|
Karımı Üniversitedeki Öğrencimle Aldattım! (4) (Yiğit 33 Y., New York / USA)
Karım dönüp dudaklarımı öperek, "Sen bu kadar
azmış mıydın ya?" dedi ve
sırtüstü yattı. Güldüm ve "Karım
beni 2 haftadır kendinden mahrum ederse ben de azarım tabii ki!"
dedim. Karım kahkaha attı ve "Aslında şu
yolculuklardan daha sık yapmam lazımmış. Sevdim senin bu
hallerini!" dedi ve toparlanıp duş almaya gitti.
Bir sigara
yaktım ve yatakta yatarak düşünmeye başladım. Ne
olacaktı durumumuz? Karımla o kadar tutkulu sevişmiştim ki...
Sanki onu hiç aldatmamışım gibi. Öte yandan da yanında olmaktan
çok zevk aldığım Burçin vardı. Onun vaktini çok almak
istemiyordum. Sonuçta benim gibi değildi. Önünde çok çok uzun zaman
vardı daha ve eğer bana ümit bağlarsa ve ben ona bir şey
veremezsem ileride çok üzülebilirdi. Hayatından bu en güzel zamanları
çalmak istemiyordum. Acaba ben kime aittim? Burçin'e mi? Yoksa karım
Handan'a mı?
Ve tabii ki
başımda olan bir diğer dert, bizim Burçin ile olan
ilişkimizi teşhir etmek isteyen birisiydi. O kimdi bilmiyordum, ancak
bize çok büyük zarar verebilirdi. Ancak onun bunu yapmakta bir çıkarı
olmalıydı? Neden beni boş yere tehdit etsin ki? Benden para
istemeliydi mutlaka. Yoksa bunu sapıkça bir zevk olarak yapıyor
olamazdı, bu saçma geliyordu. Niyeti ciddiyse şimdiden karıma bunu
söylerdi; eğer amacı benden para koparmaksa da şimdiye kadar
benimle bunu konuşması lazımdı. Hiçbir hareket göremiyordum
o kişiden ve bu beni daha da geriyordu.
Bu düşünceler
içerisindeyken karım içeriye girdi ve "Öff, sana şurada sigara
içme dedim kaç kere Yiğit!" dedi. Burçin ile kaldığım
günlerde burada sigara içmeye o kadar alışmıştım ki,
bir an kendimi kaptırmıştım. Karım sevmiyordu evde
-özellikle de yatak odamızda- sigara içmemi. Sigaramı
kültablasında söndürdüm ve karımın dudaklarından bir öpücük
alarak, "Dalgınlığıma ver hayatım, çok
yorulmuşum!" dedim. Karım bu ufak
sırnaşmalarımdan hep hoşlanırdı. Aramızda
bir tartışma başlayacaksa ve ben tartışma çekecek
günümde değilsem böyle şeyler yaparak tartışmayı
başlatmadan bitirirdim. Karım üstüne geceliğini geçirdi, ben de
sadece boxerımı altıma çektim ve güzel bir uyku çektim
karımın koynunda.
Sabah erken
saatlerde okula gitmek için uyandım ve hazırlanmaya
başladım. Bir yandan da kalçasını geriye doğru
çıkartmış, hiçbir şeyden haberi olmadan uyuyan karıma
bakıyordum. Zengin olmak böyle bir şeydi işte. Erkenden
kalkıp yapması gereken işler yoktu. Özellikle de baba parası yiyen bir kadınsanız hiç yoktu.
Ben gidip okulda ders
verecektim; karım ise büyük ihtimal saat 12 gibi kalkacak, önce
kahvaltı -hatta arkadaşları arasındaki deyimiyle Brunch-
yapacak, daha sonra da tüm gününü ya alışverişte, ya da
dışarıda başka aktivitelerde geçirecek ve
babasının parasını afiyetle ezecekti.
Evden
çıktım, arabama atladım ve Üniversiteye doğru sürdüm.
Karım geldikten sonra ilk kez Burçin ile
karşılaşacaktım. Tepkisini merak ediyordum. Okula
girdiğimde gözlerim Burçin'i aradı, ama yoktu. Derse geleceğini
umarak erkenden dersliğe gidip oturdum, ama gelenler arasında o
yoktu. Derse neredeyse 15 dakika kadar geç başladım onu
beklediğim için, ama o ortalıklarda yoktu. Tüm gün kafam onda
olduğu için ilk kez dersi pek verimli olmayacak şekilde
anlattım. Dersten sonra da direkt atölyeme inip aşağıda
yarım kalan heykelimle uğraşmaya başladım.
