|
Kayınpederimin Sayesinde Yediğim Yarraklar! (4) (Hümeyra 28 Y., Ankara)
Pazartesi sabahı erkenden kalkıp işe gitme
hazırlığı yaparken evdekiler uyuyordu daha. Kapıdan
görümceme baktım. Yüzü duvara dönük halde, yan yatmıştı.
Yastığı, bir sevgili gibi bacaklarının arasına
sıkıştırmıştı, amının olduğu
bölgeye. Bu kız çok azgındı, ama yere bakan yürek yakan cinsten.
Belki de rüyasında benimle sevişiyordu, yada
yakışıklı bir gençle sikişiyordu, kimbilir.
Uyandırmamaya özen göstererek kapısını tekrar kapatıp,
evden çıktım. Büroya gidene kadar görümcemi düşündüm, dün gece
yaşadıklarımızı.
Öğleye
doğru Ali bey büroya sevinçle geldi, "Aferin kız sana,
sayende Cevat ihaleyi bize verdi, köşeyi döndük!" diyerek beni
kucakladı, öptü. Sonra ceketinin cebinden oldukça kabarık bir zarf
çıkardı ve "Al, bu senin ikramiyen! Cavit bey çok memnun
kalmış senden, önümüzdeki haftasonu tekrar istiyor seni! Adamı
çıldırtmışsın, hele götten sikmesine de izin
vermişsin ya, anlata anlata bitiremedi! Hoş benim sayemde oldu, ilk
ben bozdum bu götü, şanslıyım!" dedi, popomu avuçladı.
Zarfı açıp içine baktım, gözlerim yuvalarından
fırlayacaktı, hayatımda hiç bu kadar çok parayı bir arada
görmemiştim. "Sana tavsiyem, bu parayı git bankaya kendi
adına hesap aç, yatır. Kimseye de söyleme! Haa, verdin mi geçen günkü
paranın bir kısmını kayınpederine?" dedi.
"Evet
verdim!" dedim. "İyi yapmışsın, godoş memnun
olmuştur. Valla bir haberi olsa, hiç affetmez o da siker seni!"
deyince, ağzım açık kaldı, "Nasıl yani?"
dedim. "Nasıl olacak, bildiğin siker işte!
Kayınpederin de az godoş değil, ama parası yok şimdi!
Parası olsa arada bir gelir sorar bana, var mı sikilecek birileri
diye! Para olmayınca olmuyor bu işler!" dedi. Ben telaşla,
"Ama haberi yok, değil mi?" dedim. "Dalga mı geçiyorsun!
Aman haaa, ağzından kaçırma sakın! Bu konu kapandı
gitti, tamam mı! Hadi şimdi benim kahvemi yap gel yanıma,
memişlerini özledim!" dedi.
Zarfı
çantama koydum, kahvesini yaptım götürdüm. Beni masanın üstüne
oturttu, bacaklarımı araladı, hemen buluzumu yukarı
sıyırdı, sütyenimi çözüp, gömdü kafasını memelerime.
Kokladı, öptü, yaladı, emdi memelerimi. Arada bir bacaklarımı
okşadı, külodumun üzerinden amımı kokladı, sonra yine
memelerimi emdi. "Seni getirdiği için o godoş kayınpederine
bir teşekkür hediyesi göndermek lazım, unutma da ona bir iki tane
gömlek alalım!" dedi. "Tamam!" dedim. Dudaklarımı
öpüp, "Hadi şimdi git işlerinin başına!" dedi.
O gün birara
bankaya uğradım, hesap açtım, paraları yatırdım.
