Kaymak Gibi 66 Seks Hikayeleri!

Sikilmeden Geçen Günlerimin Acısını Çıkarıyorum!
(2. Bölüm)


Sikilmeden Geçen Günlerimin Acısını Çıkarıyorum! (2. Bölüm) (Günseli 42 Y., İstanbul / Türkiye)

Gece, Ahmet’in telefonuma attığı mesajla uyandım. “Memnun kaldın mı?” diyordu. Deliye döndüm sinirden. Aldım elime telefonu, “Memnun mu? Sen siktiğini mi zannediyorsun? Gram zevk aldıysam Günseli değilim. Sen adi herifin tekisin. Ben senin orospun muyum? Gelip kendini tatmin edebileceğin bir kaşar mıyım? Zorunluluktan yaptım! Yoksa, sana vermektense kendimi parmaklamayı tercih ederim ve daha çok zevk alırım. Bir daha sakın arama. Evi satarım, arabayı satarım, ama bir daha sana asla vermem. Sen karını da mı böyle sikiyorsun? Yazık kadına. Eminim senden habersiz başkalarına veriyordur. Sen de kendine erkek mi diyorsun piç kurusu. 5 dakika mı senin erkekliğin?” diye birkaç mesaj attım, tek mesaja sığmamıştı öfkem. Benim gururum kırılmıştı, onunki de kırılmalıydı.

Çok geçmeden cevap mesajı geldi: “İsterik fahişe. Sen gel sik beni kocacığım dedin de, ben sikmedim mi? Sen iste, saatlerce inleteyim seni! Ayrıca benim erkekliğime laf etme sakın, daha çok tadacaksın. Siktirme bana borcunu. Bu saniyeden itibaren benim karımsın. Beni kızdırma, başına çok daha kötü şeyler gelir!” diyordu. Ben de ona, “Daha ne gelecek hayvanoğlu hayvan? Ne yapacaksın daha? Siktin işte! Yarın banka kredisi işlemlerine başlıyorum. Sakın çıkma karşıma orospu çocuğu! Eğer bir daha gelirsen seni kocama söylerim, tecavüz etti bana derim!” diye mesajlar yazdım. Sinirden ellerim titriyordu. Gelen cevapta, “İyi de, sana kim inanacak? Kocanın umrunda mısın sence? Ne yapabilir bana? Sana yaptığım her şeyi kocana da yaparım. Ayrıca mesajların duruyor. Kendin siktirdin bana. Hepsini yayarım!” deyince ağlamaya başladım. Gittikçe batıyordum...

Bu olayın üzerinden bir hafta falan sessiz geçti. Yeni yeni moralim düzeliyordu ki, Ahmet yeniden mesajlarıyla beni tahrik etmeye çalışıyordu. En sonunda dayanamadım birkaç mesaj attım: “Çaresizliğimden faydalanıp beni kullanıyorsun. Ama ben de insanım, kadınım. Benim de zevk almaya ihtiyacım var. Eğer beni düzgün sikeceksen, gel sik hemen! Öyle 5 dakikada siktim boşaldım yapma bana. Ben sana kendimi sunmaya hazırım. Çaresizim, biliyorum. Ama zevk almakta istiyorum. Eğer kabul ediyorsan, borcumun 10.000’lik kısmını bugün ödemek istiyorum. Sabah 07:30’dan itibaren müsaitim, gel ve SİK BENİ!” diye yazdım. O da, “Saat 08:00’de ordayım. Ama 10.000 çok olur, 5.000 olsun. İlk 5.000’lik kısmı önceden ödedin. Her sikişte 5.000 eksilecek. Ne pahalı orospuymuşsun sen!” dedi. “Öyle canım, işine gelirse! Hadi bekliyorum!” yazdım. Saat 07:30’da ev boşalmıştı, ben de Ahmet’in gelip beni düzmesini bekliyordum. İçten içe heyecan basmıştı, her yerime baktım. Çok seksi görünüyordum. İri memelerime bir siyah sutyen taktım, altımada siyah tanga. Eminim busefer beni saatlerce sikecekti.

