Kaymak Gibi 66 Seks Hikayeleri!

Dedemin Kiracısı Kuduruk Çıktı! (7. Bölüm)


Dedemin Kiracısı Kuduruk Çıktı! (7. Bölüm) (Serdar 20 Y., Ankara / Türkiye)

Küvet dolunca kendimizi sıcak suya bıraktık. Konuşmadan dinleniyorduk. Huzur doluyduk. Yarım saat kadar sonra ayağa kalkıp yıkanmaya başladık. Zübeyde ablayı öne eğip, göt deliğine bolca köpük bıraktım ve yavaşca sikimin başını soktum götüne. Zübeyde abla, "Ihhh!" dedi. Geri kalanını sokmam zor olmadı. Ben götünde gidip gelirken, o da düşmemek için musluktan tutunuyordu. Bir süre sonra iyice hızlandım. Fazla dayanamamıştım, birkaç kez daha girip çıktıktan sonra köküne kadar sokup boşaldım. Sikimi çıkartıp bir süre o görüntüye baktım. Göt deliği nefes alır gibi açılıp kapanıyordu. Durulanıp kurulandıktan sonra giyinip yola koyulduk. Kendi ilçemize varınca, Zübeyde ablayı evine bırakıp, ben de eve gittim. Arabayı evin yakınlarında bir yere parkettim. Eve girdiğimde herşey normaldi.

Sonraki 2 gün sakin geçti. Bir ara kuyumcuya uğrayıp güzel bir kolye aldım, tatilde Zübeyde ablaya güzel bir jest yapmak istiyordum. Bu arada planımız değişmiş, tatile otobüs yerine arabayla gitmeye karar vermiştik. Ama Zübeyde abla yine benden bir gün önce çıkacak ve ilçedeki evinde beni bekleyecekti. Nihayet gün gelip çattı. Kahvaltıdan sonra herkesle vedalaşıp çıktım, arabaya atlayıp ilçeye gittim. Zübeyde abla eşyalarını hazırlamış benim gelmemi bekliyordu. Eşyalarını alıp yola çıktık.

Yolumuz uzundu, konuşacak çok şey vardı. Aklımda Handan'la olan ilişkimi anlatmak vardı, ama bunun ters tepmesinden korkuyordum. Anlatmadan önce yoklamak için, "Beni başka kadınlardan kıskanırmısın?" diye sordum. Zübeyde abla da, "Normalde çok kıskanç biriyim. Ama seninle durumumuz farklı. Gençsin, bana bağlı kalmak zorunda değilsin, tabiki gidip çapkınlık yapacaksın. Ama benim görmeyeceğim şekilde olsun lütfen!" diyerek beni rahatlattı. Ben de, "Sana birşey söylemek istiyorum, bunu benden duy, ilerde başkasından öğrenmeni istemem!" dedim. Meraklı bakışlarla bana bakarak, "Dinliyorum?" dedi.

"Handan'la birlikte olduk!" dedim ürkekçe. Ama suratında şaşırma ifadesi yoktu, aksine hafif sırıtarak, "Bunu seni Handan'ın evinde ilk gördüğümde anlamıştım ben zaten! Ne zamandır onu o günkü kadar mutlu görmemiştim. Doğrusu bunu bana anlatacağını sanmıyordum, anlattığın için teşekkür ederim!" deyip ıslak bir şekilde yanağıma bir öpücük kondurdu. Ben şaşırmıştım, "Kızmadın mı şimdi sen bana?" dedim. O da, "Handan kardeşim sonuçta, ama evliliği bitik. Eğer biri onun bu açlığını kapatacaksa, o zaten sen olmalısın! Kardeşimi mutlu görmek beni de mutlu eder!" dediğinde, üstümden koca bir yük kalkmıştı.