Kalan zamanda da bürodaki işlerle ilgilendim. Akşama doğru Ali
bey içeriden seslendi. Odasına gittiğimde, "Hümeyra şu
parayı al, giderken gömlek işini unutma!" dedi. "Tamam,
çıkıyorum o zaman!" dedim. "Yooo hemen gitme, biraz
sevişelim, ondan sonra gidersin! Bu günkü istihkakımı
alayım, şu siyah çamaşırlarını giy de gel
hadi!" dedi. Gittim dışkapıyı kilitledim, siyah iç
çamaşırlarımı giyip vardım yanına. Beni tekli
koltuğa oturttu, bacaklarımı da kaldırıp koltuğun
kolçaklarına koydu. Önüme diz çöktü. Amım ve götüm olduğu gibi
karşısındaydı şimdi. Dantelli tangamın üstünden
amımı kokluyordu.
Tangamın
kenarından parmağını soktu amıma. Biraz
karıştırdıktan sonra parmağını
ağzına götürdü, parmağını yaladı ve
"Bakıyorum yine sulanmışsın sen! Şerbet gibi de
tatlı!" dedi. Tangamı yana çekip başladı
amımı yalamaya. Yaladıkça ben azıyordum, "Yeter ama
Ali bey, hadi biraz da ben yarak yalayım!" dedim. "Ozaman 69
yapalım, ikimiz de mahrum kalmayalım bundan!" dedi. Yere
halının üstüne yattı. Beni üstüne ters aldı, 69 olduk. Ben
onun sikini emip yalarken, o da benim amcığımı
yalıyor, emiyor, parmakları ile amımı ve götümü sikiyordu...
"Daha fazla dayanamıyacağım ben yavrum!" diyerek hemen
beni kaldırıp koltuğa domalttı. Arkama geçip götüme kökledi.
Ve sikmeye başladı. Öyle hızlı pompalıyordu ki götüme,
göğüslerim sallanıyordu. Arada bir kalçama tokat atıyor, üstüme
eğilip alttan göğüslerimi mıncıklıyordu. Ve bu beni
dahada şehvetli kılıyordu nedense. Sırayla biraz götümü
sikiyor, sonra da amıma geçiriyordu. 10-15 dakika beni o pozisyonda
siktikten sonra boşaldık ikimiz de. Banyoya gittik, bir güzel
yıkandık. Saçlarımı kuruttum. Çıktık. Tabii ki
gömleklerin parasını da aldıktan sonra. Ben AVM'ye gidip,
kayınpederim için iki tane gömlek, ona uygun da iki kravat aldım. Çok
pahalıydı aldıklarım, ama yine de arttı verdiği
para. AVM'nin çıkışında ünlü bir baklavacı vardı.
Canım ne zamandır tatlı istiyordu, ordan da büyük bir kutu
baklava alıp eve gittim.
Eve
girdiğimde görümcem mutfakta yemek hazırlıyordu. Kayınpeder
ise oturmuş haberleri seyrediyordu. "Baba, Ali bey para verdi, git
babana hediye al dedi. Bakalım beğenecek misin?" deyip paketleri
verdim. Kayınpeder açınca çok sevindi, ayağa kalktı, teşekkür
etti, yanaklarımdan ıslak ıslak öptü birkaç kez. "Aslan
gelinim benim, sen birtanesin!" diyerek sırtımı
sıvazladı. O anda aklıma Ali beyin kayınpederim
hakkında söylediği şeyler geldi. Acaba kayınpederim de beni siker miydi
gerçekten? Yarağı nasıldı acaba? En son nezaman birisini
sikmişti acaba? Parasızlıktan çapkınlık ta
yapamıyordu, üstelik kayınvalidem öleli epey olmuştu!
Ben bu
düşüncelere dalmışken, kayınpederim popoma bir hafif bir
şaplak attı ve "Hadi güzel gelinim, yemeğimizi yiyelim,
acıktım ben!" dedi. "Tamam baba!" diyerek odama gidip
üzerimi değiştirdim. Elbiselerimi çıkardığımda,
altımdaki külotun ıslanmış olduğunu farkettim. Tuhaf
bir durumdu bu, kayınpederim hakkında o şeyleri düşünürken,
amım sulanmış ve ve külotumu ıslatmıştı.
Bunun nasıl olabileceğine hayret ede ede külotumu değiştirdim.
