Kaymak Gibi 66 Seks Hikayeleri!

Bakire Kız Sikmek En Büyük Fantazimdi!
(2. Bölüm)


Bakire Kız Sikmek En Büyük Fantazimdi! (2. Bölüm) (Hasan 49 Y., İstanbul / Türkiye)

Ertesi sabah otelde gözümü zar zor açtım, dün gece beni epey yormuştu. Zeynep halen gözümün önünden gitmiyordu. Ağlaması aklıma geldikçe, utanmak yerine daha büyük bir zevke kapılıyordum. Yarrağım yine dikilmişti. Banyoya girip dün geceyi hayal ederek bir posta 31 çektim. Sonra duşumu alıp, giyinip çıktım otelden. Belki Zeynep'i görürüm diyerek eve gittim. Eve vardığımda, salonda Alper'le Zeynep kahvaltı yapıyorlardı. Beni görünce Zeynep biraz çekindi. Ama Alper meraklı gözlerle bana bakıyordu. İkisine de, "Afiyet olsun, ben kahvaltımı yaptım!" diyerek odama çıktım.

Halının üstünde, dün gece domaltıp siktiğim yerde Zeynep'in kanları duruyordu. Acaip tahrik oldum, nerdeyse hemen aşağı inip Alper'in yanında sikecektim Zeynep'i, ama kendime engel oldum. Biraz yatıp dinleneyim dedim. Aradan kaç saat geçti bilmiyorum, odamın kapısının çalınmasıyla uyandım. Gelen Alper'di. Zeynep eve gitmiş. "Hasan abi, anlatsana meraktan öldüm!" diyordu hergele. "Önce sen anlat, siz naptınız?" dedim. Sadece öpüşmüşler, onda bile çok isteksizmiş Zeynep. Sonra film izlerken Zeynep uyuyakalmış. Ardından ben anlattım. Alper dinlerken başlarda üzülse de, en sonunda Zeynep'in benim üstüme çıkıp zıpladığını duyunca, "Vay orospu, demek ev alacağını duyunca dayanamadı! Ben de onu iyi bir sikeyim de görsün!" dedi. "Sakın ha bildiğinden bahsetme, sana anlatmayacağıma dair söz verdim!" diyerek Alper'den de söz aldım.

Sonra Alper'den Zeynep'in cep numarasını istedim ve yanında aradım. Zeynep açtı, "Buyrun, kimsiniz?" dedi. "Yavrum tanımadın mı, ben Hasan!" dedim. Sustu. Alper'in telefonundan numarasını gizlice aldığımı, müsaitse görüşmek istediğimi söyledim. Başta tereddüt etti, sanırım sikeceğim sanıyordu. Ev konusunda görüşmek istediğimi söyleyince hemen kabul etti ve 2 saate evlerinin önünden alcağıma sözleştik. Alper belli etmiyordu, ama hırsı gözlerinden okunuyordu. Benimse Zeynep'le konuşurken bile yarrağım kalkmıştı. Sadece Boxerla olduğum için Alper'in dikkatini çekmişti bu. "Oha Hasan abi, Zeynep'e bunun hepsini mi soktun?" diyerek şaşkınlığını belirtti. Benim yarrak hatırı sayılır derecede uzun ve kalındır. "Ne sandın oğlum, yarrak böyle olur, bu varken sana mı vercekti kız?" diye takıldım. Belli etmemeye çalışsa da, baya bozulmuştu.

Hemen hazırlandım ve Zeynep'i almak üzere yola çıktım. Verdiği adrese vardığımda telefon açıp geldiğimi söyledim. Bir iki dakika içerisinde gözüktü. Bacaklarını saran siyah bir tayt, üzerine de beyaz renkte geniş bir bluz giymişti. Beyaz bluzun içinde sudyeni belli oluyordu. Geldi arabaya bindi. Yanağından öpmek istedim, hemen kendini geri çekti. Açıkcası bozulmuştum. Belli etmedim ve "Nerde konuşalım, nereye gitmek istersin?" diye sordum. Bebek tarafında bilinen lüks bir cafeye gitmek istedi. Sanırım gösterişi seven bir kızdı. "Tamam, olur!" dedim. Yol boyu hiç konuşmadı, ben de üstüne gitmedim.