Dinlene dinlene gece geç vakit Bodrum'a vardık. Otele girip Check-in yaptırdık. Resepsiyondaki kız bir süre bize ve kimliklerimize baktıktan sonra tekrar, "Hoşgeldiniz!" diyerek anahtarı uzattı. Aramızdaki yaş farkı gözüne çarpmış olmalıydı. Odamıza çıkıp kendimi yatağa bıraktım. Gözlerim sürekli yola bakmaktan yorulmuştu. Uyumak istiyordum, soyunup boxerimle yattım. Zübeyde ablayı da uzun yolculuk yormuştu. O da soyunup, sütyen külotla yatağa attı kendini...

Sabah erken uyandığımızda, acıkmıştım, ama öncesinde deli gibi yüzmek istiyordum. Zübeyde abla da benimle aynı fikirdeydi. Bir süre yatakta uzandık. "Hadi bakalım havuza!" diyerek kaldırdım onu. Ben odada şortumu giyerken, o da banyoda bikinisini giyinip geldi. Beyaz bir bikini vardı üstünde ve muhteşem vücudu ortaya çıkmıştı. Üstüne ince bir elbise geçirdi. İndik havuza.

Havuzun başında fazla kimse yoktu, kahvaltı vakti gelmek üzereydi zaten. Havuz başında olanlar orta yaş kadınlı erkekli insanlardı. Muhtemelen çoğu da Türk değildi. Ben direk kendimi sulara bıraktım. Zübeyde abla da üstündeki ince elbiseyi sıyırıyordu bu sırada. Etraftaki birkaç erkeğin kafasını ona çevirdiğini farkettim. İçimde kıskançlıkla birlikte böyle bir kadına sahip olmanın gururu vardı. Zübeyde abla da kendini suya bırakıp yanıma geldi. Suyun içinde öpüşüp elleşiyorduk. Balayı çifti gibiydik. Kimse umrumuzda da değildi açıkcası.

Bir ara havuzdan çıkıp resepsiyona gittim. Oda numaramı belirtip, odaya kahvaltı istedim. Biz odaya çıkana kadar hazır olacak, ben aradığımda getireceklerdi.

Bir süre daha yüzdükten sonra odamıza çıktık. Direk duşa girdim, hızlı bir duş alıp çıktım. Benden sonra Zübeyde abla girdi duşa. Resepsiyonu arayıp kahvaltıyı yollamalarını istedim. Çok geçmeden garson kahvaltıyı getirdi. Balkondaki masaya hazırlattım. Garson çiçek ve mumlar da getirmiş ve bu hareketiyle bahşişi kapmıştı. Mumları yakıp bekledim. Zübeyde abla duştan çıkıp, balkondaki manzarayı görünce çok mutlu olmuştu. Gözlerinden bunu okuyabiliyordum. Balkonumuz gündoğumunu görüyordu. Muhteşem manzara eşliğinde kahvaltımızı yapıp sohbet ettik.

Daha sonra yerimden kalkıp ona çaktırmadan kolyeyi boynuna taktım. Yerinden kalkıp sarıldı bir süre. Sonra dudaklarıma ıslak ateşli bir öpücük kondurdu. Dudaklarımız ayrılmadan ateşlice öpüşmeye başladık. Birbirimizi sürükleyerek yatağa attık. Yatağa girene kadar üstümüzdeki herşeyi çıkarmıştık.

Çıplak bedenlerimiz birbirine sürttükçe tahrik oluyordum. Zübeyde abla üstümde ağırlığını bana vererek hem sürtünüyor hem dudaklarımı öpüyordu. Bir süre sonra dudakları boynuma ordan da göğüslerime geldi. Meme uçlarımı bile yalayıp beni çıldırtıyodu. Sikim kazık gibi olmuş, başı şişmişti. Bir süre sonra sikim ağzındaydı. Sanki am sikiyordum, o denli zevk veriyordu bana saksosu. Zübeyde abla için erkeğini mutlu etmek bile zevk almasını sağlıyordu. Sakso çekerken kendi de kuduruyordu. Daha sonra üstüme ters bir şekilde uzandırıp, 69 pozisyonuna geldik. Müthiş sulu amı gözlerimin önündeydi. En ufak kıl tanesi bile yoktu, ne amında, nede göt deliğinin etrafında. Kaymak gibi yapmıştı amını götünü. Kafamı gömüp, amını yalamaya başladım.

