanına gittim. Ben
yanına varır varmaz hiç konuşmadan beni sıkıca
kavrayıp, aşağı eğilerek dudaklarıma
yapıştı. Öptükten sonra, "Özledin mi beni minik
orospum?" dedi. Ben utangaç bir tavırla başımı
salladım. Durmuş ağa kaşlarını çatıp,
"Konuşsana kız!" deyip kıçıma şaplak
attı. "Evet, özledim!" dedim. Bir kahkaha attı,
"Canın çekti değil mi küçük yosma? Sikimin
bağımlısı olacaksın, peşimde dolanacaksın
demiştim sana! Söyle bakayım, canın çekiyor değil mi
beni?" dedi.
Ben öylece
bakarken Durmuş ağa tekrar kaşlarını çattı, ben
de hemen, "Evet Durmuş amca!" dedim. "Bundan sonra yalnızken
bana Durmuşum diyeceksin, sikicim diyeceksin,
amcığımın sahibi diyeceksin, erkeğim diyeceksin! Benleyken
açık saçık konuşacaksın, hepsini öğreteceğim sana!
Şimdi söyle bakayım, ne çekiyor benim küçük yosmamın canı?"
dedi. "Şeyy... Beni öpmeni, sevmeni... Bir de... Hani
boşalttın yaaa, ondan!" deyip, utanarak başımı önüme
eğdim. Durmuş ağa hemen beni kollarımdan tutup
çalılıkların arkasına götürdü. Önceden hazırlık
yapmıştı belli ki, çünkü yere bir kilim sermiş, yiyecek
içecek getirmişti.
Hemen
pantolonunu ve üzerini çıkarttı, sadece atleti vardı üzerinde.
"Hadi yavrum, sen de soyun da hizmet et erkeğine!" dedi.
Utanıyordum, ama o ne derse yapmaktan da kendimi alamıyordum. Soyunup,
üzerimde sadece küçücük donumla kilimin üzerine kıvrılıp
oturum. Yanıma sokulup oturdu ve dudaklarıma
yapıştı. Biraz öpüştükten sonra getirdiklerini yemeye
başladık. Durmuş ağa sürekli beni okşuyor, minik
göğüslerimi sıkıyordu. Bu sırada siki kalkmış,
göbeğine değiyordu. Sonra beni ayağa kaldırıp
kasıklarımı ve göbeğimi öpmeye başladı. Biraz
sonra da donumu aşağıya çekip, ayak bileklerime kadar indirdi.
Sonra bağdaş kurup oturdu, beni de kucağına oturttu. Bu
sırada donum ayağımdan tamamen çıktı. Artık
küçücük bedenimle onun kucağındaydım, yarağı
bacaklarımın arasında kalmıştı.
Dudaklarıma
yapıştığı anda, elleri
ile kasıklarımı ve göğüslerimi okşuyordu. Bacaklarımın
arasındaki siki amıma sürtünüp duruyordu. Bütün vücudumu
ateş bastığını hissedebiliyordum, hoş bir duygu
bütün bedenime yayılmaya başlamıştı. Durmuş
ağa işini çok iyi biliyordu. Dudaklarımı bırakıp,
boynumu yüzümü öpmeye başladı. Sonra minik göğüslerimi
sırayla ağzına alıp bırakmaya başladı.
Elleri boş durmuyor, sürekli beni okşuyor, göğüslerim
yalanıp öpülüyor, yarağı amıma sürtünüyordu. Ben kendimden
geçmiş bir şekilde ona sarılmış, "Ohhh,
ahhh!" diye inlemeye başlamıştım. Sonra elimi tutup sikine
götürdü, sikini okşattırdı. Ben sikini okşarken, Durmuş
ağa kulağıma birşeyler söylemeye başladı. Sözleri
beynime kazınıyordu. Söylediklerini söylememi istiyordu, o ne isterse
söylüyordum. O da elini amıma atıp okşamaya başladı.
Bir süre sonra titreyerek boşalıyordum. O anda, "Hadi sana
öğrettiklerimi söyle!" deyince, ben de, "Durmuşum sik beni,
koy amıma erkeğimmm!" deyip, inlemeye başladım. Sonra
kucağına yığılıp kaldım.
