|
Finlandiya'da Tanıdığım Olgun Lisa! (3) (Mert 28 Y., Helsinki / Finlandiya)
Lisa ile harika
bir süre geçirmiştim ve Türkiye'ye dönmüştüm. Tabii Türkiye'ye
dönünce hiçbir şey oradaki gibi olmuyordu. Finlandiya'da edindiğim
dostlarımı, oradaki iş arkadaşlarımı, oranın
ortamını ve en önemlisi Lisa'nın
sıcaklığını arıyordum. Türkiye'ye döndüğümde birkaç hafta kendime gelememiş, neredeyse
depresyona girmiş bir
biçimde yaşamıştım. Finlandiya'da yaptığım
staj gerçekten benim için çok iyi neticeler getirmişti. O staj sayesinde
çok rahat bir şekilde iş buldum. Finlandiya'da staj yaptığım
firma benim için iyi bir referans vermiş ve bu sayede ben de
güzel bir iş bulmuştum.
Aradan tam 3 sene
geçmişti. Lisa ile sohbet ediyorduk, ama sohbetlerimiz gün geçtikçe
seyrekleşmeye başlamıştı. İlk başta her gün
konuşan biz, daha sonra 2 günde bir, haftada bir, iki haftada bir ve
sonunda da ayda bir konuşur hale gelmiştik. Yine de hiçbir zaman
bağlantıyı tamamen kopartmadık.
Bir yaz dönemiydi,
3. Senenin yazıydı. Lisa ile sohbet ediyorduk ve Lisa'nın sesi
her günkünden biraz daha farklı geliyordu. Sohbet biraz devam ettikten
sonra, "Ben bu yaz Türkiye'ye geleceğim!" dedi.
İnanamamıştım. O kadar büyük bir şok geçirmiştim
ki, kendime gelmem uzun bir süre almıştı. O haberden sonra
günlerin geçmesi benim için iyice zorlaşmıştı. Lisa'nın
gelmesi için gün sayıyordum ve vakit bir türlü geçmiyordu. Gerekli
işlemleri halletmişti ve burada bir tanıdığı
olduğu için çok rahat gelecekti. Haziran ayının sonuna biletini
almıştı. Yanımda tam 2 hafta tatil yapacaktı. Lisa ile
baş başa 2 hafta! Düşüncesi bile çıldırtıyordu
beni.
12 günlük bekleme
süresinden sonra artık o büyük gün gelip çatmıştı. Lisa ile
rahat olabilmek için 2 haftalık izne çıkmıştım.
İşle uğraşmak istemiyordum. Vaktimi tamamen ona
ayırmak istiyordum. Sabah erkenden kalktım. Lisa'nın
uçağı saat 2 gibi inecekti havaalanına fakat ben erkenden
hazırlanıp evden çıkmak istiyordum. Önce güzel bir kahvaltı
yaptım, sonra da duş alıp bakımlı bir şekilde
hazırlanarak evden çıktım. Havaalanına ulaştığımda
Lisa'nın uçağının inmesine 3 saat vardı.
Havaalanı içindeki kafelerden birisine oturdum, bir kahve içip bir
şeyler okudum zamanın geçmesi için. Uçağın inmesine az bir
süre kala da yavaşça kalkıp gelen yolcu kısmının önüne
gittim. Lisa'dan önce inecek 2 uçak vardı. Önce birisi indi, daha sonra da
diğeri ve artık sadece onun uçağı kalmıştı
listenin başında. Tırnaklarımı kemirecektim heyecan ve
stresten. Ben 26 yaşında, o da 48 yaşında iki
insandık. Acaba nasıl değişimler olmuştu ikimizde?
Telefonla konuşuyor, birbirimize fotoğraf atıyorduk, ama
canlı görmek gerçekten farklıydı.
Sonunda Helsinki
uçağının indiği anonsu geldi ve ben gözlerimi kapıdan
bir an olsun ayırmadan gelen yolcu kısmına bakıyordum. Bir
sürü insan çıkıyordu ama Lisa yoktu aralarında. O saniyeler resmen
saat gibi gelmiş, ömrümden uzun bir süre götürmüştü. Ve en sonunda
Lisa'yı gördüm. Kızıl saçları sanki daha geçen hafta
bırakmışım gibi aynıydı, boyu ve rengi hiç
değişmemişti. Hiç kilo almamış, hiç kilo
vermemişti. Sanki aradan 3 sene değil de 1 ay geçmiş gibiydi. Halen
o bildiğimiz Lisa vardı orada. Etrafa bakındı bir süre,
beni arıyordu o da. Bir süre elimi kaldırmadım ve onun
bakışlarını izledim. Sonra da hafifçe elimi kaldırarak
onun dikkatini çektim. Gülümseyerek bana doğru geldi. Bacaklarım
titriyordu heyecandan. Onunla ilk yattığım anda olanlar
olmuştu yine.