Cafeye girdiğimzde, cam kenarı, manzarası güzel bir masaya oturduk. Dün gece hakkında ne düşündüğünü sordum. Utandı, cevap vermedi. Cevap vermesi için üsteleyince, "Şeyy... başta çok utandım, ama aynı zamanda içimde birşeylerin de zevk aldığını farkettim!" diyerek sustu. Ben de, hayatımın en zevkli anı olduğunu, daha önce boyle bir zevk almadığımı söylediğimde, sevindi. Evi ona bu hafta alabilceğimi, ama annesinin dikkatini çekmemesi için birşeyler anlatmamız gerektiğini söylediğimde, bana hak verdi. Evi Zeynep'in üstüne alacaktım, sonra da annesine gidip, benim durumumun iyi olduğunu, burdan gelecek gelire ihtiyacım olmadığını, Zeynep mezun olunca Avukatlığımı yapması karşılığında evde ücretsiz oturabilceklerini söyleycektim. Zeynep bu planıma çok sevindi, hemen gözleri parladı ve bana teşekkür etti. Sonuçta üzerilerinden kira derdi kalkacaktı ve bu onlar için ağır bir yüktü.

Yemeğimizi yedikten sonra kalktık. Zeynep'e birşeyler almak istedim, hemen bir AVM'ye sürdüm arabayı. Arabamı otoparkın ücra bir koşesine park ettim. Zeynep inecekken kolundan çekip dudaklarına yumuldum ve karşılık vermeye başladı. Yarrağıma dokunmasını söyledim. Hemen fermuarımı açıp dokunmaya başladı. Acemice okşuyordu, ama iyiydi. Dudaklarını, boynunu öpüyor, göğüslerini okşuyordum, ama yetmiyordu. O daracık amına girmek istiyordum. Arka koltuğa geçmemizi söyledim. İkiletmeden hemen geçti. Ben de geçer geçmez, yarrağımı yalamasını söyledim. Zeynep yarağımı yalarken, ben de elimi taytından içeri soktum. Amı ıslanmıştı, orta parmağımı sokuyordum, sımsıcaktı ve o da istiyordu.

Hemen taytını ve külodunu çıkardım, kucağıma oturtup, yarrağımı amına sürtmeye başladım. Yarrağımın başını amına sokarken ufak bir çığlık attı, ama onu omuzlarından kendime doğru bastırınca tamamını aldı. Biraz bekletip, üstümde indirip kaldırarak zıplatmaya başladım. Aldığım zevkin tarifi yoktu. Az sonra alışarak kendi kendine zıplamaya başladı. İnlemeleri beni deli ediyordu. O sırada az ilerimize camları siyah bir araba parketti, içinde kim vardı görünmüyordu, fakat umrumda değildi. 10 dakikaya yakın siktikten sonra amına boşaldım ve Zeynep'e sımsıkı sarılıp, teşekkürler ederek, içinde biraz daha bekledim. Ardından üstümden kaldırıp, torpidodan ıslak mendil alıp temizlendik. Kendimize çeki düzen verip arabadan indik.

O sırada o arabadan da bir erkek indi. Aman Tanrım, bu çok eski arkadaşım Ali'ydi. Kendisi ta Liseden arkadaşımdı, ama kendisi genelde yurtdışında olduğundan 1 yıla yakındır görüşememiştik. Arabamı görünce tanıyıp beklemiş olmalıydı. Ali önce Zeynep'e dikkatli gözlerle bakıp, sonra bana, "Merhaba kardeşim, nezamandır görüşemiyoruz!" diyerek yanıma geldi. Zeynep çok utanmıştı. Ben Ali ile sarılıp tokalaştıktan sonra, "Bu da Zeynep, sekreterim!" diyerek tanıştırdım. Sekreterimi değiştirmeyeceğimi bilmesine rağmen inanmış gibi yaptı, sonra da, "Neyse, yukarıda oğlum bekliyor, işin yoksa yarın akşam Rakı Balık yapalım!" diyerek gitti. Zeynep bana çok kızıyordu, "Birdaha kesinlikle böyle ortamlarda bana yaklaşma!" dedi. Ben de kabul ettim.

