|
Mahallenin Saf Delikanlısına Kendimi Siktiriyorum! (Neşe 31 Y., Eskişehir)
Merhaba ben
Neşe, 31 yaşında, dul bir kadınım. Şu anda annemlerle
beraber kalıyorum. Kocamdan boşanalı 2 sene oldu. 2 senedir hiç
kimseyle sikişmemiştim ve iyice de azmıştım. Kendi
kendimi tatmin etmek de artık yetmiyordu. Mahallemizde (Deli demeyelim de)
saf bir genç vardı, adı Kemal, 20 yaşlarında, annesiyle
yaşıyordu. Maddi durumları bozuk olduğu için mahalleli
yardım ederdi. Tabi biz de. Annem arada eve çağırır, yemek
falan verirdi, elbise falan verirdi.
Biz dört
katlı bir apartmanın ikinci katında oturuyoruz. Binanın
arkasında boş bir arsa var. Bir gün ben arka balkonda
çamaşır asarken Kemal'i gördüm. Arsaya işiyordu, önü bana
dönüktü ve yarrağını görebiliyordum. Ama öyle küçük müçük bir
yarrak değildi, inik hali bile amıma soktuğum salatalıklar
kadar vardı. Hemen mutfağa geçtim, pencerenin perdesini hafif
aralayıp bakmaya başladım. Kemal işemesini bitirip,
yarrağını salladı ve pantolonunun içine sokup gitti. Ama
ben azmıştım, pencerenin dibinde amımı okşayarak
orgazm olup boşaldım. Mastürbasyon yaparken de Kemal'e kendimi
siktirme fikri geldi aklıma. Sonra, ya başkalarına söylerse
falan diye düşünüp vazgeçtim bu fikirden.
Aradan
birkaç gün geçmiş, annemle babam köye gitmişlerdi. Evde
yalnızdım. İrilerinden bir salatalık aldım,
bilgisayarda pørnø açıp, çırılçıplak vaziyette oturdum. Tam
amıma salatalığı sokmak üzereyken, Kemal'in şarkı
söyleyerek evin önünden geçtiğini duydum. Aniden karar verdim ve (sütyen
külot giymeden) üzerime eteğimi ve tişörtümü geçirip pencerede
aldım soluğu. Sokakta Kemal'den başka kimse yoktu. Kemal'e
seslendim, "Yukarı gel de, giyilecek birşeyler var,
vereyim!" dedim. "Tamam!" diyerek geldi kapıya. İçeri
çağırdım. İçeri girdiğinde, "Geç otur!"
dedim. Üzeri falan çok pisti. "Üzerindeki pis şeylere bak,
çıkart şunları!" dedim. Kemal bana baktı. "Ne
bakıyorsun, çıkart, temiz birşeyler vereceğim!" dedim.
Yanına
gidip saçlarını elledim, "Ne zamandır banyo
yapmıyorsun sen? Hemen üzerindekileri çıkart banyoya gir, seni
güzelcene temizleyelim!" dedim. "Ama abla..." dedi. "Ne
ablası? Şu pisliğine bak!" dedim. "Tamam."
diyerek soyunmaya başladı. Ben de şofbeni açıp geri
yanına gittim. Soyunmuştu, ama külodunu
çıkartmamıştı. "Onu da çıkart!" diyerek
kızdım. "Tamam!" deyip külodunu
çıkardığında, "Yuh Kemal, bu ne böyle?" dedim.
"Ne abla?" dedi. Yarrağını gösterdim, "Çok
büyükmüş lan yarrağın! Hem kıllar nekadar da
uzamış!" dedim. Utanmış gibi hareketler yaptı.
"Hadi banyoya!" dedim, önden gittim...
Arkamdan
banyoya geldi. Tabureyi duşun içine koydum ve "Otur!" dedim.
Tabureye oturdu. Suyu açtım, güzelcene sabunladım bunu. Ama resmen
siyah su akıyordu, o kadar pisti. Bit falan da vardır bunda diye
düşünmeye başladım. Ama işi buraya kadar getirmiştim
ve vazgeçmeye niyetim yoktu. Vücudunun ön kısmını sabunlamaya
başladığımda, Kemal eliyle yarrağını kapatıyordu.
"Çek elini!" dedim. Elini çektiğinde yarrağındaki
kılları daha net gördüm, resmen orman olmuştu. "Bunlar ne
böyle?" dediğimde, Kemal birşey diyemedi. Sonra
yarrağını elime alıp güzelcene sabunladım.
Yarrağı hareketlenmeye başlamış, git gide kalkıyordu.
Bacaklarını, ayaklarını falan da sabunladıktan sonra,
bunu bol su ile duruladım. Vücudu temizlenmişti. Sonra
saçlarını üç defa yıkadım. İyice baktım, bit
falan gözükmüyordu...
"Sıra
geldi ormana!" dedim. Babamın traş olurken
kullandığı köpüğü sıktım yarrağındaki
kıllara. Sonra da, "Senin yüzünden ben de ıslandım, şu
üstüme başıma bak!" diyerek, eteğimi ve tişörtümü
çıkardım, karşısında çırılçıplak
kaldım. Kemal'in yarrağı da iyice kalkmış, kütük gibi
birşey olmuştu, boyu bileğim kadar vardı. Permatiği alıp,
yarrağını tuttum, uzamış kılları güzelce
traş ettim ve suyla temizledim. Yarrağı şimdi tam yalanacak
kıvama gelmişti. Yarrağını tutarak, "Kemal, bak
burda yapacaklarımızı kimseye söylemeyeceksin, tamam
mı?" dedim. "Tamam abla." diye kafa salladı.
