|
İtiraflarım! (3) (Rabia 45 Y., İstanbul)
Dini bütün,
geleneklerine bağlı bir kadındım. Hep yabancı
erkeklerden ayrı durmuştum. Ama bunlar hayvan gibi tecavüze
uğramama engel olmamıştı. Şimdi yatağımda
sırt üstü uzanmış, Tahir'e bakıyordum. Bir zamanlar bu
çocuk için farklı duygular beslediğim doğruydu. Tüm
inançlarıma, yaşayışıma, adetlerime tersti bu. Ama
yine de hiçbir zaman Tahir'e hislerimi belli etmemiştim. Kendi kendime
hislerimi içimde yaşamış ve sonra da pişman olup
bırakmıştım. Tahir'in benimle ilgili hislerine ben neden
olmamıştım. Bu konuda bir suçum yoktu. Ama sonuç ortadaydı.
Bu olayı kimseye anlatamazdım. Tahir'in bana tecavüz ettiğini
söylesem kıyamet kopardı. O nedenle bu şekilde kapatıp
unutmak istiyordum.
Bu düşünceler
aklımdan geçerken Tahir pantolonunun cebinden cep telefonunu
çıkardı. Ben ne olduğunu anlayamadan da resimlerimi çekmeye
başladı. "Ne yapıyorsun, bitmedi mi işkencen, yeter
artık!" dedimse de beni duymuyordu. Ellerim sikişmenin
şiddetiyle çözülmüştü, ama hareket edip karşı koyacak gücüm
kalmamıştı, hiçbir şey yapamıyordum. Sadece memelerimi
ve amımı kapatabiliyordum o kadar.
Bu şekilde
epey bir resmimi çekti. Sonra, "Bundan sonra ne zaman istersem seni sikecem,
eğer olmaz dersen bu resimleri oğullarına,
kayınlarına, kayınbabana veririm, internette
yayınlarım!" dedi. Bu sözleri az önce sikilirken duyduğum
acıdan daha büyüktü. Dünyam karardı. "Allah aşkına,
alacağını aldın, daha ne istiyorsun, bırak beni!" diye
yalvarıyordum. O ise karşımda pis pis
sırıtıyordu. "Ne alması, daha yeni başladık!"
dedi.
Ve asıl
ıstırap o zaman başladı. Beni yatakta yüzüstü çevirdi.
Çözülen ellerimi türbanımla yeniden bağladı. Götümün
yanaklarını elleriyle iki yana iyice açtı. Göt deliğim
açığa çıkmıştı, deliğime dilinin ucu ile
dokunmaya başladı. Emine'den isteyip de
alamadığını şimdi benden alma niyetindeydi.
Karşı koyacak halim ve gücüm yoktu. Götümün deliği hafif
kıllı, minik kahverengi bir çukur gibiydi. Kocamın sikmekten
imtina ettiği götümün deliğinde dilini gezdiriyordu.
Sonra bir anda
gözlerimden yaş gelmesine neden olacak kadar acı hissettim. Tahir
yarağını götüme sokmuştu. Acı bir inleme
çıktı ağzımdan. "Korkma abla, bu daha parmak,
yarağı birazdan yiyeceksin!" dediğinde korkum aksine
azalmayıp arttı. Bir parmağı bile beni mahvetmişti.
Tahir parmağı ile götümde genişletme çalışması
yapıyordu. Orta parmağını dibine kadar götüme sokuyor,
götümde sağa sola çeviriyordu. Acıdan bayılacak gibiydim,
artık hiçbir şey yapamıyordum.
Sonunda
çektiğim acının farkına varıp, komodinin üzerinde
duran akşamları ellerime sürdüğüm kremi
aldığını gördüm. Tahir kremden bolca alıp
parmağı ile götümün deliğine yedirmeye başladı.
Parmağını krem yardımıyla daha kolay sokup
çıkarıyordu. Bu kez daha az acı hissetmiştim. 5 dakika
kadar bu böyle devam etti. Sonra üzerimde doğruldu ve götümün
yanaklarını tekrar iyice açtı, bir eliyle götümü
ayırırken diğeri ile yarağını götüme sokmaya
çalışıyordu. Bense altında çırpınıyor ama
bir şey yapamıyordum.