Belki Burçin gelir
diye yaklaşık 6 saat kadar atölyede birşeylerle oyalandım.
Bir tabloya başladım, ufak 2 tane seramik nesne yaptım ve
heykelimin son rötuşlarını yaptım. Ancak Burçin yine
gelmedi. En sonunda gelmeyeceğini kabullenerek üniversiteden
ayrıldım ve eve döndüm. Moralim fena halde bozulmuştu.
Kapıyı
açtım ve içeriye girip, "Karıcığım ben geldim!"
dedim mutsuz bir sesle. Cevap gelmeyince, karımın bir an
dışarıda olduğunu düşündüm. Ama daha sonra karım yatak
odasından, "Buradayım, gelsene hayatım!" diye seslendi.
Çantamı kapının girişine bıraktım ve gömlek
düğmelerimi açarak yatak odasına doğru ilerledim.
Kapıyı açıp, karımı olağan dışı bir
kıyafetle görünce de büyük bir şok geçirdim.
Birkaç saniye
konuşamadım adeta ve karşımdaki manzaraya ağzım
açık bakakaldım. Karım benim için özel hazırlık
yapmıştı. Üstünde siyah deri bir elbise vardı. Elbise derin
bir göğüs dekoltesine sahipti. Karımın göğüslerinin
yarısı dışarıdaydı neredeyse. Elbisenin alt
kısmı da kalçalarını zor kapatıyordu. Dizlerine gelen
bir çizme ve file çorap giymişti. Harika koyu tonlarda bir makyaj
yapmıştı elbiseyle uyumlu olması açısından.
Yüzünde o
muzır gülümsemesi vardı yine, "Bakalım erkeğim dünkü
kadar formunda mı?" dedi ve diz çöktü yerde. Dizlerinin üstünde bana
doğru gelmeye başladı. Handan farkında değildi, ki bu
haliyle seksten en soğmuş erkeği bile azdırabilirdi. Karım daha yanıma gelmeden sikim taş gibi olmuştu.
Dibime gelince
yavaşça kemerime doğru uzattı ellerini. Kemerimi açıp,
pantolonumu indirdi ve çıkartıp kenara attı. Daha sonra ayağa
kalkıp, benim yarım bıraktığım gömlek
düğmelerimi açaçarak gömleğimi de çıkarttı. Atlet giymeyi
pek sevmediğimden karşısında bir boxer ile
kalmıştım.
Karım beni
yatağa ittikten sonra karşımda dans etmeye başladı.
Harika bir tempoyla hafif hafif dans ederek beni azdırıyordu.
Karım tahrik etmek konusunda gerçekten çok iyiydi. İstediği
zaman o kadar güzel bir biçimde bunu başarıyordu ki. Sikim
boxerımı delecek seviyede kalkmıştı. Karım gözleriyle
bir işaret çakarak sikimi gösterdi ve yine sexy bir biçimde güldü. Ben ise
karşımdaki bu güzel gösteriyi izlemekle meşguldüm.
Birazcık daha
dans ettikten sonra yanıma gelip, "Şu canavarı serbest
bırakalım artık!" dedi. Boxerımı
çıkartmasıyla birlikte sikim meydana çıktı. Eline alıp
birazcık okşadıktan sonra eğilip göğüslerine sürttü.
Delirtiyordu beni bu yavaş hareketleri. Ona, "Ağzına al
hayatım!" dememe rağmen, "Dur ya, ne acelemiz var?"
dedi. Tekrar ayağa kalktı ve bir Viski koydu kendine. Makyaj
masasının önündeki tabureye oturup Viskisini yudumladı.
Sikimi
okşamak için elimi attığımda, "Dokunma! Ona benden
başka kimse dokunmayacak bugün!" dedi. Bir süre daha
karşımda bacak bacak üstüne atmış bir biçimde Viski içmeye
devam etti. Dayanamıyordum ve istemsizce elimi yine sikime atınca, "Demek
söz dinlemeyeceksin?" dedi ve yanıma gelip sikime hafifçe bir tokat
attı. Ereksiyon olmuş bir penisi gerçekten acıtacak
bir tokattı. Sonra tekrar oturup Viskisini içmeye devam etti. O halleri
beni acayip tahrik ediyordu ve ona hemen ulaşamamak beni bitiriyordu.
