|
Arkadaşım Karımın Küloduna Boşalmış! (Bekir 40 Y., İstanbul)
Mutaassıp bir
çevrede yaşayan bir insanım. Evliyim, monoton bir hayatım var. En
iyi ve çocukluk arkadaşım Nizamettin'le çok uzun zaman sonra tekrar
bir araya gelmiştik. Nizamettin, boşanmış, yalnız
yaşayan, 40'lı yaşlarda, hayatı dolu dolu yaşayan
değişik bir tipti. Bizim hayat görüşümüze ters bir hayatı
vardı.
Bizim evde
oturmuş, eski günleri yad etmeye başlamıştık. Karım
bizim yanımızda çok fazla zaman geçirmiyordu. Fakat birkaç kez Nizamettin'in
bakışlarını karımın üzerinde yakaladım.
Karım, 34 yaşında, çok güzel olmasa da, balıketli, tipik
Anadolu kadınıydı. Her zaman kapalı tesettürlü bir
kadındı. İlk başlarda biraz
şaşırmış ve kızmıştım. Normal
şartlarda evimize çok fazla misafir gelmezdi. Bu duruma çok
alışık değildik, hem karım hem ben. Mutaassıp
derken öyle çokta sofi değilim, arada sırada içiyorum. Arada
sırada kaçamak yapmak istiyorum, ama şartlar buna müsait olmuyor.
Nizamettin'le o
akşam içiyorduk. Karım tam tutucudur, bize biraz da
kızgınlıkla bakıyordu. Zaman ilerleyip
kafalarımız iyi olmaya başlamıştı. Eski
muhabbetlerin biri açılıp bir kapanıyordu. Nizamettin bir ara
tuvalete kalktığında, karım sinirli bir şekilde
yanıma geldi ve "Ne oluyor? Kim bu adam? Neden geldi? Niye
içiyorsunuz? Ne zaman gidecek?" diye soru yağmuruna tuttu.
Karımı susturmaya çalışıyordum, ama nafile. Ortamdan,
belki de Nizamettin'den rahatsız olmuştu.
Aradan neredeyse
10 dakika geçmiş, Nizamettin henüz tuvaletten gelmemişti. Karım
söylene söylene çıkarken, Nizamettin salona girdi. Salondan çıkmakta
olan karıma arkasından bakarak, "Yengeyi
kızdırdık Bekir, sopa yemeyelim!" dedi. "Sen ona aldırma,
pek alışık değil böyle şeylere!" dedim. Masaya
otururken dikkatimi çeken bir şey oldu. Nizamettin'in önü şişkin
duruyordu, ama farklı bir şişkinlikti bu. Siki kalkık
değildi, cebine bir şey koyulmuş gibi önünde bir
kabarıklık vardı. Pek önemsemedim o anda. Karımın
limon satan suratından sonra biz de daha fazla oturmadık zaten. Nizamettin
evine gitti.
Yatağa
yatmış karımın gelmesini bekliyordum. Karım elinde
küçük bir poşetle geldi. Poşeti yatağın altına
bırakıp, sinirli bir şekilde yatağa girdi. Susmak
bilmiyordu. "Yeter artık, uyusak. Sabah erken
kalkacağım!" dedim. Karım, "Bak bir şey
anlatacağım, iyi dinle, tamam mı?" dedi. "Anlat,
başımı şişirdin zaten yeterince!" dedim. Karım,
"Senin bu arkadaşın, Nizamettin midir nedir, her ne boksa, hem
hırsız hem de sapık!" dedi. "Ne diyorsun sen be?"
dedim. Karım, "Öyle işte, dediğim gibi, hem sapık hemi
de hırsız!" dedi. Şaşırmış gözlerim
açılmış yatakta doğrulmuştum. "Anlatsana, sen ne
diyorsun?" dedim.
Karım, "Akşam
çamaşır yıkadım, biliyorsun. Bir tane külodum, bir tanede
eşarbım kayıp! Makineden yıkanmışları
çıkardım, sepete koydum, asacaktım, o ara bu adam tuvalete girdi.
Sonra makineye yeniden kirlileri dolduruyordum ki, kırmızı eşarp
yok! Ama eminim ben, yıkayacaktım, kirli sepetine koymuştum.
Sonra sepetin dibine sıkıştırılmış siyah
saten eşarbımı gördüm, içinde de beyaz külodum. Senin bu
arkadaşın şey yapmış... 31 çekmiş ve külodumla
eşarbıma boşalmış. Sen inanmazsın diye
yıkamadım, aha burada, poşetin içinde!" diye yerden
aldığı poşeti bana gösterdi. Şok bir haldeydim, en
yakın arkadaşım benim evimde 31 çekmiş ve karımın
en mahrem giysilerine boşalmıştı. Ne yapacaktım
şimdi?