Lisa bana
doğru geldi ve boynuma sıkıca sarıldı. Mis gibi
kokusunu burnuma çekince tüm yaşadıklarımız kısa bir
film gibi gözlerimin önünden geçti. Ben de onu sıkıca
sarmaladım. Ne kadar sürdü hatırlamıyorum, ama epeyce bir
sarılmış ve o halde kalmıştık. Lisa kısa bir
şort giymişti, üstünde de askılı bir tişört
vardı. Sade ama aşırı şıktı.
Bacağının üstüne bir dövme yaptırmıştı 10 cm
uzunluğunda. Bunun dışında vücudunda hiçbir
değişiklik yoktu. El ele tutuşmuş bir şekilde arabama
doğru yürürken hiç konuşmuyorduk. Anlatacak o kadar çok şey
vardı ki, ama biz susmayı tercih etmiştik.
Arabaya
bindiğimizde ise o suskunluk yerini ateşli öpücüklere
bıraktı. Lisa ile dudaklarımız birbirine hasretle
sarılıyor, bir onun dudağı, bir benim dudağım
üste çıkıyordu. Birbirimizi bırakamıyorduk adeta sonsuza
kadar orada öpüşecekmiş gibi hissediyorduk. O uzun öpüşmeler
sonunda nefes nefese kalmış halde birbirimizi bıraktık. "Seni
çok özledim!" dedim. Güldü ve "Ben de!" dedi. Bir süre kendimize
gelmek için bekledikten sonra ben arabayı çalıştırdım
ve yola çıktık. Yola çıktığımız anda
sohbetimiz iki yakın arkadaşın sohbetine döndü. Lisa'ya, "Neden
Taito'yu getirmedin?" diye sordum. Lisa da, "Bu sene biraz
yoğun, gelecek vakti yoktu." dedi. Ben de, "Aslında
baş başa kalma fikri de çok iyi!" dedim. Lisa yine o klasik
gülümsemelerinden birisini attı.
Yolda sohbet ede
ede evime geldik. Lisa evimi çok beğenmişti, "Senin hep zevk
sahibi bir insan olduğunu düşünüyordum zaten." dedi ve dönüp
dudaklarıma bir öpücük kondurdu. Daha sonra, "Peki ben nerede
yatacağım?" dediğinde birbirimize birkaç saniye baktık
ve kahkahayı kopardık. Onunla birlikte benim odama geçtik ve kendini
yatağıma attı. Yatağımın üstünde bir güzellik
tanrıçası yatıyordu adeta. Bembeyaz ve fit bir vücut, güzel bir
yüz ve olgun bir kadın.
Yavaşça onun
ayaklarının ucunda diz çöktüm ve ayak parmaklarına öpücükler
kondurmaya başladım. Lisa güldü ve "Çok ateşlisin halen
genç adam!" dedi. Lisa'ya, "Senin ateşin 3 senedir içimi
yakıyor!" dedim. Kahkaha attı tekrardan ve daha sonra
dinlenmenin tadını çıkarttı. Ben de ayak parmaklarına,
ayaklarına öpücükler ve dil darbeleri bırakıyordum sürekli. Doyamıyordum
Lisa'nın vücuduna, ondan sonra yattığım hiçbir kadın onun
verdiği tatmin hissinin yarısını verememişti.
Lisa bir süre
sonra kafasını kaldırdı ve "Şarap var mı?"
dedi. Ona, "Olmaz mı!" diyerek hemen içeriye gittim. Lisa
geleceği için bir sürü içki stoku yapmıştım. Bir
kırmızı bir de beyaz şarap kaparak içeriye geçtim
tekrardan. Lisa'nın kadehine kırmızı şarabı koydum
ve uzattım. Lisa bir sigara yaktı ve kadehinden bir yudum şarap
aldıktan sonra bana, "Uzun uçuşlardan sonra birazcık
şarap içmezsem kendime gelemiyorum." dedi. Onu keyifle dinliyordum.