Yukarıya çıktık, güzel bir mağazaya götürüp, 3 tane elbise, 6 tane gömlek, 4 tane tayt pantolon tarzı şeyler aldık. Yeniden çok mutlu olmuştu. Ardından ona iç çamaşırı almak istedim, fakat o utandığından mağazaya giremedi. Ölçüsünü sorup, ben tek başıma girdim. Geçen gece boşaldığım sudyene benzer bir takım, ayrıca dantelli siyah bir takım, bir de, birdahaki gecemizde giymesi için çok seksi, deriden, kırmızı ve jartiyerli bir takım alarak çıktım. Başka bir mağazadan da 2 çift topuklu ayakkabı alarak, Zeynep'i evlerine bırakmak üzere yola çıktık. Bana ev sahibinin numarasını verdi ve tapu işini bu hafta halletmemi istedi. Kabul ettim. Sanırım vazgeçmemden korkuyordu.

Zeynep'i bırakıp, önce Fabrikaya uğradım, akşama da eve gittim. Alper bana karşı artık soğuk davranıyordu. Akşam oturup yemeğimizi yerken araba konusunu açtı. Açıkcası, istediğimi elde ettikten sonra bu yapcaklarım zoruma gitmeye başladı. "Tamam hallederiz!" diyerek geçiştirdim ve odama çekildim. Tam uyuyacaktım ki, AVM'nin otoparkında karşılaştığımız arkadaşım Ali aradı. Gayet ciddi bir ses tonuyla, "Yarın akşam 8'de kesinlikle görüşelim, iyi geceler!" diyerek kapattı. Şaşırdım, pek adeti değildi kısa konuşmak. Yarın akşamı çok merak etmeye başlamıştım.

Gündüz ilk iş olarak Zeynep'lerin ev sahibini aradım. Evin ederinden 10 bin fazla vererek, evi satmasına ikna ettim. Sonra da hemen Zeynebimi arayarak haber verdim. Çok sevinmişti. Öğlene doğru tapuda buluştuk. Ve evi Zeynep'in üzerine yaptım. Arabaya bindiğimizde Zeynep, "Nereye gidiyoruz?" diye sordu. Sanırım mükafat olarak bana kendisini iyi bir siktirecekti. Ama Fabrikada işler yoğundu, akşam da Ali'yle randevum vardı. O yüzden, işlerimin olduğunu, kendisini eve bırakacağımı söylediğimde, Zeynep'in yüzü ekişidi, "Yoksa bana aşık değilmisin? Sadece bir anlık zevkin için mi siktin beni?" diye çıkıştı. Arabayı hemen sağa çekip, sımsıkı sarıldım Zeynep'e. Aslında benim için işlerimden daha önemli olduğunu, ama ikimiz için çalıştığımı söylediğimde, çok mutlu oldu. Eve bıraktım Zeynep'i. Sanırım bu kıza aşık olmuştum. İs piyasasındaki kariyerimi etkilemese, hemen karımı boşar ve Zeynep'le evlenirdim. Ama ismimi lekeleyemezdim. Bu düşüncelerle Fabrikaya gidip, işlerimi hallettim. Akşam olmuştu, saat 7'ye geliyordu. Ali'yi arayıp Boğazda bir yerde buluşmak üzere sözleştik. Arabama binip merakla yola çıktım.