Karım
konuşmasında devam ediyordu. "Sonra
yıkanmışları asarken farkettim, kırmızı külodum
yok! Anladın mı ben niye bu kadar kızgınım! O an
tatsızlık çıkmasın diye bir şey demedim, önce seninle
konuşayım dedim, ne yapacağız Bekir?" dedi. Aynı soruyu
ben de kendime sorarken karımla göz göze geldik. Sikim kalkmaya
başlamıştı. Başında beyaz
tülbendi ve üzerinde de beyaz tek parça geceliği vardı.
Geceliğin altından büyük göğüsleri görünüyordu. Sutyen
giymemişti. Ellerimi geceliğin üzerinden göğüslerine koydum.
"Hele bir sabah olsun!" deyip dudaklarına yumuldum. Boynunu,
boğazını, yanaklarını öpüyor, yalıyor,
kokluyordum. Karım da şaşırmış, ama kendini bana
teslim etmişti. Ellerimi de vücudunda gezdiriyordum.
Elimi
geceliğinin içinden sokup kalçalarını avuçladım. Etli
kalçalarına dokunan elim onu biraz ürpertti sanırım.
Kalçaları pürüzsüzdü. Karım herzaman bakımlı bir
kadındı. Götünü okşamaya başladım. Göt
yanaklarını sıkıyor, yoğuruyordum. Elimi amına
atınca, "Iııhhh!" diye bir ses çıkardı.
Amını okşamaya başladım. Amı tertemiz ve
kılsızdı. "Ağda mı yaptın?" diye
sorunca, "Bu sabah temizledim!" dedi. Am dudakları etli ve
büyüktü. Onları parmak uçlarımla sıkıyordum.
Amının içine orta parmağımı sokup çıkarmaya
başladım. Karım amının sulandığını
hissettim. Amının içinde parmağım ve elim su içinde
kalmıştı. Diğer elimi de geceliğinin yakasından
içeri soktum ve sutyensiz memelerini avuçlayıp sıkmaya
başladım. Geceliğinin yakasını aşağı
sıyırarak memelerini çıkardım. Memeleri büyük ve dolgundu.
Meme uçlarını sıkıyor, dudaklarımla emiyordum. Ben
küçük küçük ısırıklar atarken, karımın hafif hafif
inlediğini duyuyordum.
Artık
dayanacak halim kalmamıştı, "Bacaklarını
aç!" dedim sessizce. Karım belini havaya kaldırıp
geceliğini yukarı sıyırdı. Ben de doğrulup
açık bacaklarının arasında yerimi aldım. Karım altımda
geceliği beline kadar sıyrılmış ve bacakları iki
yana açık bir şekilde yarağıma bakıyordu o esnada.
Yarağım kazık gibi olmuş ve havaya doğru tüm
haşmetiyle kalkmıştı. "Bekir sana ne oldu böyle?"
dedi. "Ne yapacaksın, ne olduysa oldu!" dedim. Dizlerimin
üzerinde eğildim. Derken yarağımın kafası yavaş
yavaş amından içeri doğru girmeye
başlamıştı. Bu sırada karımdan, "Iığğhh!"
diye hafif bir inleme geldi. Yarağım amına girdikten sonra, önce
yavaş yavaş içinde gidip gelmeye başladım. Ayaklarımla
yataktan destek almış, karımı misyoner pozisyonunda
sikiyordum.
Karımdan hiç
ses çıkmıyor, kollarını iki yanına uzatmış,
öylece yatıyordu altımda. Yüzünü, yanaklarını,
dudaklarını öpüyordum. Başında beyaz eşarbı
olduğu halde saçlarından hafif bir parfüm kokusu geliyordu.
Memelerini emiyor, uçlarını hafif hafif ısırıyordum.
Daha sonra hızlanmaya ve daha çok sokmaya başladım.
karımın üzerinde gidip gelip, zevkten iniltiler çıkarırken,
o sadece altımda yatıyordu. Karyola gıcırdamaya
başlamıştı. Amının içi kaygan ve
sıcaktı.
Kafamda sorular
vardı. Nizamettin karımı sikmek mi istiyordu? Neden karımın
külot ve eşarbına boşalmıştı? Ve şimdi
çaldığı eşarp ve külotla evinde oturmuş
karımı düşünerek 31 mi çekiyordu? Bunları düşünürken daha
da hızlanmıştım ve şimdi karyola gacır gucur
sesler çıkarıyordu.
Sonra
karımın amından çıktım. Onu belinden tutup biraz daha
geriye kaydırdım. Bacaklarını kaldırıp havaya
dikince amı belirdi. Elimle yarağımı amına
hizaladım ve yavaş yavaş tekrar içine girdim. İki yana
açtığım bacaklarını omzuma koydum ve bu şekilde
daha şiddetle sikmeye başladım. Yarak darbelerimle karımın
vücudu altımda sallanıyordu. Karımdan yavaş yavaş,
"Aah, aah!" diye sesler gelmeye başlamıştı.
