|
Kayınpederimin Sayesinde Yediğim Yarraklar! (1) (Hümeyra 28 Y., Ankara)
Slm, ben
Ankara'dan Hümeyra. Ailemin maddi durumu fevkaledeydi. Sevdiğim genç,
babamın tabiri ile, ipe sapa gelmez itin ta kendisiydi. Ama sevmiştim
onu. Üniversiteyi kazanmama rağmen gitmedim. Bir gece ona kaçtım ve
evlendik. Ailem beni birdaha kabul etmedi. Evleneli bir yıl olmuştu
ve ben ozamanlar 19 yaşındaydım. Kocamın ailesiyle birlikte
oturuyorduk. Gerçekten de maddi imkanlarımız çok ama çok
kısıtlı idi. Bir yıl çok büyük maddi güçlüklerle geçti.
Kocam girdiği işlerden bir haftada çıkan, çalışmak
istemeyen tembel biriydi. Gün geçtikçe de kocama olan sevgim azalır
olmuştu. Üzgündüm, sürekli ağlayarak geçiriyorum günlerimi. Sonunda
kocam askere gitti, bense kayınpederlerin yanında kaldım.
Kayınpederim bir bakanlıktan emekli idi. Aynı bakanlıktan
emekli olan arkadaşı Ali bey, bir inşaat firmasını
kurmuş ve kendisine bir sekreter ve dışarıda işleri
koşturacak birisini arıyormuş. Kayınpederim de ona, (Bizim
gelin çalışsın, oğlan asker, zor durumdayız, bir sürü
borç bırakıp gitti eşek sıpası!) diye dert yanmış.
Ali bey de, (Tamam gelsin başlasın hemen!) demiş.
Kayınpeder bana iş bulduğunu söylediğinde, en azından
elime geçen parayla kendi ihtiyaçlarımı alırım, kocama para
gönderirim, bir güvencem olur gibi düşüncelerle hemen kabul ettim
tabii ki.
Kayınpeder beni aldı, Kızılay'da bir binaya gittik. Binada,
ev olarak kullanılan normal dairelerin yanı sıra, bazı
daireler büro olarak kullanılıyordu. Büronun kapısını
50 yaşlarında, biraz kel, bıyıklı, orta boylarda bir
bey açtı. Evet bu Ali beydi. Çok sevecen bir şekilde
karşıladı bizi. Oturduk konuştuk. Ben o zamanlar incecik
narin yapılı biriydim, uzun saçlarım vardı. O gün güzel de
giyinmiştim. Biraz oturup konuştuktan sonra, Ali bey
kayınpederime, "Biz gelininle anlaşırız, sen merak
etme üstad!" dedi ve kayınpederimi uğurladı. Ben o günden
itibaren çalışmaya başladım. Ali bey ne derse harfiyen
yerine getiriyordum. Öğlen yemeklerini bazen beraber, bazen de odamda ben
tek yiyordum. Güzel geçiyordu günlerim. Elim parasal yönden biraz
düzelmiş, eve de yardım ediyordum. Kayınpeder halinden çok
memnundu. Ben akşamları eve gelince bana hiç iş yaptırtmıyordu
bile, evdeki görümceme yaptırıyordu tüm evişlerini işleri.
Böyle aradan 4 ay geçmişti.
Ali beyin
eşi birkaç yıl önce vefat etmişti. Hoş arada sırada
bayan arkadaşının da geldiğini görmüştüm. Bayan
arkadaşı gelince, Ali bey beni dışarıdaki işlere gönderirdi.
Olayın farkına varmıştım, ama herkesin özel
hayatı, beni ilgilendirmez diyordum, ama çokta merak ediyordum yalan yok.
Ali beyin arada sırada da beni süzdüğünün farkındaydım, ama
hiçbir şey söylemiyordu bana. Bir gün bana seslendi, "Hümeyra, bu gün
arkadaşım Mustafa gelecek, şu parayı al da biraz çerez,
kavun, beyaz peynir, meyva falan al. Haa, rakı da az, bir de soğuk
rakı al!" dedi. "Peki!" dedim, dediklerini
karşıdaki marketten aldım ve hemen geldim. Mutfağa gidip
hazırladım, bürodaki masaya getirdim.
Ali bey
akşam üstü arada bir demlenir, benle sohbet eder, ben de kola içerek ona
eşlik ederdim. Yine öyle olacak zannettim. Neyse, aradan 10 dakika geçmeden kapı çaldı. Mustafa bey geldi. Kendisi de aynı
bakanlıktan emekli idi, o da hemen hemen aynı yaşlardaydı.