Yavaş
yavaş sokmaya başlamıştı yarağını. Önce
kafasının girdiğini anladım. Götüm yanıyordu
acıdan. "Ağğhhh, ağğhhhh!" sesleri boğazımda
düğümleniyordu. Tahir'in ise, "Amına koyduğumun
kaltağı, böyle yarak yedin mi daha önce?" dediğini duydum.
Doğru, yememiştim, böylesi benim için ilkti. Tahir bir müddet
yarağını sokmaya çalıştı ve sonunda
yarağı götümün içine girivermişti. Yarağını iyice
götümün derinliklerine doğru bastırıyordu. Ben artık
kendimi kaybetmiştim, acıdan ses çıkaramıyordum, sadece
hırıltılar boğazımdan geliyordu. Tahir
yarağını tamamen götüme sokmuştu.
45
yaşındaydım. Hayatımda gerçek anlamda ilk defa götümden
sikiliyordum. Elleriyle yatağın başından destek alıp
üzerimde gidip gelmeye başladı. Yarağı sanki
bağırsaklarıma kadar giriyordu. Yarak götümden girmiş ve
göbeğimden çıkacakmış gibiydi. Götümün içinde matkap gibi
çalışıyordu. Tahir daha da zorlamaya başladı.
"Hığhh, hığhh!" sesleri ardı ardına
ağzından çıkıyordu. Karısının gitmesinin
acısını beni hayvan gibi sikerek çıkarıyordu.
Bu şekilde
herhalde 5 dakika ama hiç durmadan sikti. Sonunda yine, "Ağğğhhh,
ohhhh!" sesleri eşliğinde inleyerek bu kez götüme döllerini boşalttı.
Az önce amıma bir dere gibi boşalan adam yine bir dere gibi götümü
dölleriyle doldurmuştu. Yarağını yavaş yavaş
götümden çıkardı. Tamamen çıkarınca götümden şiddetli
bir osuruk sesi çıktı. Götüme yarak girdikçe genişlemiş,
genişledikçe hava da girmişti ve şimdi hava böyle
dışarı çıkmıştı.
Tahir
yarağını çıkardığında, "Vay amına
koyayım, bu ne böyle?" dediğini duydum. Korkmuş gibi bir sesi
vardı. Bense yüzüstü olduğum yerde yatıyordum. Ne
olduğundan haberim yoktu. Sonunda hafifçe doğruldum ve bakınca
yarağının üzerinin kanla kaplandığını
gördüm. Neydi bu böyle? 45 yaşındaydım,
kızlığımı kaybedeli yıllar olmuştu. Sonunda
bunun götüme giren yarağın sebep verdiği kanama olduğunu
anladığımda çığlık atmaya hazırlandım
ki, Tahir ağzımı kapadı. Götümden kan gelmişti.
Götümün kızlığı bozulmuştu.
Tahir peçete ile
yarağını sildi. Sonra beni kaldırarak banyoya sürükledi ve
duşun altına soktu. Ellerimi çözüp teknenin içinde domalmamı
söyledi. Ben artık korku, utanç, acı, çaresizlik bu duygularla
doluydum. Hiçbir şey söyleyemiyor, Tahir ne derse onu yapıyordum.
Duş musluğundan tutarak domaldım, Tahir götümün deliği
ortaya çıkacak şekilde göt yanaklarımı ayırdı.
Duş başlığını götümün ağzına gelecek
şekilde tuttu ve suyu açtı. Önce soğuk su geldi, ürperdim. Sonra
peşinden sıcak su gelince biraz ferahlık hissettim.
Tahir
başlıkla su tutuyor, şampuanla da götümü ve amımı
yıkıyordu. Şampuan köpüklerinin arasında götümden akan
kanı da görüyordum. Götümün deliğini iyice ayırarak tazyikli
suyu içine püskürtüyordu. Biraz önce yediğim yarağın etkisiyle
deliğim kolayca açılıyordu. Bu şekilde 2-3 dakika
amımı ve götümü yıkadı. Evimin banyosunda, yabancı bir
adamla çırılçıplak duşun altındaydım.