Tam 08:00’de kapı çaldı. Altımda siyah tayt, üstümde beyaz body olduğu halde kapıyı açtım. Ahmet, çiçeklerle gelmişti. “O günün özrü için...” deyip dudaklarıma bir öpücük koydu. Sanırım akıllanmıştı. Hemen çiçekleri vazoya koydum. Oturdu, birer çay koydum. Çaylarımız bitti, ben ise atlamamak için zor tutuyordum kendimi. Ahmet’in gözü müzik setine ilişmişti. “Bekle!” dedi, indi aşağı. 3 dakika sonra geldi, arabadan Lounge tarzı, erotik bir müzik CD’si getirmişti. Hemen taktı, müzik başladı. Ne yapacağımı anlamıştım. Ben de kalktım, seksi bir şekilde dans etmeye başladım.

Ahmet’in önü çoktan kabarmıştı. Yarağı takım elbisesinin pantolonunu yırtacak gibi duruyordu. Evet, istediğim oluyordu. Kudurtuyordum onu. Yavaşça bodyimin içinden memelerime ellemeye başladım. Bodymin askısını indirdim, böylece siyah sütyenim ve memelerim görünmüştü. Halen dans ediyordum. Sonra bodyi tamamen çıkardım. Yavaşça arkamı dönüp, kalçamı tokatladım. İyice ayırdım bacaklarımı, duvara doğru domaldım. Taytımdan belli olan dışarı çıkık popomu tokatlıyordum. Ahmet ise sikini çıkarmış, sıvazlamaya başlamıştı. Kalkıp yanıma gelince, “Dur, otur!” diye uyardım. Oturdu çaresiz. İşte bu beni çok mutlu etmişti. Kudurmuştu, ama sikmesine izin vermiyordum.

Ben de ıslanmıştım. Biraz sonra, taytım aşağı, dizlerime kadar inmiş, tangamdan götüm görünüyordu. Karşısısına geçip götümü sallamaya başladım. Ben salladıkça, Ahmet, “Hadi ver artık bana o götü aşkım! Kudurdum sana! Hadi nolursun!” demeye başladı. Döndüm ve sus işareti yaptım. Sonra sütyenimin kopçasını açtım. İki elimle memelerimi okşamaya başladım. Uçları sertleşmiş, göğüs halkalarım büyüktür bu arada, memelerimin ucları ellerimde eziliyordu. Ahmet dayanamadı, kalktı. Daha fazla dayanamıyordum ben de. Ellerimi yana götürdü, memeuçlarımı okşamaya başladı. Ve dudaklarıma yamuldu. Alt dudağım onda, öpüşüyorduk.

Çok sertleşmişti yarağı. Tam istediğim gibi. Özlediğim gibi. Yavaşça kemerini çözdüm, pantolonunu ve boxerını indirdim. Kalkık yarağı artık özgürdü. Elim alıp okşamaya başladım, Ahmet’se benim tangamı kenara çekmiş, göt deliğimle meşguldü. Sarılmıştı bana. Ben ise elimde yarak, sıvazlayarak onu tatmin ediyordum. Parmağını yalayıp, götümün deliğine sokmaya başladı. Girince irkildim, canım acıyordu. Ama Ahmet o sırada boynumu emiyor, nefesleriyle beni çıldırtıyordu. Daha sonra, eli halen götümde, memelerime indi. “Ne güzel memelerin varmış aşkım senin!” deyince, “Geçen sefer salak salak amıma sokmaktan tadıma mı baktın gerizekalı!” dedim. Gülümsedi, meme uclarıma hafif bir ısırık bıraktı. İrkilmiştim.