Sonunda Viskisini
bitirip ayağa kalktı ve "İlgilenelim biraz bakalım
bununla!" diyerek sikimi kökünden kavrayıp sertçe okşamaya
başladı. Hızlı hızlı mastürbasyon
yaptırıyordu sikime. Karım okşadıkça ben iyice zevke
geliyordum. Bir süre sonra kafasını eğerek
bacaklarımın arasına eğildi ve taşaklarımı
emmeye başladı. Taşaklarımı emdikçe kuduruyordum. O
kadar ağır ve naif hareketler yapıyordu ki, beni olduğum yerde
azdırıyordu. Taşaklarımı emerken ben ellerim iki yanda
hiçbir şey yapamadan sadece onu seyrediyordum. Karım tam bir orospu
gibi davranıyordu. Hatta bir orospudan çok, profesyonel bir porno film
oyuncusu gibiydi.
"Beğendin
mi aşkım?" dedi gülümseyerek. "Çok!" dedim titrek bir
sesle. Terlemeye başlamıştım resmen. Karım bugün beni
çok mutlu edecekti. Taşaklarımı emdikten sonra
dudaklarını sikime çıkarttı ve sikimin başına öpücükler kondurup hafif hafif yalamaya başladı. Başından
daha ilerisini almıyordu ağzına. Sadece başını
emiyordu sikimin, ama bu bile bana büyük zevk veriyordu. Ara sıra dilini
sikimin tam üstünde dolaştırıyordu.
Sikimi emmeyi bir
süre sonra bırakıp hafifçe doğruldu ve göğüslerini
elbisenin üstüne çıkarttı. Büyük göğüslerini sikime sürttükten
sonra sikimi göğüslerinin arasına alarak ileri geri yapmaya
başladı. Karım gerçekten yatakta çok tecrübeliydi ve her
hareketiyle erkeğini zevkte üst seviyede tutabiliyordu.
Karımın
saçlarını okşayarak, "Harikasın!" dedim. Gülümsedi
sadece. Sikimi göğüslerinin arasından çıkarttıktan sonra
gelip kucağıma oturdu. Sikim onun bedeniyle benim bedenim
arasında kalmıştı. Biraz öpüştük, ellerimi tutup
kalçalarına koydu ve "Bugün harika bir performans istiyorum senden!"
dedi. Karımın kulağına, "Sen böyle güzel şeyler
yaptıktan sonra o performansı beklememen hata olur!" dedim.
Karımın
kahkahaları arasında onu kucaklayıp yatağa sırtüstü
bıraktım. Üstündeki kıyafeti çıkartacaktım, ama sonra
vazgeçip sadece bacaklarını aralayıp çizmesini çıkarttım.
İçine simsiyah bir tanga giymişti. O tangaya ulaşmadan önce
ayaklarını hafif hafif öpmeye başladım. Ojeli
tırnaklarını emiyordum fileli külotlu çorabın
arasından. Karım yarı zevkle, yarı da gülümseyerek bana
bakıyordu dudağını ısırarak. Ayaklarından
yavaşça bileklerine geçtim. Narin bileklerini öperken yavaş
yavaş bacaklarına, oradan da bacak arasına geçtim.
Siyah
tangasını çekip koparttığımda, "Woooavvv!"
diye bir tepki verdi ve "Fazla sertsin!" dedi. Gülümseyerek, "Bu bir problem mi?" dedim. Karım suratıma
hafifçe bir tokat atarak, "Tabii ki de değil!" dediğinde,
artık bende ipler kopmuştu. Karımı tek hamlede yüzüstü
çevirdim ve elbisenin alt kısmını beline toplayıp sikimi sertçe
amına soktum. Karım yüksek bir çığlık bastıktan
sonra boğuk boğuk inlemeye başladı. Ben de durmadan,
duraksamadan sert sert amına pompalıyordum sikimi. O kadar
hızlı ve serttim ki, karımın kalçaları sürekli
dalgalanıyordu ben pompaladıkça.
Karım, "Harikasın,
ohhh, devam et!" diyerek beni sürekli azdırmaya
çalışıyordu. Gerçekten azdırıcı hap
almış gibiydim, gücüm sınırsızmış gibi
hissediyordum o an. Hiç boşalmak istemiyordum. Boşalmak diye bir
duygu kalmamıştı içimde. Sadece karımı sikmek
istiyordum. Amını sikmeye devam ederken kalçalarına sertçe
tokatlar atıyordum. O anın zevkiyle farkına
varamamıştım, ama kıpkırmızı olmuştu
karımın kalçaları.