Durmuş
ağa beni usulca yere uzattı. Kendisi de üzerime doğru
uzanıp, öpüşmeye başladık. Yaşadığım
hazzın verdiği duygu yoğunluğu ile deli gibi öpüşüyordum.
Bu durum hoşuna gitmiş olacak ki, "Aferin küçük yosmama, iyi
öğrendin öpüşmeyi, çok iyi bir orospu olacaksın sen, minik
yosmam benim!" dedi. Sonra öperek boynuma, oradan da göğüslerime
indi. Bu sırada kazık gibi olmuş siki amıma baskı
yapıyordu. Beni sürekli öpüp okşaması ve amıma sürtünen
siki, benim tekrar kıvranmama neden oluyordu. Bu duyguları yeni tadıyordum,
ama çok hoşuma gidiyor, kendimi uçuyor gibi hissediyordum. "Hadi
söyle, ne istiyorsun!" dediğinde, "Ye beni erkeğim, sev, öp,
yala heryerimi, amımı sik, sikicim ol!" diye inlemeye
başladım.
Durmuş
ağa hafif doğrulup sırıttı. Gözlerimin içine bakarak,
"Bak şimdi minik yosmam, yarağımı amına sokup
seni sikeceğim!" dedi. Sikini gövdesinden kavrayıp
yavaş yavaş amımın deliğine sürtmeye
başladı. "İlk olduğu için acıyacak, ama sonra
alışırsın!" dedikten sonra yarağının
ucunu deliğimin ağzına dayayıp yüklenmeye başladı.
Ama sikinin kocaman kafası minik amımdan içeri bir türlü girmiyordu.
"Fındık kadar amın var orospu, ama yaracağım o
küçük amını, çaresi yok!" dedikten sonra bir eliyle göğüslerimden
iyice bastırıp, diğer eliyle sikini sıkı
sıkı tutup sikinin kafasını deliğim hafif hafif
gezdirmeye başladı. Sonra bir anda belini ileri doğru itmesi ile
beynimde şimşekler çaktığını hissettim.
İnanılmaz bir acı ile, "Çok acıyor çıkart,
kurbanın alayım, çıkart Durmuş amca, yandım!"
diye bağırmaya başladım. O anda kendimden
geçmişim.
Bir süre
sonra kendime geldiğimde, kalçalarım Durmuş ağanın
dizlerinin üzerinde, incecik belimden elleri ile kavramış, belini
sürekli ileri geri oynatıp duruyordu. Amımın acısı
biraz hafiflemişti, ama halen canım yanıyordu. Gözlerimi
açtığımı görünce, "Ayıldın mı yosmam? Bak
yardım küçük amını! Ohhh!" diye inledi. Kafamı
kaldırıp bacak arama doğru baktım, amımın üst
tarafında bir şişlik oluşmuş, amımın dudakları
iki tarafa ayrılmıştı. Sikin yarısından
fazlası içime giriyor, sonra başı haricinde tekrar geri çıkıyordu.
Girip çıkarken de, amımın iki küçük dudağı da sikle
beraber bir içeri katlanıyor, bir dışa bükülüyordu.
Durmuş
ağa bacak arama baktığımı görünce, "Görüyor musun
küçük orospu, erkeğin amına koyuyor, patlattım
kızlığını, ohhh, artık benin karım oldum!"
dedi. "Canım yanıyor, sevmedim ben bunu!" dedim.
Durmuş ağa, "Merak etme alışırsın minik orospu,
hele bir iki kere daha sikeyim seni, sik manyağı olursun!" dedi.
Bu sırada sürekli sikini sokup çıkarıyordu amıma. Her
giriş çıkışında sikinin tüm hatlarını içimde
hissedebiliyordum. Biraz sonra belimi bırakıp, minik göğüslerimi
yoğurmaya, sıkmaya başladı. Bu sırada temposunu
artırıp, artık içime daha hızlı gidip geliyordu. Biraz
zevk alıyordum, ama duyduğum acı ve yanma daha fazlaydı.