"Tamam, geçti
kanaması!" dediğinde beni çıkardı duş teknesinden ve
kendisi sıcak suyun altına girip yıkanmaya başladı.
Aynadan kendimi görebiliyordum. Ne hale gelmiştim? Vücudumda kemerin
izleri, memelerimin ucunda kızarıklıklar, kasıklarımda
ve kalçalarımda sikişmenin şiddetinden oluşan
kızarıklıklar, morluklar vardı.
Ama Tahir'in
azgınlığı henüz geçmemişti. Saçlarım belime kadar
inerdi. Düz ve açık kahverengi renkliydi. Uçlarından hafifçe
beyazlamaya başlamıştı. Tahir uzun saçımı bir
eline doladı ve beni yine teknenin içine çekti. Suyu kapadı. Ben yine
duş musluğunu tutuyordum. Tahir arkama geçti, bacaklarımı
ayırdı ve saçımı iyice çekerek yarağını bir
hamlede amıma soktu. Artık haykıramıyordum bile. Bu sefer
banyomda, duşun altında, domalmış bir halde Tahir
tarafından sikiliyordum. Ağlıyordum ama gözlerimden yaşlar
akmıyordu artık.
Memelerim domaldığım
için sarkmıştı. Tahir'ın her bir yarak darbesi memelerimi
salıncak gibi sallandırıyordu. Kalçalarımda ise
Tahir'ın güçlü kasıklarının çıkardığı
sesler banyonun içinde yankılanıyordu. Tahir saçımı
koparacakmış gibi çekiyordu. Çektikçe saç diplerim yanıyor,
sızlıyor, acıyordu. Başım yukarı kalkıyordu
domalmış halde olsam da. Öncekinden daha sert şekilde sikiyordu.
Hayvan gibi abanıyordu. Düşmemek için bir elimle musluktan tutunuyor
diğer elimle de duvardan destek alıyordum.
Amımı
önce dölleriyle doldurmuş ardından sıcak suyla
yıkamıştı. O nedenle acı çekmiyordum biraz önceki
gibi. Bu sefer ilkinden daha kısa sürede boşaldı. Artık
amım Tahir'ın yarak darbeleri ile iyice genişlemişti.
Yarağını amımdan çıkarınca ayakta tutan destekten
yoksun kalmışım gibi dizlerimin üzerine çöktüm. Sessiz sessiz
ağlıyordum. Hıçkıramıyordum. Tahir ise ben
yanında değilmişim gibi suyu açıp yıkanmaya
başladı. Bir süre öylece kaldıktan sonra kalktım
ayağa. Üstümden akan sıcak suyun altında kaldım
hareketsizce.
Tahir
yıkanmasının ardından, "Haydi devam edelim!" diye pis pis
sırıtarak konuşunca, "Allah aşkına, yapma,
çocuklarım var benim, onların başı için bırak
artık!" dedimse de fayda etmedi. Yalvarmalarım sonuç vermiyordu.
Kendisi kurulandıktan sonra sanki gönlümü almaya çalışıyormuş
gibi beni kuruladı. Sonra da elimden sıkıca tutarak yatak
odasına götürdü.
Dolapları
açtı. İçindeki elbiselerime bakmaya başladı. Eteklerimi,
gömleklerimi, kazaklarımı tek tek bakıp kontrol ediyordu. Ne
yaptığını anlayamadım. Başörtülerimi
çıkarıp yatağın üstüne attı. "Ne yapıyorsun, ne
arıyorsun?" diye sorunca, "Düğünde, benim düğünümde giydiklerini
arıyorum, onları çıkart!" dedi bana bakarak. "Ne yapacaksın
onları, ne işin var?" diye sorduğumdaysa, "Soru sorma da
çıkart şunları hadi!" dedi öfkeyle.