Götümdeki parmağına iyice alışmıştım. Parmağını çıkardı, “Yalamak ister misin?” diyerek parmağını ağzıma soktu. Götümden yeni çıkmış parmağını yarak yalar gibi yalıyordum. Daha sonra kendimi geri çektim, takip et der gibi bir hareket yaptım ve götümü sallaya sallaya yatak odasına gittim. Yatağa uzandım, tangamı yavaşça çıkardım ve 3-4 günlük kıllı amımı gözlerinin önüne serdim. Tamamen çırılçıplaktım şimdi, anadan doğma. İri meme uçlarım, kabarmış, amım ise yarak istiyordu. Yavaşça geldi, yatağa eğildi ve amımı öpmeye başladı. “Ohhh!” diye bir inleme geldi benden, işte buydu... Yavaşça klitorisimi ağzına götürdü, tamamen aldı. Artık kudurmuştum. Sadece inliyordum, Ahmet’se dil darbelerini klitorisime doğru arttırmıştı. İki parmağıyla amımın dudaklarını ayırıp, arasına dil darbeleri atmaya başladı. İnliyordum, bağırıyordum. Kollarım iki yanda, senelerdir almadığım hazzı alıyordum. Sakalları batıyor, bu beni deli ediyor.

Sonra beni yatağın kenarına çekti. Böylece götüm ve amım dahada açılmıştı. Ben de kalçamı yukarı kaldırarak, ona daha çok gösteriyordum. Şimdi dili bir amımda, bir götümdeydi. Ben bağırıyordum, daha çok istiyordum. Şimdi kudurtma sırası ondaydı. Doğruldu, gömleğini ve kravatını çıkardı. Yavaşça elini yaladı ve sikini amıma hizaladı. Nefesimi tutmuş, bekaretini vermeye hazırlanan bir kız gibi çaresiz bekliyordum o sikin amımı yarmasını. Yavaşça ittirdi. Kafası içimdeydi şimdi o iri yarağın. “Ohhh... Aşkımm... Erkeğimmm!” diye inleyince, “Noldu kız? Hani sikemezdim?” dedi. Gülümsedim. Ve pompalamaya başladı. Sertçe bastıkça yarağı daha derine gidiyor, beni yatakta ileri geri atıyordu. Memelerimde bu sallanmaya eşlik ediyordu.

Ahmet bir bacağımı omzuma almış, diğerini açmış, sulu ve kabarık amımı sikmenin zevkini çıkarıyordu. Parmak uçlarımı yalamaya başladı ayağımın. Odada sadece bağırma, ve Ahmet’in götüme vuran taşaklarının sesi vardı.

“Ohhh... Sik beni. Dağıt. Doyur amımı. Feda olsun sana her yerim aşkım. Unuttuğum kadınlığımı yaşat. Sik beni. Daha sert. Bu kadar mı? Bu kadar mı sikebiliyorsun altındaki orospuyu? Ha?” diye inlemelerime Ahmet çok sert girişleriyle karşılık veriyordu. O girdikçe, benim memelerim iyice sallanıyordu. Ve iri sert elleri, onları kavradı. Gönlümce sikiliyordum altında. Keşke önceden sikseydi beni böyle. Keşke o iğrenç anlar yaşanmasaydı. Tam 15 dakikadır pompalıyordu bana. O da çok zevk alıyordu. Hırıltılarından anlaşılıyordu aldığı zevk...

Sonra, yavaşça amımdan çıktı. Memelerime gözünü dikmişti. Memelerimi iki elmle birleştirdim, “Buraya mı?” dedim. Ahmet göbeğimin üzerine oturup, memelerimin arasına sikini yerleştirdi. Çok seviyordum bunu yapmayı. Memelerimin arasında, sularımla iyice ıslanmış yarak kayıyor, bende alabildiğim kadarını ağzıma almaya çalışıyordum. Yavaşça yarağını ağzıma verdi. Immm... İnanılmaz bir tat. Kafasının ucundan tahrik sıvıları damlıyor dilime. Benim sularımla karışmış suları. Yalıyorum, somuruyorum erkeğimin yarağını. Keşke borcum hiç bitmese... Beni borcum bitince gelip sikecek mi Ahmet? Doyuracak mı deliklerimi? Bunları düşünerek emiyorum hırsla. Unuttuğum, sikilmeden geçen günlerimin hırsını alıyorum. Ahmet zaten şaşkın, böyle bir sakso beklemiyor benden. Ama ben Günseli olmaktan çıkmışım. Yarak hastası bir orospuyum ben şu anda. Bir tabur erkek sikse, gene doymam...