Sanki amıyla öpüşüyordum. Ağzım burnum am sularıyla sırılsıklam olmuştu, ama aldırış etmeden yalamaya devam ediyordum. Ben yaladıkça o da daha çok zevke gelip, deli gibi somuruyordu sikimi. Bir süre daha birbirimizi yaladıktan sonra Zübeyde abla üstüme çıktı, eliyle sikimi amına hizalayıp bir anda içine aldı, "Ihhh!" deyip dudaklarını ısırdı. Sikimi içinde hissedene kadar bekledikten sonra üstümde zıplamaya başladı. Ben de iki elimle kalçalarından tutmuş, oturup kalkmasına yardım ediyordum. Sikimin çoğunu yavaşça çıkarıp bir anda hepsini içine alıyordu. Gözlerini kapatmış aldığı zevki yaşıyordu. Sonra birden hızlanmaya başladı. Anlaşılan boşalacaktı.

Zübeyde ablayı üstüme iyice eğip göğüslerini emmeye başladım. Alttan da seri bir şekilde pompalıyordum. Buna fazla dayanamayıp, titremeye başladı. Bacaklarını sıkıp beni yavaşlatmaya çalıştıkça, ben daha da hızlanıyordum. Çok geçmeden de boşalmaya başladı. Sikim içinde am sularıyla ıslanırken, kasılan amı sikimi sıkıp sıkıp bırakıyodu. İnanılmaz bir zevk denizi içindeydik ikimiz de. Ben de kendimi kasmayı bırakıp içine boşaldım. Nefeslerimiz dengesizleşmiş, ikimiz de terden sırılsıklam olmuştuk. Üstümde bir süre daha kaldıktan sonra kalkıp, elini amına tutarak duşa girdi. Ben bir süre daha dinlendikten sonra yanına gittim.

Yıkandıktan sonra duştan çıkıp yatağa uzandık. Zübeyde abla göğsüme uzanmış, aldığım kolyeye bakıyordu. "Yeniden doğmuş gibiyim seninle, senin yanında kendimi hiç de yaşlı hissetmiyorum. Sanki 20'li yaşlarda, yeni evlenmiş genç bir kız gibiyim. Herşeyi seninle öğrenip, herşeyi seninle yaşıyorum gibi. Sen hayatıma girmeden önce sıradan biriydim, sen bana özel olduğumu hissettirdin!" dedi. İkimiz de mutluyduk, ben de konuşup büyüyü bozmak istemedim. Öylece bir süre yattık. Biraz daha öyle kalsak uyuyakalacaktık. Aslında yorgundum, ama ilk günden de odaya kapanmak istemiyordum. "Hadi kalk, arabayla biraz çevreyi gezelim!" diyerek kaldırdım Zübeyde ablayı. Hazırlanıp çıktık otelden.

Arabayla civardaki köyleri, dağları, dereleri ve tarihi yerleri gezdik. Yolda akşam yemeği yeyip, gece geç vakit tekrar Bodrum'a döndük. Bodrum'un ışıl ışıl sokaklarında, el ele tutuşmuş, iki sevgili gibi dolaşıyorduk. Büyük kalabalık bir mekana girdik. Bistro tarzıydı, herkes ayakta dans ediyordu. Biz de kendimizi piste yakın boş bir köşeye atıp, içki içip eğlenmeye başladık. Pisttekiler alkolün de etkisiyle show yaparcasına dans ediyorlardı. Sahne hemen önümüzde olduğu için de, kızlar özellikle bana bakıyorlardı. Kızın biri gözüme çarpmış, hem onu kesiyor, hem de Zübeyde ablayla konuşmaya çalışıyordum. Kız dans ederken arkasını dönmüş, götünü sallayarak giydiği minicik külotu bana gösteriyordu. Sikim kalkmıştı, ama Zübeyde ablaya çaktırmamam gerekiyordu.