Kısa bir süre
o gün ne giydiğimi hatırlamaya çalıştım. Beyaz, uzun
ve geniş pileli eteğimi giymiştim. Kırmızı uzun
kollu parlak bir gömlek giymiş, üzerine de eteğimle aynı renk
ceketimi giymiştim. Büyükçe, başımı ve omuzlarımı
kapatan simli siyah bir şal takmıştım. Ayağımda
ince uzun topuklu siyah bir ayakkabı ile ten rengi diz altı
çorabım vardı.
Bütün bunları
çıkarıp yatağın üzerine koyduğumda, "Hadi giy
bunları!" dedi. Beni düğününde bu şekilde görmüştü ve bu
elbiselerimi yeniden giymemi istiyordu. Çaresizce dediğini yaptım.
Ayakkabıları da ayakkabılıktan bulup getirdi ve kendisi
giydirdi. Şimdi karşısında düğününde nasılsam
öyle duruyordum. "Seni bu elbiselerle görünce daha o gün sikmek
istemiştim, kısmet bu güneymiş!" diye gülerek konuştu.
Sonra beni salona götürdü.
Hafif aralık
perdeleri iyice kapattı. Cep telefonunu getirip salondaki sehpanın
üzerine masayı görecek şekilde koydu. Ben bu olanları sadece
izliyordum. Sonra beni kolumdan tutup masanın önüne getirdi. Diz çökmemi
istedi, omuzlarımdan tutup diz çöktürdü. Şimdi başımla
yarağı aynı hizaya gelmişti. Bana, "Ağzını aç!"
dedi, "Niye?" dedim. "Aç ulan!" deyip çenemi sıkıca tuttu.
Ağzımı açtım.
Yarağını
bir anda ağzıma soktu, ileri geri getirmeye başladı.
Yarağı inik haldeydi, ama saniyeler ilerledikçe sertleşip
büyümeye ve ağzımı doldurmaya başlamıştı.
Boğulacak gibi oldum. Böğürüyordum, ama ağzımda kocaman bir
yarak boğazıma kadar giriyordu. Sonra başımın
yanlarından iki eliyle tutup yarağını iyice
ağzımın içine sokmaya başladı. Bu sefer beni
ağzımdan sikiyordu. Böyle bir şeyi daha önce hayal bile
edemezdim. İğrenç bir şeydi. Ama şimdi
ağzımın içinde matkap gibi çalışan bir yarak
vardı. Tahir kendini kaybetmiş sesler çıkarıyordu. Onun çok
zevk aldığı belliydi. Ama ben nefessiz kalmıştım.
Yarağı boğazımı delip ensemden çıkacakmış
gibiydi.
Sonunda
ağzımdan yarağını çıkardı. Birkaç kez
şiddetle öksürüp derin derin nefes alıp verdim. Ağzımdan
akan tükürüğü elimle sildim. Gerçek bir şoka
uğramıştım. Bu sefer beni ayağa kaldırdı ve
masadan tutunup domalmamı söyledi. Çaresizce istediğini yaptım.
Ellerimi açıp masanın üzerine karnımı koyarak
domaldım. Arkama geçti ve eteğimi belime kadar
sıyırdı. Külot giymediğimden amım ve götüm yine
Tahir'in karşısındaydı.
Beni masaya iyice
yasladı, götümün yanaklarını ayırdı elleriyle,
ardından arkamda dizlerinin üzerine çöktü. Ne olacak diye beklerken birden
amımda gezinen dilini hissettim. O an yaşadığım
gerilim ve korkuya rağmen yoğun bir duygu her yanımı
kapladı. Tahir uzun dilini amımda boydan boya gezdiriyordu.
Kılsız amımın sütlü kahverengi etli dudaklarını
emiyor, kasıklarımı dilliyor, aralarda göt deliğime de
diliyle dokunuyordu. Parmaklarıyla araladığı amıma
dilini sokuyordu. Kalın pembe dudakları götümün beyaz yanakları
üzerinde geziniyor, onları öpüyor, yalıyordu durmadan.