Kapıyı açınca bana gülümsedi, yanağımı
okşadı. Ben kapıyı kapatmak için arkamı
döndüğümde eli kalçama dokundu. Yok yok, mutlaka eli
yanlışlıkla çarptı, öyle birşey yapmaz dedim kendi
kendime. Güldüm, içeri buyur ettim ve odama çekildim. Büro ile odam
arasında da bir koridor vardı. Bir ara benden bahsettiklerini duydum.
Kapıların açık olmasına rağmen tam
anlaşılmıyordu konuştukları, ama benden bahsediyordu
Mustafa bey. Ne diyordu diye merak ediyordum...
Sonra beni
çağırdılar yanlarına. Gittiğimde Mustafa bey,
"Hümeyra, gel otur, bizimle bir duble rakı da sen iç, hem biraz da
laflarız!" dedi. Hayatımda hiç içki içmemiştim.
Ama sırf hakkımda ne konuştuklarını çok merak ettiğimden
kabul ettim. Rakıdan bir yudum aldım ve tadını da kokusunu
da beğenmedim. Yüzümün ekşidiğini görünce, Mustafa bey,
"İlk defa mı içiyorsun?" diye sordu. Ben, "Evet,
tadı berbat!" deyince, "Ozaman bir seferde fondip yap!"
dedi. Dediği gibi yaptım, bir dikişte bitirdim bardaktaki
rakıyı. Ama halen ağzımdaki Anason tadı vardı ve
yine yüzüm ekşimişti. Mustafa bey kendi çatalıyla
ağzıma önce biraz beyaz peynir verdi, üstüne de bir parça kavun
yedirdi. Ağzımdaki Anason tadı şimdi yerini kavun
tadına bırakmıştı, ama kafamın hafiften dönmeye
başladığını hissediyordum. Ve işin garip
tarafı, vücudum gevşemiş, dilim çözülmüştü, sebebini
bilmediğim bir şekilde neşeliydim. Bana sormadan Ali bey bir
duble daha rakı doldurup verdi elime, "Al bakalım, bu seferkini
yavaş yavaş yudumla!" dedi.
Ben
rakıdan yudumladıkça, Ali beyle Mustafa bey sırayla
ağzıma beyaz peynir ve kavun veriyorlar, kah sırtımı
sıvazlıyorlar, kah başımı okşuyorlardı.
Doğrusu gösterdikleri bu ilgi çok hoşuma gitmişti. Sonunda
ikinci dublem de bitmiş ve kafam çok güzel olmuştu. Ali bey,
"Bak sana bir teklifimiz olacak, daha çok para kazanmak ister misin?"
deyince, hemen atladım, "Tabii ki isterim!" dedim. "Bizim
dediklerimizi yaparsan eline çok iyi para geçer! Ailece zor durumda
olduğunu biliyoruz. Kayınpederin bana (Eti de senin, kemiği de!)
demişti, hatırlıyor musun?" dedi. Evet gerçekten te öyle
söylemişti.
Ali bey, "Eğer daha çok çalışırsan,
sana daha çok para veririz!" dedi. "Tamam,
çalışırım!" dedim. "Söz mü?" dediler, "Söz!
Ama ne iş yapacağım?" dedim. "Kabul ediyor musun, önce
onu söyle?" dediler. "Tabii ki kabul ediyorum, neden etmeyim? Sonuçta
haftasonlarım boş geçiyor!" dedim. "Bir iki saat te
akşamları fazladan çalışırsın!" deyince,
"Tamam!" dedim. "Ozaman mesai çizelgen için şunu imzala!
İstersen oku!" dediler. Onlara çok güvendiğimden ve ayrıca
arada kayınpeder de var diyerek, hemen imzaladım. Ali bey
kayınpederimi de aradı, durumu izah etti, o da seve seve kabul etti,
fazladan para alacaktım sonuçta.
Ali bey güldü, kağıdı aldı, kasaya koydu ve Mustafa beye,
"Güzel! Bak hiç zor olmadı!" dedi. Mustafa bey de güldü,
rakısını içmeye devam etti. Ben halen
anlamamıştım, fazladan ne iş yapacağımı
sordum. Ali bey gülerek, "Bizim özel isteklerimizi yerine getireceksin!