Sohbet sürekli akıyordu. O kadar süredir konuşuyorduk, ama hala da
konuşacak şeyleri buluyorduk. Lisa bana 3 yıldır Finlandiya'da
neler yaptığını anlattı; ben de ona burada neler
yaptığımı anlattım.
İkişer
kadeh şarap içtikten sonra Lisa'nın yanına sokuldum iyice ve
saçlarını okşamaya başladım. Lisa gülümseyerek gözlerimin
içine bakıyordu. İkimizin de gözlerinde heyecan vardı. Aynı
duyguları hissediyorduk. Lisa'ya, "Sen bana, eğer aramızda
yaş farkı olmasaydı evlenirdik dedin ya? Bence o yaş
farkı hiç önemli değil. İkimiz de aynı şeyler
hissediyoruz baksana!" dedim. Lisa sırıtarak avucumun içine
birkaç öpücük bıraktı. "Çok özledim seni!" dedim. Gözlerini
kırptı sadece ve dudaklarımız tekrardan birleşti. Bu
seferki otoparktaki kadar sert değildi; daha aşk ve sevgi
barındıran, şefkatli ve romantik öpücüklerdi. Lisa'yı bir süre
öpüyordum ve sonra dudaklarımı çekip birkaç aşk sözü
fısıldıyordum. Sonra da tekrardan öpüyordum o güzel
dudaklarını.
Akşama
kadar sadece öpüşme ve dokunma ile geçti o günümüz. Lisa, "Eee,
bakalım buranın geceleri nasılmış?" dedi bana.
Akşam yemeğini yemek için hazırlandık ve
dışarıya çıktık. Önce lüks bir restoranda yemek yedik,
daha sonra da, "Bugün biraz gençlerin olduğu yere gidelim.
Kasıntı kulüp ve lokalleri istemiyorum." dedi. Birlikte, genelde
gençlerin takıldığı bir bara gittik. Lisa ortamı çok
beğenmişti. Ucuz bir eğlence mekanıydı, ama ipsiz
sapsız insanları almıyorlardı. Zaten mekanın sahibi
arkadaşım olduğu için daha rahattık.
Hemen
biralarımızı söyledik ve ambiyansı seyre daldık.
Müzikler çok rafine ve sağlamdı. Bir blues, arkasından Rock, daha
sonrasında 70'ler Pop ve Fantazi çalıyor; her tarzdan insana hitap
ediyordu. Lisa, "Burayı çok beğendim." dedi ve hafif hafif
dans etmeye başladı. Kalçalarını güzelce
kıvırıyor, ama aşırıya kaçmadan, ortamdaki ilgiyi
üstüne çekmeye çalışmadan düzgünce dansını yapıyordu.
Kalçalarını önüme sürttükçe ben tuhaf oluyordum.
Bir süre sonra
müzik tarzının da hafifçe değişmesiyle herkes kendi
aleminde olduğu için kimseyi takmıyor, ayakta sevişiyorduk
resmen. Lisa önümde süzülürken ellerimi onun kalçasına koymuş bir
halde dudaklarını emiyordum. Lisa'nın ateşi ve enerjisi
ikimizi de taşıyordu adeta. Kendimi resmen ona
bırakmıştım. Lisa bir süre sonra arkasını döndü
ve kalçalarını sürtmeye başladı önüme. Ben de boynunu
emiyor ve zevkten kuduruyordum arkasında. Ellerimi hafifçe
bacaklarına attım ve bacaklarını okşamaya
başladım bir yandan. Saat 24:00'e dek deliler gibi dans ettik, içtik
ve seviştik. Saat 01:00'e doğru da mekandan çıktık. Taksiye
binerek evimizin yolunu tuttuk.
Lisa güzel bir
gece geçirmiş, çokça içmişti ama halen kendindeydi. Eve
geldiğimizde ise gecenin daha bitmediğini ikimiz de biliyorduk. O
gece Lisa'yla 3 yılın özlemini çıkartır gibi defalarca
birbirimizin olmuştuk. Ertesi gün o kadar yorgunduk ki, evden
çıkmadık...
Günler çok çabuk
geçiyordu. Lisa bana Finlandiya'daki son günümde harika bir sürpriz
yapmıştı. Lisa'nın da gidiş günü
yaklaşıyordu ve benim de ona bir şey yapmam gerekiyordu.
Aklında kalacak ve onu zevkten delirtecek bir şeyler. Düşünmeye
başlamış hatta birkaç cinsellik forumunda bunu
araştırmıştım. En sonunda bir şeye karar verdim.