Durmuş ağa, "Ohhh, daracıksın orospu,
amının içi hem sıcak hem dar, ohhh, sikim bayram ediyor küçük
amcık!" diye sayıklamaya başladı. Artık kendinden
geçmişçesine girip çıkıyordu. Amım kocaman bir
yarağın istilası altındaydı. Duyduğum haz artmaya
başlamıştı, ama amımın yanması ve
sızısı geçmiyordu.
"Fındık
kadar amını dölleyeceğim senin, tohumlarım gezecek içinde
küçük yosma!" diye mırıldanmaya başladı. Bir süre
sonra da, "Al sana ağanın dölleri orospu! Ahhh, bitirdin beni!"
diye bağırıp, bütün gücü ile üzerime yüklendi ve
göğüslerimi sımsıkı sıkıp durdu. İçime
birşeylerin aktığını hissettiğim anda beynimde
bir şimşek çaktı, müthiş canım yanmıştı,
Durmuş ağa sikini dibine kadar sokmuş, kasıkları bana
yapışmıştı. Duyduğum acıdan tekrar
bayılacağım zannettim. Durmuş ağanın ise gözleri
kaymıştı, yüzünde büyük bir mutluluk ifadesi vardı.
Sonra
üzerimden kalkıp doğruldu, bu sırada siki de yavaşça amımdan
çıktı. O an amım rahatladı. Durmuş ağa kenara
doğru uzandığında siki gözüme ilişti, üzeri
kırmızı ve beyaz olmuştu, dizlerinin üzeri de biraz kan
olmuştu. Kendimi biraz toplayıp bacak arama baktım, amımdan
dışarıya doğru kanla karışık döller
süzülüyordu. Vücudumun sıktığı yerleri
kıpkırmızı olmuştu. Durmuş ağa, "Ağanın
dölleri süzülüyor amından, çok tatlıydı, bundan sonra benimsin
artık, seni sikip sikip amını götünü döllerimle dolduracağım,
döllerimi içireceğim sana minik yosmam benim!" diye söylendi. İçim
bir tuhaf oldu, kendimi farklı hissediyordum.
Zaman su
gibi akmış, vakit öğlen olmuştu. Durmuş ağa
derede sikini yıkayıp geldi, "Git sen de amını güzelce
yıka bakalım!" dedi. Biraz zor da olsa ayağa kalkıp,
derede amımı yıkadım. Ama bacaklarımı bir türlü
birleştiremiyordum. Amımın dudakları
kıpkırmızı idi ve halen şiş duruyordu.
Yanına döndüğümde, beni kilimin üzerine sırt üstü
yatırdı. Telaşlandım, "Durmuş amca ne olur sikme
beni, çok acıyor, sikini ağzıma alayım, öyle mutlu edeyim
seni!" dedim. "Merak etme, bu gün daha sikmeyeceğim seni! Beni
çok mutlu ettin, o yüzden bir hediye vereceğim sana! Şimdi
sıkma kendini, aç bacaklarını iyice!" dedikten sonra,
kafasını bacak arama sokup, amımı yalamaya
başladı.
Bundan inanılmaz
zevk alıyordum. O ise şapırtılar çıkartarak
amımı yalıyor, deliğime dilini sokup
çıkartıyordu. Her saniye aldığım zevk artıyordu. Amımı
yalamaya ara verip, "Hadi söyle!" dedi. "Ye beni ağam,
kurban olayım sana, sikicim benim, erkeğim, amımın sahibi!"
diye inledim. Biraz sonra da ayaklarımla kafasını
sıkıştırıp, inleyerek boşalmaya
başladım. Müthiş bir andı, çok mutluydum, amımın
acısını bile unutmuştum. Sonra vücudumu salıverdim. "Hoşuna
gitti mi?" dediğinde, sadece başımı sallayabildim.
Biraz
dinlendikten Sonra toparlandık. "Cumartesi gene görüşürüz!"
deyip beni öptü, eşyalarını da alıp uzaklaştı. Ben
de suları alıp eve gittim. Salondaki sedire zar zor uzandım,
amım halen biraz sızlıyordu. Bugün başıma gelenleri
düşündüm. Daha bu yaşımda sikilmiş, kadın
olmuştum, amım ilk kez yenmiş, harika bir duygu
yaşamıştım...
[Nilüfer]
|