Kalktı üstümden, “Domal orospu!” emrini verdi. Hemen domaldım erkeğimin sikinin önüne. Aslında abartılacak bir yarak değil, yaklaşık 14-15 cm. Eski kocamın aygır gibi yarağının yanından bile geçemez. Ama o an bana öyle zevk veriyor ki... Uzunluğu hiç önemli değilmiş meğerse. Ve deliklerimi açıyorum. Hangisine girecek ki? Hangisine sokacak? Tercihini arka deliğimden kullanıyor Ahmet. Zaten alışık götüm. Parmaklanıyor her mastürbasyonum sırasında. Yavaşça ittiriyor. Ama acıyor... Sonra yükleniyor ve içimde. O güzel sik, şimdi bir diğer hazinemde. Yavaşça sikmeye başlıyor Ahmet götümü. Bu yavaşlık, Ahmet’in popoma attığı sert şaplakla bozuluyor. Ahhh! Canım acıyor. Ama sikilme isteği her şeyin önünde. “Sik beni Ahmetim. Dağıt deliğimi. Ohhh... Üstüne oturamıyım aylarca. Razıyım. Yeterki doyur. Ohhh... İçimi dışıma çıkar. Ahhh... Yavaş sok aşkım. Yada durma. Sertçe, hırsla sik bu orospuyu...” diye inliyorum.

Götüme giren yarak, am sularımı dahada coşturuyor. Zaten coşkun ki. Akıyor bacaklarımdan aşağı. Elim amıma gidiyor. Titreyerek, ilk orgazmımı oluyorum. Dağılmışım, titremekten kendimi alıkoyamıyorum. Karın kaslarım öyle bir kasılmış ki. Am sularım yatağa fışkırıyor. Ahmet hemen çıkıyor götümden, amcığımdan akan şerbeti içmek için kafasını eğiyor. Ohhhhh... Dili şimdi amımda. Utanmasa yatağı yalayacak hayvan! Dönüp, “Çok mu beğendin aşkım sularımı?” diyorum. Aldırmadan yüzünü tekrar gömüyor amıma. Ohhhhh... Doymuyorum, doymuyorum! Ve bu satırları yazarken size, 2-3 parmağım amımda.

Ahmet halen arkamda, busefer amcığıma pompalıyor. İri yarağıyla girip çıkıyor. 'Şlop şlop!' sesleri, benim çığlıklarım, Ahmet’in küfürleri! Tanrım, sikilmek bu işte. Sert olacak erkek dediğin. İçim dışıma çıkmış. Ahmet yavaştan gelmeye hazırlanıyor. Gene amımı mı dölleyecek? Yoksa belime mi atacak tohumlarını? İçime boşalsın... Sonra yalayayım. Temizleyeyim o iri siki. Beni çeviriyor. Bacaklarımı iyice ayırıyor. Derinlere boşaltcak, anlıyorum. Ve evet. Geliyor dölleri. Ihhh diye inlemeleriyle, çığlıklarıyla. Ben delirmişim zaten. Hemen çıkarıyor, geri kalanı memelerime akıtıyor. Boşaldıkça boşalıyor... Döller sıcacık. Evet, hepsi içimde ve memelerimde. Birazda yüzüme geldi. Ahmet inliyor, “Orospuummm. Kaltağım...” diye küfürler ederek halen sağıyor yarağını.

Ben ise artık yığılmışım yatakta. Ahmet üzerime yığılıyor. Halen kasılıyor, benim gibi. Suratı benim suratımda. Benim memelerime fırlattığı döller biraz onun göğsüne bulaşıyor. Bir süre dinleniyor, sonra yanıma yığılıyor. “İşte, senden istediğim buydu!” diyorum, yan dönüyorum, öpüyorum Ahmet’i. Ahmet’le biraz öpüşüyoruz. Sonra kalkıyor yerinden, içeri gidiyor. Yatağa bakıyorum, çarşaf sularla dolu. Islak. Kirli. Olsun. Yıkarım çarşafı, hiç sorun değil. Ama doydum ya, önemli olan bu!