Zübeyde abla bir ara lavaboya gidince, kız da bana daha bir azgınca bakmaya başladı. Elimdeki viskiyi kaldırıp kıza göz kırptım. Kız gülümseyerek yanıma geldi. Ayağa kalktım ve ayak üstü sohbete başladık. Adının Anna olduğunu, Litvanya'dan tatile geldiğini söyledi. Kıvırcık saçlı, 1.70 boylarında, cüretkar dekoltesiyle, yarı sarhoş konuşuyordu benimle. Ben de kendimi tanıtıp, "Sevgilimle tatile geldim!" dedim. Anna, Zübeyde ablayla aramdaki yaş farkını garipsemişti. "Aa, ben o kadını senin annen sanmıştım! Nasıl, yatakta iyi mi bari?" dedi. "Evet, hem de çok iyi!" dedim, ama konuşurken sürekli lavabodan tarafa bakıyordum. Anna sıkıntımı anlamıştı, onun için fazla uzatmadı konuşmayı. Hangi otelde kaldığını ve oda numarasını söyleyip, gülerek yanımdan ayrıldı. Ve pistte dans etmeye devam etti.

Ben de bu gece bu hatunu götürmek için plan yapmaya başladım. Garsonu çağırıp, tatlı ama sert bir içki getirmesini istedim. Amacım Zübeyde ablayı sarhoş edip, Anna'nın yanına gitmekti. Zübeyde abla geri geldiğinde, lavaboların çok kalabalık olduğundan şikayet ediyordu. İçkilerimiz gelince, "Aşkım, sarhoş olalım bu gece!" deyip hızlıca içirdim. Güzel tadı vardı içkinin, boğazı yakmıyordu. Zübeyde ablanın da hoşuna gitmişti, bitirince hemen bir tane daha istedi. Üçüncü bardaktan sonra, artık sözleri ağzında geveleyerek konuşuyordu. Gözleri de kaymaya başlamıştı. Bir bardak daha içirip, taksiyle otele döndük. Zübeyde abla yalpalayarak yürüyordu. Odamıza girip, yatağa yatırdım. Üstündekileri çıkartıp uyuttum Zübeyde ablayı.

İyice sızdığından emin olduktan sonra otelden çıkıp, Anna'nın otelini aradım. Biraz dolandıktan sonra bulmuştum oteli. Otelin karşısındaki marketten bir şişe şarap aldım. Resepsiyona Anna'nın oda numarasını ve ismimi söyleyip aramalarını istedim. Kendi kendime de, umarım erken gelmemişimdir diyordum. Resepsiyondaki kız telefonla odayı arayıp konuştuktan sonra, "Sizi bekliyor!" deyince, koşar adım odasına çıktım Anna'nın. Kapıyı tıklattım. Ama kapıyı başka bir afet açınca şaşırdım. Anna banyodaymış...

Anna Litvanya'dan arkadaşı Sofia ile beraber gelmiş tatile. Sofia manken gibi sıfatına uyan bir kızdı, 1.80 boyu vardı, sanırım benle aynıydı boyu. İncecik bel, orta boy diri göğüsler ve dışa doğru çıkık muhteşem kalçaları beni benden almıştı. Suratı bebek gibi, gerçek bir sarışındı. Doğal güzelliğini hafif bir makyajla tamamlamış, üstüne poposunu anca kapatan siyah Straplez vardı.