Bizi memnun et, biz de seni fazla fazla memnun ederiz!" deyince,
"Nasıl yani?" dedim. Mustafa bey bir kahkaha attı,
"Üstad sen harikasın valla, nerden bulursun bunları yaa!"
dedi. Ali bey gayet ciddi bir şekilde, "Bak Hümeyra, biz seni bir
güzel sikeceğiz!" deyince, bir reflexle, "Hayır, olmaz!"
dedim. "Nasıl olmaz? İmza attın! Ayrıca
kayınpederine telefon ederim, senin gelin çalışmak istemiyor,
hem de eli uzun, birkaç kez hırsızlık yaparken yakaladım
onu derim!" dedi.
Ne
yapacaktım şimdi ben? Acaba kabul etse miydim? Üstelik ne zamandan
beri yarak da görmemiştim. Bazı geceler rüyamda
boşaldığım bile oluyordu. Tüm cesaretimi topladım ve
"Tamam kabul ediyorum, istediğinizi yapacağım!" dedim.
Mustafa bey, Ali beye, "İşte bu dostum! İlk sen buldun, ilk
sen bak tadına!" dedi. Ali bey elimden tutarak beni
kaldırdı ve misafirleri kabul ettiği odaya götürdü. Ayakta
gömleğimin düğümelerini açtı. Dudaklarımı, boynumu
boğazımı öperken, bir eli göğüslerimde geziniyor,
göğüslerimi sıkıyor, diğer eli de kalçalarımı
okşuyordu. Sonra beni kanepeye oturtup, kendisi soyunmaya
başladı, "Hadi durma, soyun sen de!" dedi. Sıkıla
sıkıla soyundum. Kanepeye uzandım. Kapı
yarı açık kalmıştı bu arada...
Ali bey
sikini eline almış, yüzüme doğru sallayarak, "Hadi biraz em
de kendine gelsin!" dedi, sikini ağzıma dayadı. Kocamla
sevişiyormuşum gibi hissetmeye çalıştım, gözlerimi
yumdum ve bir güzel emdim sikini, taşaklarını yaladım.
Meğerse nekadar çok özlemişim yarak yalamayı. Ali bey sikini
biraz yalattıktan sonra aşağı tarafıma geçti,
bacaklarımı ayırdı ve kalçalarımı okşayarak,
dilini amıma soktu. Amımın dudaklarını emiyor,
klitorisimi yalıyordu, bu konuda kocamdan daha tecrübeliydi. Amım
müthiş sulanmıştı. O ara kapıda Mustafa beyi gördüm,
bize bakıyor ve yarağını sıvazlıyordu. Az sonra o
da içeri soyunuk bir şekilde geldi, kalkık yarağını
ağzıma verdi. Resmen ağzımı sikiyordu,
ağzımda gidip geliyordu. Ben artık kendimi olayın
akışına kaptırmıştım, çünkü bedenimin buna
ihtiyacı vardı.
Ali bey
amcığımı yalıyor, arada bir parmaklarını
sokuyordu amıma. Boşalacağımı hissettim, iyice
dolmuştum çünkü. Kaç aydır yarrak yüzü görmezken, şimdi iki tane
vardı. Ali bey kalktı ve Mustafa beyle yer değiştirdiler,
şimdi Ali beyin yarağı ağzımda, Mustafa bey benim
amcığımı yalıyordu. Mustafa bey amımı yalarken
bir ara parmağını göt deliğine soktu, işte o zaman
sarsıla sarsıla orgazm olup, işercesine boşaldım.
Mustafa beyin yüzü püsküren zevk sularımdan sırılsıklam
olmuştu. Mustafa bey bir, "Woawww!" çektikten sonra
doğruldu, bacak arama yanaştı. Yarağını önce
amımın dudakları arasına sürttü, sonra birden sonuna kadar
kökledi amıma.
Kaç aydır
yarak girmediği için amcığım daralmıştı.
Bundan dolayı canım yanmıştı, ama bir o kadarda
hoşuma gitmişti. Yarağı içimi doldurmuştu. Bir
taraftan Ali bey ağzımı sikerken, Mustafa beyin
amcığımı sikmesi tarif edilmez bir zevk veriyordu bana.
Doğrusu Mustafa bey işini iyi yapıyordu, bir taraftandan da,
"Uzun zamandır sikilmediği belli, amı öyle dar ki, sikimi
mengene gibi kıstırıyor üstadım!" diyordu. Bu Ali beyi
dahada da şehvetlendirmişti ki, iyice sokuyordu
yarağını ağzıma, boğazımın
derinliklerine kadar giriyordu. Sonra aniden ağzıma
boşaldı. Midem bulanmadı hiç, sikini emmeye yalamaya devam
ettim, ama yutmadım, döllerini geri sikine tükürdüm. O sırada Mustafa
bey de, "Offf, harika bir amcığın var!" diyerek içime
boşaldı...