Bizim bu son sevişmemizi videoya çekecektim. Hem ikimiz için de bir
hatıra olacaktı, hem de kamera önünde sevişmenin nasıl bir
duygu olduğunu tadacaktım.
Son güne
geldiğimizde, bir ara odanın içerisine 4 tane farklı açıdan
çeken kamera taktım. Lisa'nın hiçbir şeyden haberi yoktu ve
içeride oturuyordu. Merkezde bulunan seks shoptan bizim için birkaç şey
almıştım. Her şey muhteşem olacaktı. Lisa'ya fark
ettirmeden ince ince işliyordum her şeyi. Yatak odamızı
hazırlamaya başlamıştım.
En sonunda her
şey bittiğinde Lisa'nın yanına gittim. Gülümseyerek, "Gel
buraya sevgilim!" diyerek onu kucakladım ve dudaklarından öptüm.
Lisa hem şaşırdı, hem güldü. Onu biraz öptükten sonra yere
bıraktım ve "Diz çök bakalım!" dedim. Önce anlam
veremedi, sonra da bir şeyler yapacağımı anlayarak
muzır bir ifadeyle diz çöktü. Saçlarından yavaşça yakaladım
ve onu dizlerinin üstünde bir köpek gibi yatakodasına doğru yürütmeye
başladım dört ayak üstünde. Lisa gülüyordu, böyle bir şey
yaşamadığına emindim. Yaşadığı
sevişmelerin hepsi genelde standart şeyler üzerineydi, ama ben ona
farklı bir şey yaşatmak istiyordum.
Odaya
girdiğinde kameraları gördü ve "Demek bizi kayıt edeceksin
ha?" dedi. Bir şey demeden yatağa oturdum. Ayaklarımı
göstererek, "Başla!" dedim. Lisa halen suratındaki muzip
ifadeyleydi. Yanıma geldi ve eğilip ayaklarımı öpmeye,
dilini parmaklarımın üstünde gezdirmeye başladı.
Müthiş keyif alıyordum, ama bu sefer otorite de, baskın olan
taraf da bendim. O yüzden kendimi salmamam gerekiyordu. Lisa öne doğru bir
köpek gibi eğildiğinde, kalçaları yukarıya doğru
çıktı ve harika bir manzara oluştu. Eğilip ara sıra onun
çıkık kalçasına tokatlar atıyordum.
Lisa'nın
saçlarını hafifçe çekerek, "Tamam, yeter bu kadar!" dedim.
Kenarda duran içki sepetini göstererek, "Bana bir kadeh şarap koy!"
dedim. Sonra da yatağa uzanarak Lisa'yı izlemeye başladım.
Kalktı, gidip bir kırmızı şarap aldı ve kadehe
koyup bana getirdi. Şarabı yavaşça içerken, "Dans etmeye
başla!" dedim önceden ayarladığım bir striptiz
müziğini açarak. Lisa her planladığım şeye biraz daha
şaşırıyordu. Birkaç saniyelik duraksamadan sonra
kıvırmaya başladı. Bir süre kalçalarını
sallayarak, göğüslerini okşayarak ve güzelce bir şov yaparak
beni azdırdı.
Lisa'ya, "Üstündeki
bodyi çıkart!" dedim. Ellerini iki yana attı ve bodyi tek
hamlede çıkarttı. Kenarları dantel işlemeli mor bir sutyen
ile kaldı karşımda. Dimdik beyaz göğüslerini görünce
yelkenleri suya indirip neredeyse atlayacaktım üstüne, ama sonra kendimi
frenledim. Bugün ilk başta sevişmeyi isteyen o olacaktı, ben
değil! Lisa'nın o sexy vücudunu biraz seyrettikten sonra, "Şimdi
de altındaki taytı çıkart!" dedim. Lisa arkasını
bana doğru döndü, harika bir biçimde domalarak taytını
çıkartıp attı. İçim gidiyordu, ama dayanmak istiyordum.
Lisa altına mor renkte bir tanga giymişti.
Şarabım
bitmişti, Lisa'ya şarabımı uzattım ve "Bir kadeh
daha!" dedim. Gelip kadehi elimden aldı ve bir kadeh daha şarap
getirdiğinde onu kolundan kendime çektim. Yanıma düştü ve
gözlerime bakmaya başladı. Şarabımı içerken ben kalktım
bu sefer ayağa. Önce tişörtümü, ardından da pantolonumu
hızlıca çıkarttıktan sonra çırılçıplak
kaldım karşısında. Sikim dimdikti, şarap kadehinin
içine hafifçe sikimi daldırdım ve Lisa'yı saçlarından tutup
sikimi ağzına sertçe soktum. Sonra çıkartıp tekrardan
kadehin içine batırdım ve bir daha ağzına sokup
çıkarttım. Lisa'nın nefes alışverişinden bundan
keyif aldığını anlıyordum.