Biraz üşüyorum, giriyorum nevresimin altına. Ahmet elinde sigarasıyla geliyor, bana da uzatıyor. Zaten orgazm sonrası sigarası kadar güzel bir şey var mıdır ki? Yakıyoruz sigaraları. “Çok içiyorum bu aralar ya!” diyor. Benim halimi bilmiyor. Sıkıntıdan bir buçuk pakete çıkarmışım sigarayı. İçtiğim Rakı da cabası. İçiyorum, derdimi atmak için. Ama artık bitti sıkıntılarım... En azından bugün, rahatça yatabileceğim yatakta. Ellerim amıma gitmeyecek. Muhtemelen Ahmet bu evden ayrılınca, duşta çok uzun süre kalacağım. Götüm sızlıyor. Elimi atıyorum götümün deliğine, ovv, baya genişlemiş. Amım zaten dağılmış, döller duruyor halen. Bacaklarım su içinde. Hatta o kadar ki, kurumuş sularım bir şerit halinde inmiş, dizime kadar.

Herşey iyi güzel. İnanılmaz zevk almıştım. Ama bitmedi, her sıkıntı devam edecek. Beş kuruşum yok. Ahmet’in metresi olamam ben. Ahmet kalkıyor, gözlerine bakıyorum, “Gidiyor musun?” diyorum. “Gitmem lazım!” diyor ve eli cüzdanına gidiyor. İçimden (Yapma işte bunu! Yapma! Ben orospu değilim. Beni parayla satın alamazsın!) diyorum. Ve komidinin üstüne 1.000 TL'ye yakın para bırakıyor. 1.000 TL! Bu yoklukta ne para ama! Eskortlar bile o kadar almıyor gecelik!. “Artık borcun yok! Benimsin. Benim karımsın!” diyor. Ama ben böyle bir şey istemiyorum ki. Kalkıyorum, alıyorum parayı, yırtıyorum, “Senden para mı istedim ben piç! Siktir git evimden. Kaybol!” diyorum. Ağlamaya başlıyorum.

Hemen kıyafetlerini giyiyor. Ve çıkıyor evden. Çok sinirli. Saate bakıyorum, 12:00’ye geliyor. Ben gene ağlıyorum. Ve buzdolabına gidiyorum, elimi bira şişelerine atıyorum. Çırılçıplağım halen. İçimde Ahmet’in ılık dölleri kayganlaştırmış amcığımı. Yürürken hissedebiliyorum. İçiyorum. İçiyorum! Bir şişe bitiyor. Sonra sigara. Ve gene bira. 3 şişe oluyor. Yuvarlıyorum biraları. Ve 6’lı bira paketi bitiyor. Çırılçıplak ağlıyorum oturup. Kafam bir milyon olmuş resmen. Çırılçıplağım, evin soğukluğu beni biraz ürpertiyor. Elim amıma gidiyor. Hala çıkıyor döller! Ama kurumuş hafifçe. Mutfağın tezgahına oturuyorum. Dizimi kendime doğru çekiyorum. Biraz sarkmış göğüslerim değiyor dizlerime. Ağlıyorum. Resmen döküyorum içimi.

Gidip duşa giriyorum. Duşta ayılmak için soğuk seviyesini ayarlıyorum. Soğuk su biraz kendime getirmiş beni. Çıkıyorum, belimde havlu, memelerim açıkta. 1 saat sonra dipçik gibi olmuşum. 2 tane Alka-Seltzer (Sarhoşluk sonrası hapı) açıp atıyorum sıcak suya. İçiyorum. Yeni aldığım sigara paketim yarılanmış. Yarım paket sigarayı o halde içiyorum. Leş gibi sigara kokusu. Ama umrumda değil. Daha çok istiyorum, ama imkansız. Param yok ki! Az önce Ahmet’in verdiğ parayı da hırsımdan un ufak parçalamışım. Kalkıp cüzdanıma bakıyorum. Anca 3-4 lira bozuk para var. Benim içtiğim sigaraya yetmez ki, en pahalı markalardan birini kullanıyorum. Oturup ağlıyorum iyice.