Biraz
dinlendikten sonra beni kaldırıp banyoya götürdüler, bir güzel
yıkadılar, kuruladılar. Sonra da büroya geçtik, üçümüz de
çırılçıplak bir şekilde. Beni aralarına
oturtmuşlardı, sürekli iltifat ediyorlardı. Harika bir
kadın olduğumu, böyle gidersem çok para kazanacağımı
ve bir kadının ne kadar çok sikilirse o kadar
güzelleşeceğini falan söylüyorlardı. Rakılarını
yudumluyorlar, bir taraftan da meze olarak göğüslerimi öpüyorlar,
amcığımı kurcalıyorlardı. Ben de iki elimle
onların yaraklarını sıvazlıyor, tekrar kaldırmaya
çalışıyordum. Doymamıştım çünkü, bir kez
sikilmiştim daha. Evlendiğimizin ilk günlerinde kocam beni sabaha
kadar siker inletirdi de, banamısın demezdim.
Sonra
Mustafa bey masayı biraz ittirip yer açtı ve yarağını
iyice emmemi söyledi. Kalktım ve önünde çömelerek yarağını
ağzıma aldım. Tıpkı Ali beyin sikini ve
taşaklarını da yalayıp emdiğim gibi, güzelce
yaladım emdim. O sırada Ali bey de kalktı ve arkama geldi, ben
Mustafa beyin yarağını yalarken, belimden tutup beni önünde
domalır hale getirdi. Sonra götümün yanaklarını iki elimle
ayırmamı istedi. Dediğini yaptım. Mustafa bey de
saçlarımı eline dolamış, yarağını
ağzıma vermeye devam ediyordu. Birden göt deliğimde garip bir
ıslaklık hissettim. Meğersem Ali bey göt deliğime bir parça
kavun koymuş, parmağıyla da kavunu götüme yedirmeye
çalışıyordu. Tabi kavun parçasının hepsi
götüme girmiyor, birazı göt deliğimin ağzında eziliyor,
suyu amıma akıyordu. Ali bey de amımdan yukarı doğru yalayarak
göt deliğime geliyor ve ezilen kavun parçalarını yiyor, sonra da
göt deliğimi yalıyordu...
Bu
işlemi birkaç kez yaptıktan sonra, "Mis gibisin yavrum,
amın da götün de harika! Hele bu göte hiç giren olmamış, bakir
kalmış burası!" deyince, eyvah şimdi götümü sikecek
diye iç geçirdim. Ama itiraz hakkım yoktu, zaten onların seks kölesi
olmuştum, artık geriye dönüş yoktu. Derken götdeliğimde bir
yanma hissettim, hemen ardından Ali bey göt deliğimi yalamaya
başladı. Bu sefer de götdeliğime biraz rakı döküp
yalıyordu. Bir süre sonra götdeliğim iyice uyuşmuştu
artık, nerdeyse götümü parmaklamasını bile hissetmiyordum. Ali
bey yarağını yavaş yavaş sokmaya başladı
parmaklarıyla alıştırdığı götüme. İlk
başlarda çok hafif acı hissettim. Ama sonra yarrağının
tamamını götüme köklemesiyle gözlerimden yaşlar geldi. Mustafa
bey de yarağını ağzımdan çıkartmış,
yarağıyla yüzüme vuruyor, "Hadi doğru dürüst yala şunu
kaltak, daha seninle işim var! Senden iyi bir fahişe çıkacak,
eminim buna!" gibi şeyler söylüyordu. Ali bey fazla geçmeden
böğürerek boşaldı götümün derinliklerine, ılık
ılık hissediyordum döllerinin içime
fışkırmasını. Boşalması bitince
yarağını götümden çıkarıp banyoya gitti.