Yatağın çıkardığı sesler daha şiddetliydi bu
sefer. Yukarıda annemle babamın yatak odası vardı.
Onların yataktan çıkan sesleri duyuyor olabileceklerini
düşündüm.
Bu kez
bacaklarını tekrar ayırdım ve "Bacaklarını
iyice ayır, tut onları!" dedim. karım dediğimi yaparak
bacaklarını iki yana iyice açtı ve alttan kalçalarını
tuttu. Yatak başından tutarak güç aldım ve var gücümle öne
doğru bastırınca, yarağımın taşaklarıma
kadar amına girdiğini sezdim. Karımdan çığlık
atar gibi, "Ahhh!" sesleri gelmeye başlamıştı.
Yatak başından aldığım güçle hayvan gibi sikiyordum karımı.
Memeleri sağa sola, ileri geri sallanıp duruyordu.
İnanılmaz zevk alıyordum. Her seferinde daha büyük bir güçle
amına soktukça, karımdan sadece şiddetli, "Ahh!"
sesleri geliyordu.
Odanın içi,
yatağın gıcırdaması, karımın, "Aah,
aah!" sesleri, taşaklarım kasıklarına çarptıkça
çıkan 'Şlap şlap!' sesleri ile dolmuştu. Boşalmaya
niyetim yoktu. Karımı hayvan gibi sikerken altımda iki büklüm
olmuştu. Amından çıktım ve bir şey demesine
fırsat vermeden yüz üstü çevirdim. Dizlerinin üzerinde
doğrulmasını istedim. Elleriyle yatak başından tutarak
destek aldı ve dizlerinin üzerinde domaldı.
Arkasında
yerimi aldım. Göt yanaklarını iki yana iyice açınca bir
çukur gibi duran göt deliği belirdi. Başparmağımla
deliğine bastırdım. Parmağım vıcık
vıcık ter içinde kaldı. Başını ve belini iyice
eğmesini söyledim. Bacaklarını ayırdım.
Yarağımı tekrar amına soktum. Belinden sıkıca
tuttum ve gittikçe hızlanmaya başladım. Karım yine,
"Ahh, ahh!" sesleri çıkarmaya başlamış, yatak da
az önceki gibi sallanmaya ve gıcırdamaya
başlamıştı. Kalçalarına çarpan kasıklarımdan
çıkan sesler odanın içinde yankılanıyordu. Karım yatak
başından sıkıca tutmuş, acı içinde inlerken, ben
boşalacağımı anladım.
Daha
hızlı ve daha sert sikmeye başladım. Karım
aldığı yarak darbeleriyle, "Imm, ahh, ohhh,
ığhh!" diye inlerken elimi başındaki beyaz eşarba
attım. Ve sertçe eşarbı çektim, saçları ortaya
çıkmıştı. Bir elimle belini tutmuş, diğer elimle
de tuttuğum beyaz şifon eşarbı burnuma götürdüm ve kokusunu
içime çekmeye başladım. Boşalmama birkaç saniye
kalmışken daha hızlı ve daha sert pompalamaya
başladım. Tam boşalacağım sırada
karımın amından çıkıp eşarbı sikime sardım
ve sonunda zevk dalgası tüm vücudumu sardı. Elektrik
çarpmış gibi oldum. Tüm döllerimi karımın beyaz şifon
eşarbına akıttım. İnanılmaz bir zevk
almıştım. Eşarp ile yarağımı iyice sildim.
Karım yatakta
uzanmıştı, dağılmış bir haldeydi. Ter içinde
kalmış, saçları dağılmıştı.
Geceliğinin açık yakasından memelerinin üst kısmı,
altında toplanmış geceliğinin kenarından beyaz
kalçaları görünüyordu. Öpüştük ve birbirimize baktık.
Sessizliği bozan karım oldu, "Ne oldu böyle sana, uzun zamandan
beri böyle yapmamıştık, değil mi?" dedi. "Evet,
çok özlemişim seni!" dedim. "Ben de seni!" dedi karım.
Sarıldık. Karım, "Sen de boşaldın benim
eşarbıma, neden?" diye sordu karım. "Bilmiyorum, ama
hoşuma gitti!" dedim. Karım, "O sapık Nizamettin şimdi
benim külotumla yine 31 çekiyordur desene! Ne yapacağız Bekir?"
dedi.
Cevap veremedim,
çünkü ne yapacağımızı bilmiyordum. Tek bildiğim, sanırım Nizamettin'in bunu
yapmasından hoşlanmıştım.
[Bekir]
|