Eşofmanlarımı giyip mutfağa geçtim. Yorgun olduğum
halde görümceme sofrayı hazırlamasına yardım ettim.
Görümcem, dün gece yaşadıklarımızdan dolayı
heyecanlıydı, benimle konuşurken yüzü kızarıyor, sesi
titriyordu. Ama dün gece hakkında konuşmadık, havadan sudan
sohbetlerle sofrayı hazırladık.
Yemek
yerken, kayınpederimin beni sikme düşüncesi bir saniye bile
çıkmadı kafamdan. Daha bu güne kadar kayınpederimi hep bir baba
gibi, kendi babam gibi görüyordum. Ama şimdi onun da seks ihtiyaçları
olan bir erkek olduğu düşüncesi beynimden çıkmıyordu bir
türlü. Kayınpederim de olsa, sonuçta o da bir erkekti. Acaba normal
erkekler gibi, o da beni arzuluyor muydu? Beni düşünerek 31 çekiyor muydu?
İçinden hiç geçiriyor muydu, (Ahh şu gelinimi birkez siksem!) diye? Ben
banyo yaparken falan beni hiç gözetlemişmiydi anahtar deliğinden?
Kirli sepetine attığım iç çamaşırlarımı
koklamışmıydı? Ben evde yokken yatakodama girmişmiydi,
çekmecelerimi karıştırmışmıydı? Ben neler
düşünüyordum! Fakat elimde değildi, düşünmeden edemiyordum.
Beynimle amım yer değiştirmiş gibiydi. Ve beynim
sulanmıştı!
Görümcemin,
"Yenge, yemeğini yesene, soğudu iyice!" diye dürtmesiyle
kendime geldim, tabağımdaki yemeği kaşıkladım.
Baklavayı da yemekten sonra afiyetle yedik. Üzerine
çaylarımızı da içtikten sonra, kayınpederim, yemeği
çok yediğini söyleyip, "Biraz yürüyüşe çıkacağım,
ordan da kahvehaneye gideceğim!" dedi gitti. Biliyordum ki, kahvehane
kapanmadan önce de gelmezdi. Sofrayı kaldırmaya ve
bulaşıkları yıkamaya görümceme yardım ettim. Yine dün
gece kakkında tek kelime çıkmadı görümcemin ağzından.
Acaba konuyu açmamı benden mi bekliyordu?
Görümcemle
kendimize birer çay daha doldurup, geçtik TV'nin karşısına, üçlü
koltuğa oturduk. Birden uzun bir sessizlik oldu. Görümcem gözlerini TV'ye
dikmiş, boş boş bakıyordu. Sanki birşey
düşünüyordu. Sessizliği ben bozdum, "Dün gece hakkında ne
düşünüyorsun canım?" diye sordum. Kafasını çevirdi,
gözlerime ürkek ürkek bakarak, titrek bir sesle, "Utanıyorum..."
dedi. "Niye utanıyorsun ki?" dedim. "Ne bileyim
işte... dün gece yaptıklarım için bana
kızmışsındır diye..." dedi. "Saçmalama!
Niye kızacakmışım ki? Aksine çok hoşuma gitti!
Canım benim!" deyip, uzandım dudaklarına bir öpücük kondurdum.
Ve öpüşmeye başladık. Çılgınca, dudaklarımı
kemirircesine öpüyordu dudaklarımı. Dün geceden daha ateşliydi
öpüşmemiz. Kayınpederimin beni sikme düşüncesiyle zaten iyice
azmıştım. Canım müthiş sevişmek istiyordu. Ama
salonda olmazdı.
Görümcemin
elinden tutup, "Kalk odama gidelim!" dedim ve kalktık. Odama
gittik. Tam kapıyı kapatacaktım, aklıma birşey geldi,
"Sen soyun, ben geliyorum hemen!" diyerek, mutfağa gittim.
Dolaptan, farklı boy ve kalınlıklarda iki salatalık seçip,
döndüm odaya. Görümcem soyunup yorganın altına girmiş,
yorganı boğazına kadar çekmiş, merakla gözlerini
kapıya dikmişti. Yerde eşofmanları ve külodu duruyordu.