Sonra
Mustafa bey yere yattı ve yarağını eliyle dik tutarak,
"Hadi otur üstüne!" dedi. Amcığımın
dudaklarını ayırıp yarağına oturdum. Rahatça
girmişti amıma. Üstünde zıplatıyordu beni. "Ohhh
orospu, ağzını sikmek ayrı zevk, amını sikmek
ayrı bir zevk veriyor! Orospummm!" diyor, bu kelimeler beni dahada
azdırıyor, yarağının üstünde sanki dans ediyordum,
kalçalarımı kıvırıyor, içimde yarağını
gezdiriyordum. İçimi büyük bir heyecan kaplıyor, zevkten
bacaklarım titriyordu. Evet ikinci kez boşalıyordum ve bunu
hisseden Mustafa bey daha hızlı pompalıyordu alttan. Az sonra
ikimiz aynı anda boşaldık. Biraz öyle kaldıktan sonra, beni
üstünden kaldırıp, "Benden bu kadar!" diyen Mustafa bey de
banyoya gitti. Bense ter ve döller içinde kalmıştım...
Kanepeye
oturup biraz kendime geldikten sonra, kalktım ben de banyoya gittim. Ali
bey banyodan çıkmak üzereydi, beni görünce, "Gel bakalım, madem
biz terlettik, biz yıkayalım seni!" dedi. Duşun altına
girdiğimde amımdan ve götümden döller süzülüyor, bacaklarımdan
aşağı akıyordu artık. İkisi birden güzelce
yıkadı beni, göğüslerimi, amcığımı, götümü
bolca köpükleyerek. Sonra kurulanıp içeri girdik, üstümüzü giyindik,
masayı toparladık. Saate baktım, nerdeyse 21:00 olmuştu,
"Eyvah, evden merak etmişlerdir beni!" dedim. Ali bey, "Yok
ben kayınpederine söyledim, bu akşam geç geleceğini! Merak etme,
seni eve kadar bırakacağım!" deyince biraz
rahatladım. Mustafa bey, "Ben çıkıyorum üstad!" dedi,
yanıma geldi dudaklarımdan öptü, "Harika bir
yaratıksın sen!" dedi ve elime bir miktar para
sıkıştırdı, gitti. Parayı çantama koyarken
baktım, bir maaşım kadardı!
Ali bey,
"Hadi yavrum, biz de çıkalım artık!" dedi, büroyu
kapatıp çıktık, arabaya bindik. Arabayı
çalıştırmadan cüzdanını çıkarıp, bir okadar
para da o verdi ve "Bu akşam harika geçti, inan bak hiç pişman
olmayacaksın! Al şu parayı, ama hepsini verme
kayınpederine! Haa, bir ara seni Cavit'le
tanıştıracağım, haftasonu onunla birlikte
olacaksın. Ben gelmeyeceğim, ikiniz olacaksınız sadece, hiç
acıma ona, iyice gevşesin, ihale işi var, onu çok memnun et,
ihaleyi bize versin daha çok kazanacaksın!" dedi. "Tamam!"
dedim, parayı aldım çantama attım. Çok sevinmiştim, bir iki
saat içinde bu kadar çok para kazanmıştım...
Eve
geldik. Arabayı park etti. Ben anahtarımla açacakken, Ali bey zili çaldı. Kayınpeder kapıyı açtı, "Buyurun
girin içeri!" deyince, Ali bey, "Yok yok girmeyim, Hümeyra'yı
getirdim, kendi elimle teslim edeyim dedim, sonuçta emanet!" dedi. Ben
içeri girdim ve Ali beye, "Bir yorgunluk kahvesi yapsaydım size,
bugün çok çalıştınız, çok yoruldunuz!" dedim. Ali bey
güldü, "Senin bu gelin harika biri, sanki kendisi hiç yorulmadı! Hadi
yarın görüşürüz!" dedi gitti.
Ben de odama gittim,
paranın az bir kısmını çıkarttım cüzdana koydum,
sonra içeri girip, "Baba, al!" dedim. Kayınpeder parayı
görünce öyle bir sevindi ki, hiç sormayın. "Haftasonu için tekrar
mesai varmış!" dedim. "Aman olsun kızım, aman
olsun, ikimiz iki taraftan borçları kapatırız! Sakın,
yapmam etmem deme, kim verir bu zamanda bu kadar para? Bak iki saatte iyi para
almışın!" dedi. Oysa kendime daha çok para
kalmıştı. "Yok baba olur mu, iş olsun yeter ki,
yaparım ben!" dedim. "Yemek yedin mi kızım sen? Hemen
birşeyler hazırlasınlar!" dedi. "Aç değilim, çok
yorgunum, hemen yatayım!" dedim. "Tamam tamam, hemen yat
dinlen!" dedi.
Odama girip yattım. Bugün neler yaşadım diye
gözden geçirirken, uyuya kalmışım...
[Hümeyra]
|