Bunu 4-5 kez daha
yaptıktan sonra kadehi ona verdim ve "İç!" dedim. Kadehi
aldı ve içindeki şarabı tek seferde içip gülümsedi. Eğilip
dudaklarını öptükten sonra çekmeceye koyduğum siyah tüylü
kelepçeyi çıkarttım. Lisa bir kere daha
şaşkınlıkla bakmıştı bana. Yatağa
yüzüstü uzanmasını emrettim ve ellerini birleştirerek
bileklerinden kelepçeledim demirlere. Lisa beni göremiyordu. Ben de onun mis
gibi bembeyaz kalçasına, sırtına ve bacaklarına
bakıyordum.
Kemerimi
aldım kenardan, ikiye katladım ve Lisa'nın kalçasına orta
ayarda vurdum. Bunu beklemediği için ilk şok dalgasında, "Ahh!"
diye çığlık attı. Sonra yavaşça bir kere daha vurdum,
sonra bir daha ve bir daha. Lisa'nın süt gibi beyaz kalçası ve narin
teni bu orta ve yavaş vuruşlarda bile kızarıyordu.
Vurmayı kestiğimde Lisa nefes nefese kalmış bir halde
bekliyordu.
Kalçasının
alt kısmına oturdum ve sikimi kalçalarının üstüne koydum.
Lisa hafif hafif kalçalarını oynatıyordu. Gülerek, "Ne?"
dedim. Lisa, "Hadi girmeyecek misin artık?" dedi. Ben de, "Henüz
değil!" diyerek tangasını tek hamlede kopardım. Lisa
derin bir nefes alıp verdikten sonra; ben hafifçe eğilerek
kafamı kalçalarının arasına soktum ve amını
yalamaya başladım. Lisa ile birçok kez birlikte olmuştum ama bu
kadar sulandığını hatırlamıyordum. Dilimi
değdirdiğim anda yüksek perdeden inlemeye ve hatta
çığlıklar atmaya başlamıştı. İyice sulanması
için yarım dakika kadar yalamam yetmişti.
Yalamayı
bitirdikten sonra sikimi amına sürtmeye başladım. Lisa bir süre
dayandıktan sonra, "Hadi, gir artık!" dedi. Lisa'ya, "Hayır,
yalvar!" dedim. Lisa "Yalvarırım gir artık! Sik beni!"
diye bağırdı. İstediğimi almıştım
artık ve ben de dayanacak durumda değildim. Sertçe soktum içine ve
Lisa kulakları tırmalayan bir çığlık attı. Ben
dayanamıyordum, kendimi kontrol edemiyordum. O kadar sert giriyordum ki
Lisa'nın amına, seslerimiz anında odayı
kaplamıştı.
Ben
pompaladıkça Lisa altımda eziliyordu. "Lütfen çöz ellerimi,
lütfen!" dedi, ama daha çözmeyecektim. Kalçasına sertçe bir tokat
attım, "Daha değil!" diyerek ve o güzel amını
sikmeye devam ettim. Lisa altımda çığlıklarla inlerken ben
onun sulu ve sıcacık amının içinde keyiften kuduruyordum. O
pozisyonda bir 10 dakika harcadıktan sonra içinden çıktım. Lisa'nın
sulu amı kıpkırmızı olmuştu.
Lisa'nın
ellerini çözdüğümde üstüme azgın bir orospu gibi atladı ve hemen
kucağıma oturup sikimi içine aldı. Lisa üstümde öyle büyük bir
hınç ve istekle hopluyordu ki, benim kasıklarım acıyordu
adeta. Bir yandan üstümde hoplarken, bir yandan da kendini okşuyordu. Lisa
5-6 dakika sonra kasmaya başladı kendini. Amını iyice
sıkıyor ve sonra bir daha gevşetiyordu. En sonunda tamamen
üstüme oturdu, hiç hareket etmemeye başladı. Orgazm olmuştu
titreyerek. Lisa gözlerime sevgiyle baktı ve eğilip dudaklarıma
kocaman bir ödül öpücüğü bıraktı, "Böyle bir orgazm
hatırlamıyorum!" dedi.