Acaba benim oğlan sigara içiyor mudur? Kalkıp odasına giriyorum, her yere bakıyorum. Yatağı kaldırıp atıyorum. Aslında sinir çıkarıyorum. Bulamıyorum. Sonra elbiselerinin, tişörtlerinin, çoraplarının, hatta külotlarının arasına bakıyorum. Orda da yok! Acaba kızım içiyor mu? Girip odasına bakıyorum. Onun da yatağına kadar altüst ediyorum. Zaten dağınıktır kızım, külodu, tangası, sütyeni her yerde. Ne dağınık kız! Hiç benim gibi değil. Ve hedefime ulaşıyorum. Bir paket sigara, kızımın sütyenlerinin arasından çıkıyor. Gelince hesabını soracağım nasıl olsa. Markası değişik olsa da içiyorum 5-6 tane. Boğazımda balgamlar. İğrenç!

Kalkıp giyiniyorum eşofmanlarımı. Gözüm taytıma ilişiyor, beni sikmeden önceki tayta. Ve body'im salonda, sütyenim de. Tangam yatakta kalmış. Aynen giyiniyorum. Kirliye atmıyorum, atarsam yıkamam gerek. Yıkamam için çamaşır makinesine deterjan gerek, yumuşatıcı gerek! Onları alacak param yok ki benim. Gidip TV'yi açıyorum. Gene saçma evlilik programları. Ve kızım geliyor eve. Kalkıyorum, elimde sigara paketi, “Bu ne?” diye bağırıyorum. Kızım elindeki kitapları bırakıyor, “Nerden buldun onu?” diyor. Yanına gidiyorum, “Bu ne?” diye bağırıyorum tekrar. “Anne, benim değil!” diyor. “Sus! Sen bunu alacak parayı nerden buldun?” diyorum. “Anne, gerçekten benim değil! Valla!” diye yeminler ediyor. “Kes!” diye bağırıyorum. Sonra içeri gidiyorum. Kızım ağlıyor, odasına gidiyor. Ne kadar İronik! Kızımın sigara içmesi önemli değil o an, o parayı nerden bulmuş olması daha önemli. İğrenç bir düşünce.

Bir saat falan sonra yanıma geliyor. Geçiyor, oturuyor. Ona, “Sigara mı içiyorsun?” diyorum. “Anne... Evet...” diyor. En azından dürüstlüğü benim için önemli. Anlatıyorum zararlarını, elimde sigara. Gülüyor, kahkaha atıyor. Ben de aynen karşılık veriyorum kahkalara. İroniye bak! Elimde sigara, bir fırt çekiyorum. Ağzımda sigara varken, zararlı bu diyorum. Kızım iyice anlatıyor, günde 1 paket içtiğini. Şaşırıyorum. Hadi içiyorsun, o parayı nerden buluyorsun? Ben sana günde 10 lira bile veremiyorum ki!

Babasından para alıyormuş. En azından ilgili bir adam. Çocuklarla ilgileniyor. Aslında benimle de ilgileniyor, ama onu kendimden soyutladım ben. Ne için? Aşırı kıskançlıkları yüzünden. Açık giyinmeyi seven bir kadın olmak suç mu? Fazla da açık değil aslında. Boşanmayı kafama koyduğum gün geliyor aklıma. Ablamın nişanı. Canım ablamın nişanı. Ablamla çok yakındık biz, yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmez, bir kez bile kavga etmemişizdir. Bütün bir ay, ablamın nişan töreni için hazırlık yaptık. O gün geldi, tüm aile bizde. Annem, ablam ben... Ablam çok seksi, gri bir elbise giymiş. Benim de, o zamanlar o kadar güzel elbiselerim var ki. Ama en sevdiğim, mavi elbisem. böyle, uzun bir elbise, pileli. Göğüs dekoltesi abartılı ama. Dar elbise, dolayısıyla götümü sarıyor. Güzel de bir makyaj, sanki evlenecek olan benim!