Saçlarına
asıldım sertçe ve kalçasına sert bir tokat daha indirerek, "Seni
bugün mahvedeceğim orospum. Kocanı azdırmak neymiş
göreceksin!" dedim. Karım ise sadece gülerek, "Görelim
bakalım!" dedi ve zevkle inledi. Acımasız bir biçimde amına
git gellerime devam ediyordum. Yorulmuyordum asla. 20 dakika kadar
karımı o pozisyonda siktikten sonra amından çıktım.
Karım boşalacağımı sandığı için önümden
kalkmak için hareket yaptı, ama durdurdum onu ve domalttım.
Sikimi tekrar
amına soktum ve "Biraz da bu pozisyonda sikmek istiyorum orospumu!"
dedim. Karım kahkaha attı ve "Zevkle!" diyerek yine bana
harika bir uyum sağlayarak yataktaki pozisyonunu aldı.
Domaltmış bir halde sikerken taşaklarım sürekli
karımın amına çarpıyordu. O kadar hızlıydım
ki, ara sıra dengemi bile kaybedebiliyordum.
Ben sikmeye devam
ederken karım elini aşağıdan taşaklarıma
attı ve okşamaya başladı. Böyle bir hareket beklemiyordum
ve eli taşaklarıma değdiğinde hafifçe irkildim. Sanki başka birisi de varmış gibi oldu aramızda ve aklım
ister istemez Burçin'e gitti. Burçin ile birlikte karımı aynı
yatakta sikmek ne kadar güzel olur diye düşünmeye
başlamıştım istemsizce. Karım da bu sırada
taşaklarımı okşuyordu.
Bir süre bu pozisyonda devam ettikten sonra amından
çıktım. Amı iyice açılmış ve fena halde
kızarmıştı. Karımın bembeyaz kalçalarından
eser yoktu. Kıpkırmızı bir am ve
tokatlanmaktan mahvolmuş bir kalça duruyordu karşımda. Bunun bir
fotoğrafını çektim ve hatıra olarak saklamak istedim.
Karımla evlendiğimizden beri ilk kez bu kadar tutkulu sevişiyorduk.
Karım dönüp, "Üstümden
bir dozer geçmiş gibi..." dedi, ama önümde kalkık duran sikimi
görünce, "Sen daha boşalmadın mı?" dedi. Gözleri fal
taşı gibi açılmıştı. Gülerek, "Senin gibi
bir kaltağım olduktan sonra zor!" diyerek karımı
kucağıma aldım. Sırtını duvara yasladım ve o
da bacaklarını benim belime sardı. Öpüşürken sikimi yine
karımın amına soktum ve onu hoplatmaya başladım.
Karımın koca memeleri bedenlerimizin arasında
sıkışmıştı.
Karım
kendisine tokat atmamı istiyordu. Karımın kalçalarına
tokatlar atmıştım, göğüslerini
mıncıklamıştım, ama hayatımda bir kere bile
suratına tokat atmamıştım -ne sinir, ne de cinsel fantezi
açısından- ve bu yüzden de bunu söyleyince duraksadım. "Sen
ciddi misin?" diye sordum. Karım gözlerime bakarak, "Evet!"
dedi. Elimi kaldırdım ve o kucağımdayken hafifçe bir tokat
attım yanağına.
Parmaklarımı
ısırdı ve "Bu kadar mı gücün? Erkeğim diye
geçiniyorsun bir de!" dedi. Amacı beni gaza getirmekti ve bunu çok
güzel yapıyordu. Suratına sertçe bir tokat patlattım, ama bu
beklediğimden de sert olmuştu. Dudağının kenarı
patlamıştı ve hafifçe kan süzülmeye başladı. Kan
birkaç saniye sonra göğüslerine damladı. Sonra bir tokat daha
atmamı istedi ve ben de attım.
Karım
kucağındayken kendini kasmaya başlamıştı iyice.
Amını iyice daraltıyordu böyle ve ben daha da zevk
alıyordum. En sonunda bu zevke daha fazla dayanamayarak karımın
içine boşaldım. Amına döllerim fışkırdıkça
dizlerimin bağı çözülüyordu sanki. Zorla da olsa boşalmam bitene
kadar karımı kucağımda tutabildim, ama sanki tüm gücüm
kesilmiş gibiydi.
Boşalmam
bittiğinde karım beni ittirdi ve "Kim o?" diye sordu...
[Yiğit]
|