Kocamın onca yıllık
evliliğimizde hiç yapmadığı şeylerdi bunlar. Götümü
sikmekten kaçınan bir adamdı, amımı bir kez olsun bile
yalamamış, öpmemişti. Ama şimdi Tahir'in ağzıyla
amım bir bütün olmuştu. Tüm vücudum titriyor, yanıyordu. Onca
zaman hayallerimi, rüyalarımı süsleyen adam önce bana tecavüz
etmiş, hayvan gibi ırzıma geçmiş, ama şimdi
amımı ağzına almış şevkle yalıyor,
emiyordu. O an ne yapacağımı bilemez hale gelmiştim.
İtiraf etmekte zorlansam da bu yaptığından zevk
alıyordum. Tecavüzcüm bu kez bana hayatımda tatmadığım
duyguları tattırıyordu.
"Abla sende harika
mal varmış, o kadar kadın siktim, hayatımda hiç görmedim
böylesini!" dedi yaptığı işi yarıda bırakarak. Bu
sözlerine nasıl karşılık vermem gerekiyordu? Bir
karşılık vermeli miydim ayrıca? Hoşuma gitmişti sözleri,
ama bunu ona söyleyemezdim. Yakışıklı, çekici bir erkekti,
aramızda onca yaş farkı vardı, ama beni bu sözlerle tahrik
edebiliyordu. Evet, Tahir beni tahrik etmişti, ama ben de onu tahrik
etmiştim, yoksa bunları söylemezdi. Ancak yine de sessiz kaldım ve
bir şey demedim. Bunun yerine alnımı masaya dayadım.
Tahir'in
azgınlığının sonu yok gibiydi. Genç Emine'nin
erkeği olmuştu onca zaman, ama şimdi arkamda durmuş benim
amımı yalıyor, emiyordu. İştahlı emmelerinin
sesleri geliyordu kulağıma. Yüzünü kasıklarıma gömmüş
gibiydi, derin derin aldığı sıcak nefeslerini amımda,
götümde, kasıklarımda hissediyordum. "Öfff, amın
sıcacık, yanıyor resmen!" dedi bir zaman sonra. Hemen
ardından da, "Yeter bu kadar!" diyerek kalktı ayağa.
Başımı
yana çevirip arkaya bakmaya çalıştım, avucuna tükürüp
yarağını sıvazladıktan sonra yavaşça amıma
soktu. Az önce hoyratça ve gaddarca sikmişti, ama şimdi sanki
sevdiği kadını sikiyormuş gibiydi. Yarağını
kimi zaman sert, kimi zaman yumuşak, bazen hızlı, bazen
yavaş şekilde amıma sokup çıkartıyordu.
Yarağını nasıl kullanacağını iyi biliyordu
Tahir.
Göt
yanaklarımı sıkı sıkı tutmuştu, sanki
elinden kaçacakmışım da engel olmaya
çalışıyormuş gibiydi. Oysa kaçacak bir yerim yoktu.
Kaderime razı olmuş gibi bir haldeydim. Tahir'i rüyalarıma,
hayallerime sokmuş, günah işlemiştim. Şimdi o günahın
bedelini sikilerek, tecavüze uğrayarak ödüyordum. Üstelik tam
karşımdaki duvarda kocamın fotoğrafı varken...
Kocamın
gençlik zamanlarında çektirdiği vesikalık
fotoğrafını o öldükten sonra büyüttürüp duvara asmıştım.
Siyah gür bıyıklı hali ile sert bakışları ona
ürkütücü bir hal vermişti, ama ben onun bu halini seviyordum. Gözlerim
fotoğraftaki gözleri ile kesişiyordu istemesem de.
Başımı ne yana çevirsem kocam oradan beni seyrediyordu...
Tahir bir makine
gibi hareket ediyordu. Yarağını amımın en derinlerine
sokup çıkartıyor, içinde sağa sola oynatıyordu.
Parmağının göt deliğimde gezindiğini hissettim bu
sırada, amımı sikerken bir yandan da götümü yokluyordu. Birkaç
defa yarağını çıkardı amımdan, etten kalın
bir sopaya dönmüş yarağıyla göt yanaklarıma tokatlar
attı, göt yarığımda gezdirdi boydan boya. Hemen
ardından yeniden sokup git gel yapmaya başladı.