Kendine bir kadeh
şarap koydu ve sigarasını yakarak oturup içmeye
başladı. "Ama kalçalarım fena acıyor!" dedi
gülerek. Lisa'ya dinlenme ve toparlanma zamanı vermiştim, ben de
birazcık güç topluyordum. Lisa şarabını bitirmeye
yakın kadehinde kalan son bir parmak kadar şarabı benim sikimin
üstüne döktü. Sonra da, "Madem sen bunları yaparak bende bir anı
bırakmak istiyorsun... Ben de sana bir anı bırakayım!"
dedi ve sigarasını aniden kasıklarıma bastırarak
söndürdü. Fena halde canım yanmış, ama bu acıdan bir o
kadar da keyif almıştım.
Lisa'yı
sertçe çekerek, "Gel bakalım buraya sürtük!" dedim. Böyle
kelimeleri çok nadir kullanırdım, ama o an ikimizi de
azdırmıştı bu sözler. Lisa'yı yatağa
sırtüstü yatırdım, sikimi biraz amına sürttüm. Lisa
tekrardan amına gireceğimi sanıyordu, ama benim isteğim
sadece zevk sularından alıp sikimi iyice ıslatmaktı. Biraz
sikimi ıslattıktan sonra sertçe götüne girdim. Lisa sert bir
çığlık bastı. Eğilip göğüslerini ısıra
ısıra sertçe emiyor ve bir yandan da götüne pompalıyordum sikimi.
Lisa'nın göğüsleri hızlı hızlı sallanmaya
başladı önümde. Hayatta geçirdiğim en zevkli dakikalardı
bunlar.
Lisa'nın
götüne boşaldığımda ise sanki tüm enerjim akıp gitmişti
vücudumdan. Boşaldığım an dayanamayıp Lisa'nın
üstüne çökmüştüm. Lisa gülerek, "Kalk hadi üstümden koca adam!"
dedi. O güzel koku, o yumuşak vücut ve o sıcacık delikten
ayrılasım yoktu. Biraz daha o halde durduktan sonra içinden
çıktım ve kenara attım kendimi. Lisa ile yan yana
yatıyorduk. O gün Lisa ile gün ağarana kadar sevişmiştik ve
defalarca tatmin olmuştuk karşılıklı. Saat 06:00 gibi
de uyuyakaldık sabahın ilk ışıklarında. Lisa'nın
uçağı akşamüstü 5'te olduğu için rahat rahat
yıkanmaya, hazırlanmaya ve uçağa yetişmeye vaktimiz
olmuştu.
Lisa'yı
uğurlarken, "Umarım en yakın zamanda yeniden görüşebiliriz!"
dedim ve dudaklarından sıkıca öptüm. Lisa giderken, "O
videonun bir kopyasını da bana mail atar mısın?" dedi.
Gülerek, "Tabii ki!" dedim ve Lisa'yı uçağa bindirdikten
sonra hemen evime geçip videoyu almak için kamerayı açtım.
Kamerayı laptopa bağlayıp videoyu izledim. O anları
sıkılmadan izliyordum. Her şeyi kontrol ettikten sonra tam
kapatırken Lisa'yı gördüm. Kamerayı eline
almıştı. Ben o arada uyuyordum ve o da
çırılçıplak bir halde evde dolaşıyordu. Bana, "Seni
çok seviyorum ve yaşattığın her şey için teşekkür
ederim!" dedikten sonra sutyenini ve külotunu yastığımın
altına sakladı. Hemen yerimden fırladım ve gidip
yastığın altına baktığımda o
kopardığım tanga ile dantel işlemeli sutyeni gördüm. Elime
alıp kokladım onları bir süre ve sonra videoyu hemen kaydedip
mail olarak Lisa'ya gönderdim.
Lisa ile son
görüşmemiz de bu halde oldu. Lisa geçen sene evlendi, ama
arkadaşlığımızı asla koparmadık.
Düğününe davet etti beni, ama maalesef gitmek için gerekli belge ve
izinleri ayarlayamadım. Lisa ile aramda geçen fırtınalı
ilişki de bu şekilde sonlanmıştı. Şimdi o
Finlandiya'da, yeni eşi ve çocuğuyla birlikte mutlu bir hayat
sürüyor. Bana da sürekli bol bol fotoğraf atıyor. Seviyemizi
koruyarak aramızdaki ilişkiyi iki arkadaş, iki eski dost gibi
sürdürmeye devam ediyoruz. (SON)
[Mert]
|