Elimdeki salatalıkları görünce, "Ne olacak onlar yenge?"
diye sordu. Ben de gülerek, "Ciddi ciddi soruyor musun?" deyince,
"Haa, anladım!" dedi. Aslında ilk gördüğünde
anlamıştı, ama saf ayağına yatıyordu küçük
orospu. Salatalıkları komodinin üzerine bıraktım ve ben de
soyundum. Yatağa girmek için yorganı açmak istediğimde,
"Yenge, ışığı kapatırmısın?"
dedi görümcem. "Tamam canım!" deyip, gidip kapattım geldim.
Gecelambasını açtım, girdim yorganın altına.
Hemen
birbirimize sarıldık ve öpüştük. Okşadık birbirimizin
göğüslerini, bacaklarını, götlerini. Elimi amına
attığımda bir sürprizle karşılaştım.
Görümcem amının kıllarını almıştı.
Yorganı açmak istediğimde, görümcem önce yorganı tutup
açtırmadı. Belli ki amının kıllarını
aldığı için utanıyordu. "Utanılacak birşey
yok bunda canım!" deyip çektim yorganı üstünden.
Bacaklarını sıkı sıkı birleştirmişti.
Amı kaymak gibi olmuştu. Klitorisi ve birbirine
yapışık, küçücük am dudakları kabak gibi ortaya
çıkmıştı. Eğildim, öpücükler kondurdum klitorisine.
Dudaklarım klitorisine değdikçe irkiliyordu. Dilimi amının
dudaklarında gezindirmeye başladığımda
bacaklarını iyice açtı. Ama halen am dudakları birbirine
yapışıktı, dilimi aralarına sokup birkaç kez
yukarı aşağı yaladığımda, onlar da
ayrıldılar. Çok güzel amcığı vardı bu
kızın. Küçücük, körpecik ve bakire amı sulu bir 'Kayısı'
gibiydi. Ve ben doya doya yemek istiyordum!
Yorganı
ayağımla ittirip yataktan tamamen düşürdüm yere ve "69
yapalım!" dedim. "Tamam!" dedi hemen, doğruldu. 69
nedir biliyordu, saf ayağına yatmadı bu kez. Ama birkaç
saniyeliğine trafik karıştı, kim kimin üzerine
çıkacağı konusunda. Benim sırtüstü yatmamla, görümcem de
ters olarak üzerime çıktı. Bacaklarından tutup biraz daha
kendime çektim. Şimdi olmuştu. Amı yüzüme
yakınlaşmıştı. Kafamın altına
yastığı koyduğumda, dilimin amına yetişiyordu.
Yine de amını daha rahat yalayabilmem için arasıra kafamı
yastıktan kaldırmam gerekecekti. Bu sırada görümcem ilgiyle
amımı seyrediyordu. Ama ben onun amını yalamaya
başlayınca, o da gömdü yüzünü amıma, başladı yalamaya.
Onun küçücük
amının badem gibi dudaklarını içime çekiyordum.
Şapurdata şapurdata yalıyor, emiyordum amını.
Klitorisini öpüp, yalıyor, emiyordum. Rahat bir 15-20 dakika yaladım,
en az iki kere orgazm ettim görümcemi. Yine de doymuyordum yalamaya. Dilimi
bazen amının deliğine sokup çıkarıyordum. Ozaman o da
benim amımı deli gibi yalıyordu. Ben götüne işaret
parmağımı ilk boğumuna kadar soktuğumda irkildi,
kafasını kaldırdı. Tamamını sokmamı bekliyor
gibiydi. Öyle de yaptım, yavaş yavaş parmağımın
tamamını soktum götüne. Sonra sokup çıkarmaya başladım
parmağımı. Görümcem amımı yalamayı
bırakmıştı, bacaklarımdan tutunarak duruyordu. Götünün
parmaklanmasından aldığı zevke konsantre olmuş
gibiydi.