Ayağa kalkmasını söyledim. Ayağa kalktı, ben de önünde
diz çöküp yarrağını yalamaya başladım.
Yarağının kafasına öpücük falan kondurdum,
yarağının gövdesini, taşaklarını yaladım. Bir
yandan elimle sıvazlarken, bir yandanda ağzıma sokmaya
başladım yarağını...
Bir müddet
sonra Kemal kafamı sıkıca tutup, yarrağını
gırtlağıma kadar dayadı ve kasılarak boşalmaya
başladı. Ben ne olduğunu anlayamadan dölleri mideme inmeye
başladı. Hemen kafamı geri çekip, "Ne yaptın
sen?" diye bağırdım. Ama o yarrağını
sıvazlayıp duruyor, halen boşalıyordu. Ağzım
yüzüm, göğüslerim, hertarafım döl olmuştu. Hemen duşu
açtım, vücudumdaki dölleri temizledim. Bu arada Kemal'in de
boşalması bitmiş, tabureye oturmuştu. "Neyse, olan
oldu..." diyerek ağzımı da çalkaladım. Sonra Kemal'in
yarrağını elime alıp, su tuttum ve güzelce temizledim.
Kurulanıp banyodan çıktık. Elinden tutarak odama götürdüm...
Yatağa
yattım ve amımı göstererek, "Yala!" dedim.
Bacaklarımın arasına girerek yalamaya başladı. Öyle
güzel yalıyordu ki anlatamam. 10-15 dakika kadar yaladı ve ben
kasıla kasıla orgazm olup boşaldım. Kemal amımdan akan
suları bile iştahla yalıyordu. "Tamam, bukadar yeter!"
diyerek kalktım. Kemal'i sırtüstü yatırdım ve
yarrağını yalamaya başladım. Yarrağı iri bir
patlıcan gibi olmuştu. Sonra doğrulup, yatağın üstünde
ayağa dikildim ve yarrağının üzerine çömeldim. Elimle
yarrağını tutup amımın deliğine yerleştirdim
ve oturmaya başladım. Ama yarağının kafasını
bile almakta zorlanıyordum. Alıştıra
alıştıra aldım ve geri kalanını da almaya
başladım. Yarağı amıma girerken canım
yanıyordu, ama devam ettim. Hepsi girince, yavaş yavaş oturup
kalkmaya başladım. Tam zevk almaya başladığım
sırada, alttan Kemal'in yüklenmesiyle olduğum yerde
zıpladım. "Öyle yüklenme Kemal, yarrağın çok
kalın!" dedim. "Tamam." dedi.
Tekrar
çömelip amıma aldım ve oturup kalkmaya başladım. İyice
zevke geldim ve üzerinden kalktım, onu da kaldırıp önünde
domaldım. Arkama geçmesini istedim. Arkama geçip yarrağını
amıma dayadı ve içime girdi. Başta yavaş yavaş sokup
çıkarıyordu, daha sonra belimden sıkıca tutup, seri bir
şekilde sikmeye başladı. Ben artık acıdan mı,
zevkten mi bilmiyorum, nefes bile alamıyordum. Çarşafı parçalaycakmışım
gibi çekiştiriyor, yastığı ısırıyordum. O
anda tekrar orgazm olup boşalmaya başladım. Ama Kemal halen
hızla amıma sokup çıkarıyor, taşakları
amımın dudaklarına çarpıyordu. "Tamam, dur
biraz!" dedim. Kemal durdu, ben de yarrağını amımdan
çıkarıp ona döndüm, sırtüstü yatıp, bacaklarımı
iki yana açtım, "Hadi devam et, sok amıma!" dedim. Kemal de
yarrağını amıma yerleştirip soktu ve gidip gelmeye
başladı...
Az sonra ben
tekrar inlemeye başlamıştım. Kemal ise gitgide
hızlanıyordu. Bacaklarımı beline doladım. Hızlandıkça
hızlandı. Ben bir kez daha boşalmaya
başladığım sırada, Kemal'in de inleyerek içime
boşaldığını hissettim. O anki aldığım
zevkten (Dışarı boşal!) bile diyememiştim. Bütün
döllerini içime boşalttı ve üzerime yığılıp
kaldı. Bir müddet üzerimde öylece yattı, yarrağı içimdeydi.
"Hadi kalk Kemal!" dedim. Amımdan yarrağını
çıkardı ve yanıma uzandı. Yarrağı halen
kazık gibiydi. Hemen kalkıp banyoya gittim ve amımdaki döllerini
çıkartmaya çalıştım. Odama döndüğümde, Kemal
yatmış, yarrağını sıvazlıyordu.
Dayanamayıp tekrar yarrağını yalamaya başladım...
O gün 3
sefer daha sikti beni. Kemal saf falandı, ama yarrağının
müptelası olmuştum. Annemlerin her köye gidişlerinde kendimi ona siktirmeye devam ettim. Kimseye de birşey söylemedi. Artık Kemal
benim erkeğim oldu, ona siktirmeden duramıyorum :)
[Neşe]
|