Anna da banyodan gelince kadehlere şarap doldurduk. Keyifli bir sohbet vardı odada. Kadeh boşalınca Anna beni yatağa götürüp dudaklarıma yapıştı. Ateşlice öpüşüyoruk. Ellerimiz vücutlarımızda geziniyordu. Daha sonra Sofia da yanıma gelip boynumu öpmeye başladı. İki tane ateşli hatunun arasında zevkten uçuyordum adeta. Kızlar bir yandan beni öpüp, bir yandan da üstümdekileri çıkartmaya başladılar. En son boxerimle kaldığımda, Sofia gözlerimin içine baka baka boxerimi çıkarttı. Sikimi görünce İkisinin de gözlerinin içi güldü. Sikim kalkmış, başı mantar kadar şişmişti. Damarları belli oluyordu.

Sofia vakit katbetmeden sikimi eline alıp incelemeye başladı. Daha sonra küçük ağzıyla öpücükler kondurup yalamaya başladı. Acele etmeden, tadını çıkara çıkara yapıyordu bu işi. Ben de Anna'yla öpüşürken onun üstündekileri çıkarmış, dik ve sert göğüslerini emmeye başlamıştım. Anna üstümde sadece pembe tangasıyla, göğüslerinin emilmesinden aldığı zevkin keyfine bakıyordu. Daha sonra Anna da Sofia'nın yanına kayıp, sikimle ilgilenmeye başladı. İki tane birbirinden güzel ve seksi kız sikimin başında yalamak için birbirleriyle yarışıyorlardı adeta. Bu da beni fena derecede azdırıyordu.

Kızları durdurup, ikisini de tamamen soydum. Yatağa yanyana yatırıp, ortalarında yerimi aldım. Bir Sofia'nın amını yalıyordum, bir Anna'nın amını. İkisinin de amı çok güzeldi, ama Anna'nın teni beni daha çok etkiliyordu. Anna'nın amı normalden fazla sulanıyordu. Belki de boşalmıştır dedim kendi kendime. Yalamaya kendimi o kadar çok kaptırmıştım ki, iki kız da birer kez orgazm olmuş, sikmem için yalvarır gözlerle bakıyordu bana.

Sofia'nın tek bacağını kaldırıp, sikimi direk soktum amına. Sofia çığlık atınca bekledim bir süre. Alışınca girip çıkmaya başladım. Sofia'nın amı bakire amı gibi dardı. İlk başlarda zorlanarak giriyordum, ama daha sonra inanılmaz bir zevkle pompalamaya başladım. Bu arada Anna da Sofia'nın memelerini yalayıp, biran önce bir kez daha orgazm olması için uğraşıyordu. Bir süre siktikten sonra Sofia'nın amından çıkıp yatağa sırtüstü uzandım. Anna'yı da üstüme aldım, öpüşmeye başladık. Anna sikimi amının deliğine hizalayıp yavaşça üstüne oturdu. O da köküne kadar aldıktan sonra alışması için bir süre bekledi. İki kızın da amı çok dardı.

Anna üstümde zıplayarak kendinden geçiyordu. Bu sırada Sofia da başucuma gelmiş, bana amını yalatıyordu. Anna git gide hızlanmaya başladı. Sikim, sanki yağ sürmüşler gibi, Anna'nın amına rahatça girip çıkıyordu. Odada üçümüzün inlemesi ve yatak gıcırdaması bir ritim tutturmuştu. Parmaklarımla Sofia'nın am dudaklarını iyice açıp, dilimi içine sokuyordum...

10-15 dakika sonra sikim zonklamaya başladı. Gelmek üzereydim İkisini de üstümden atıp, yatakta ayağa kalktım. Ve 31 çekerek kızların suratlarına boşaldım. Döllerim ağızlarına yüzlerine bulaşmıştı. Birbirlerini öperek ve yalayarak yüzlerindeki döllerimi temizlediler. İnanılmaz zevk almıştım, ama daha doymamıştım. Biraz dinlenip kızları götünden sikmeyi düşünüyordum. Kendime gelmek için duşa girdim...

[Serdar]


Seks Hikayeni Yolla! « Seks Hikayeleri Anasayfa!