Kocamın da o gün işi var, Ankara'da, iş seyahatinde. Gelemiyor baldızının nişanına. Düğün için söz veriyor ama, güzel bir hediye almış baldızına. Anlayışlı kocam! Hazırlanıyoruz, çıkıyoruz. Herşey çok güzel. Tüm aile masadayız, oyun havaları, danslar.. Beni de o gün sadece eniştem ve babam dansa kaldırmış. Ama gözler biraz üstümde. İlgi hoşuma gidiyor. Gece 02:00 gibi geliyorum eve. Kocam evde, rakı içiyor. Beni görür görmez kalkıyor, “Bu ne hal?” diye bağırıyor, “Ne bu? Böyle mi çıktın sen dışarı?” diyor ve tokadı yiyorum.

Yer yemez yığılıyorum yere. Sonra bir tekme. Suratıma. Burnumdan kanlar akıyor. Elbisemi yırtıyor. Sütyenim yok tabikide. Memelerim açılıyor. “Yapma, ne olursun yapma!” diye bağırıyorum. Saçlarımdan çekiyor, beni yatak odasına sürüklüyor. Orda da dayağa devam. Elbisem, o en sevdiğim mavi elbisem parçalanmış. Mavi külodum yırtılmış. Ve kocamın yarağı içimde. Resmen tecavüz ediyor bana. İstemiyorum o anda onu. Ağzı leş gibi kokmuş. İçimde iri kocaman yarağı, kayıyor. İnliyorum, ama gram zevk almıyorum. Ama benim kocam iyi siker karısını...

“Kim baktı lan bu memelere! Kaltak! Millete mi veriyorsun sen? Orospu! Sürtük!” küfürler gırla. Ağlıyorum sadece. Kocam büyük bir zevkle içimde kayıyor. Heryerim dağılmış. Memelerim sıkılmaktan mosmor. Isırıyor memelerimi. Aklına geldikçe tokadı yapıştırıyor. Burnumdaki kan ağzıma geliyor, “Yapma aşkım! Yapma kocacığım! Kimse bakmadı! Nolur vurma. Ahhh! Aşkım, senden başka kimse sikemez ki beni. Ama nolur bırak! Aahhhh!” derken ben, içime akıtıyor döllerini. Hayvan gibi sikmişti. Ama zevk almadım ki. Dayak yedim. ağzım, burnum kan içinde. Yediğim yumruklardan biri kesmiş dudaklarımı. Ağlıyorum. Dönüyorum, götümü kocama çevirerek. Ağzımdaki kan yatağa akıyor. Bu yatakta kan sadece bir kez bekaretim gittiğinde olmuştu! Ağlıyorum.

Kocam yeniden giriyor. Ahhh! Hem ağlıyor, hem sikiliyorum. Saçlarım çekiliyor. Birazı kocamın elinde. Dayak yiyorum. Sonra beni domaltıyor. Kafama ayağını basıtırıyor. Ve yarağını götüme hizalıyor. “Ahhhhhh! aşkım! Çok acıyor nolursun! Nolur yapma! Ahhhhhhh!” diye yalvarıyorum. Götüm parçalanırcasına sikiliyor. Kupkuru sikiyor götümü. Kanıyor, hissediyorum. Bayılıyorum acıdan nerdeyse. Ve dayaktan, sikilmenin acısıyla yığılıyorum. İlk kez tecavüz ediliyor bana, hemde kocam sikiyor beni. Kocam gene boşalıyor, busefer ağzıma akıtıyor döllerini. Çaresizim, yutuyorum tek bir damla ziyan etmeden. Hemen arkasını dönüyor, uyuyor. Ben duşa giriyorum. Her yerimi yıkıyorum. Götüme dokunamıyorum bile acıdan. Duşla beraber biraz rahatlıyorum. Gidiyorum, yatıyorum kocamın yanına. Uyuyor. Ben de uyuyorum bir süre sonra.

Ertesi gün kalkıp avukata gidiyorum. Boşanma işlemlerini başlatıyorum. Avukat anlıyor durumumu, “Günseli hanım, boşanma sebebinizi güçlendirecek bir olay mı oldu?” diyor. “Yüzümden belli olmuyor mu?” diyorum. “Güçlendirmemiz lazım!” diyor. Ve söylüyorum dün gece kocamın bana tecavüz ettiğini. Utanarak, ağlayarak...

[Günseli]


Seks Hikayeni Yolla! « Seks Hikayeleri Anasayfa!