Parmağımı
götünden çıkarıp, salatalıklara uzandım. İkisini de
aldım. Büyük olanı görümceme verdim, "Amıma soksana
bunu!" diyerek. Görümcem salatalığı amıma sokarken, ben
de küçük salatalığın ucunu görümcemin amının
dudakları arasına biraz sürtüp ıslattım. Görümcem salatalığı
amına sokacağımı sanıyordu herhalde, yine hareketsiz
duruyordu. Ama ben salatalığı görümcemin götüne dayadım ve sokmaya
başladım. Ucu biraz girince, kısa bir, "Ahh!" sesi çıktı
görümcemden. Salatalığı kıvıra kıvıra, tükürüp,
azar azar sokup çıkara çıkara, göt deliğini genişlete
genişlete sokuyordum.
Bir süre sonra
alışmıştı göt deliği. Artık ben de, onun benim
amıma sokup çıkardığı gibi, hızlı hızlı
sokup çıkarıyordum salatalığı götüne. Diğer
elimin parmaklarıyla da amını okşuyordum, klitorisini
ovalıyordum. Arada bir tükürmeyi de ihmal etmiyordum. O da benim
amıma tükürüyor, salatalığı amıma sokup çıkarırken,
klitorisimi emiyordu. İkimizin de inlemeleri ve
çığlıkları yükselerek artmıştı. Özgürce. Kimse
duyamazdı nasıl olsa, evde yalnızdık. İkimiz de orgazm
olmaya yaklaşmıştık. Önce ben orgazm oldum. Kendimi
frenlemeden, çığlıklar ata ata boşaldım. Hemen sonra
da görümcemin amının suları yüzüme damlamaya başladı. O
da özgür çığlıklar ata ata orgazm oldu, boşaldı.
İkimiz
de zevkten bayılmış gibiydik. Kendimize gelmemiz dakikalar aldı.
Salatalıkları komodinin üstüne koyduk, sarıldık
birbirimize. Öpüştük. Uzunca bir süre birbirimize sarılı
yattık. Hiç konuşmadan. Evdeki huzur veren sessizliği bozmadan. Saatlerce
bu şekilde yatabilirdik. Saat! Aklıma saate bakmak geldi. Eyvah, kayınpederimin
eve gelme saati yaklaşmıştı. Telaşla kalktım,
görümceme gitmesi gerektiğini söyledim, külodumu aldım yerden, giydim.
Geceliğimi çıkardım dolaptan, geçirdim üstüme. Görümcem de
giyindi. Ama yine mızmızlanıyordu gitmemek için. "Yaa
yenge..." deyip duruyor, benimle uyumak istiyordu yine.
Dudaklarından
öptüm, poposuna şaplak attım. "Hadi canım, hadi
aşkım, hadi güzelim, hadi yengesinin gülü!" diye, pohpohlaya pohpohlaya
gönderdim odasına. Salatalıklar! Salatalıkları aldım,
mutfakta bir poşete koyup, çöp kovasına attım. Ellerimi
yıkayıp odama döndüm. Yattım uyumak için. Ama yatakta dönüp
durdum bir süre. Saate baktım, kayınpederimin rutin kahvehaneden
gelme saati epey bir geçmişti. Ve kayınpederim daha eve gelmemişti.
Sonra dalmışım uykuya.
Bir
arabanın sesiyle uyandım. Saate baktım, 04:00'e geliyordu. Kalktım
perdeyi aralayıp dışarıya baktım, gelen arabadan kayınpederim
indi. Muhtemelen arkadaşlarıyla içmekten geliyordu bu saatte. Ara sıra
demlenirdi. Araba uzaklaşınca, perdeyi kapatıp yatağa
girdim tekrar. Az sonra dışkapının açılma ve kapanma
sesi geldi. Bir süre sonra da benim odamın kapısı
açıldı, odamın ışığı yandı.
Ve kayınpederimle
göz göze geldik...
[Hümeyra]
|