Sikişmenin
sırrını çözmüştü Tahir, kadınını nasıl
mutlu edeceğini biliyordu. Hiç konuşmuyor, ses bile
çıkartmıyordum, ama Tahir kendi kendine anlayamadığım
bir şeyler söyleyip fısıldıyordu. Soluk soluğa
kalmış gibiydi, nefes alışverişlerini duyuyordum, ama
buna rağmen yorulmak nedir bilmez bir halde amıma
yarağını var gücüyle köklüyordu. Aralarda göt yanaklarıma
tokatlar atmaya başladı. Götümde şiddetli ses patlamaları
yaratan tokatları canımı yakıyordu, ama yine de ses
çıkartmamaya gayret ediyordum.
Zaman ilerledikçe
sanki amım sulanmış gibi Tahir'in amımdaki gidiş
gelişleri kolaylaşmıştı. Hızını bir
azaltıp bir çoğaltarak sikmeye devam ederken tokat seslerine
amımın ve yarağının sesleri karışmaya
başlamıştı. 'Şlap şlap şlap!' sesleri
tokatların seslerini bastırıyordu. Sesler sanki Tahir'i daha da
azdırıyor gibiydi, köklemeleri daha da hızlanıp
sertleşmeye başladığında dayandığım
eski büyük masa da gıcırdamaya başlamıştı.
Giyinik haldeydim, ter içinde kalmıştım.
Derken Tahir
yarağını amımdan çıkarttı ve vakit kaybetmeden
götüme soktu. Yarağının kafasından köküne kadar
girişini hissettim içimde. Ama bu sefer daha az acı duydum. İlk
seferden açılan götüm bu kez daha rahat içine almıştı
yarağını. Tahir bir ileri bir geri yarağını
götümün derinliklerine sokup çıkartıyordu. Belimden sıkıca
kavramıştı koca elleriyle. Yarağı köküne kadar girip
çıkıyordu götüme, şişen ve sertleşen taşaklarının
kasıklarıma çarpmasını duyuyordum çıkan seslerle.
Sanki amımı sikiyormuşçasına 'Şlap şlap şlap!'
sesleri gelmeye başlamıştı yine.
Ancak saniyeler
geçtikçe götümden tüm vücuduma acı yayılmaya başladı. Götüm
amım gibi sulanıp ıslanmıyordu, Tahir'in koca
yarağı kuru göt deliğimin içinde gidip geldikçe zımpara
gibi yakmaya başlamıştı. O ana dek ses etmeden
durabilmiştim, ama şimdi acılı iniltiler çıkartmaya
başlamıştım. "Ağhhh, ıyyyy, uhhhh, ımmm!"
sesleri istemsizce ağzımdan çıkıyordu. Duyduğum
acıyla beraber vücut ısım da yükselip terden
sırılsıklam bir hale gelmiştim. Alnımdaki ter
damlacıkları sikişmenin şiddetinden masanın üzerine
yağmur damlaları gibi düşüyordu.
Ama benim
çektiğim acı Tahir'in umurunda değildi. Az önce amımdan
sikerken bana zevk vermişti, ama şimdi sadece acı veriyordu. O
sadece tavuğunu siken bir horoz gibi işini görüyordu.
Aldığı zevk ona yetmiyormuş gibi birkaç kez götüme tüm
gücüyle abandı, o anlarda götüm yırtılacak gibi oldu, sanki
taşaklarını bile sokmaya çalışıyor gibiydi.
Şiddetli bir, "Ağğhhhh!" sesi büyük salonun duvarlarında
yankılanırken, Tahir'in, "Ohhhh!" sesi benimkini
bastırmıştı.
"Yavaaşşş,
çıkartt, Allah aşkına çıkarttt, yapmaaa!" dedim birkaç kez
yüksek sesle. Ikınmalarımın, inlemelerimin arasında
zorlukla söylediğim bu sözler Tahir'i yola getirmiş olacak ki
götümden çıktı. Yarağının
çıkışıyla birlikte götümün içinde serin bir havanın
dolaştığını hissettim. Göremiyordum ama minik göt deliğimin
kocaman bir hale geldiğine emindim...
[Rabia]
|