Ali beni güzel bir restorantta bekliyordu. Oturdum, o gün aradığında neden kısa konuştuğunu sordum. Gülerek, "Heycandan!" dedi. "Noldu?" dememle, "O gün yanındaki kız neydi oğlum, tam bir afetti, gencecik kızı nerden düşürdün, anlat!" dedi. Açıkçası gururum okşanmıştı. Birbirimize aşık olduğumuzu söyledim. Ama yemedi, tabii yıllardır beni tanıyor ve malını biliyordu. "Oğlum bırak yalanı dolanı, olduğu gibi anlat, kaç paraya sikiyorsun? Lan ben okadar para veriyorum böyle orospuya denk gelemedim, şanslı köpek seni!" dediğinde sinirlendim. Nedense Zeynep'e orospu demesi bana dokunmuştu. Yoksa harbiden aşık mı oluyordum. Ali'ye, kızın bakireliğini birkaç gün önce benim bozduğumu, orospu olmadığını söyledim. Benim bozduğuma inanmayarak benimle alay etti. Öyle olunca ben de sinirlenerek bir çırpıdaa tüm olanları anlattım. "Lan Hasan, az piç değilmişsin, kafan iyi çalışıyor valla!" dedi.

Ve Rakılarımızı içerek Zeynep hakkında konuşmaya devam ettik. Satın aldığım evin nerde olduğunu falan da sordu. Gece sonunda Ali, "Bak Hasan, bu kızın götünü sen daha hiç sikmemişsin, bilirsin ben götten sikmeyi daha çok severim, getir götünün bekaretini de ben bozayım!" dedi. Bu lafına çok sinirlendim, böyle bir şeyin imkansız olduğunu, çünkü onu sevdiğimi, kusura bakmamasını söyledim. Ali de, "Lan pezevenk, ne zamandan beri bir orospuyu esigiyorsun benden? Benim adım da Ali'yse, o kızı bana sikmeye ellerinle getirceksin!" dedi. Daha da sinirlendim, "Rüyandan görürsün orospu çocuğu!" diyerek kalktım gittim. Yolda üst üste aradı, fakat açmadım. Eve gittiğimde Alper beni bekliyormuş, yine araba meselesini sordu. "Canım sıkkın, git başımdan!" dememe bozuldu, yatmaya gitti.

Ertesi sabah Fabrikaya gittiğimde yine sinir küpü oldum. Ali yine aradı, "Oğlum Fabrikaya geliyorum, adam gibi konuşalım!" diyerek kapadı telefonu. 1 saate kalmadan da geldi. Rahat tavırlarla oturdu karşıma, sigarasını yaktı ve "Bak Hasan, o kızın götünü ben sikmek istiyorum, çok ciddiyim bu konuda, son kez soruyorum, kızı bana siktirecekmisin?" dedi. "Hayır dedim sana, başka diyeceğin yoksa çık git!" dedim kapıyı gösterdim. Ali de, "Hasan, biliyorsun ki, ben bugüne kadar istediğim herşeyi elde ettim! Ne yapar eder o kızı da sikerim, bunu da biliyorsun! Ama seni de kırmak istemiyorum, gel kabul et!" dedi. Müthiş sinirlendim, "Siktir git!" diye bağırdım.

"İyi ozaman Hasan, sadece dinle! Bu kızın evinin yerini söyledin, istersem o semte gider sorar soruşturur bulurum. Ve ailesine söylemekle tehdit eder, gene sikerim! Ama benim için senin rızan önemli, gel anlaşalım, Zeynep'e aldığın evin parasını senin hesabına yatırayım, Alper'in arabasını da ben alayım. Hatta bir de Zeynep'e araba alırım! Ne dersin?" dedi. Ali kafasına koymuştu, her türlü sikcekti. Zeynep'i kıskanıyordum, ama olacaklar belliydi artık. En azından ben de kendi çıkarıma bakmalıydım. Nasıl olsa Ali bir siktiğini birdaha sikmezdi. Hem genelde yurtdışında oluyordu. Sonuçta Zeynep gene bana kalacaktı. Mecburen, "Tamam!" dedim. Ali hemen benim bilgisayarıma geçti, hesabıma para havale etti ve "İyi kardeşim, yarın akşam 9'da benim Polonezköy'deki evde görüşürüz!" diyerek gitti.

Zeynep bana güveniyordu, peki ona ne diyecektim, bilmiyordum. Arayıp, öğle yemeği için almaya geleceğimi söyledim. Yemekte Zeynep' herşeyi açıkça anlattım. Ağlamaya başladı, "Ben orospu değilim, beni zorla siktin diye her önüne gelene siktirecekmisin?" diyordu. Elini tuttum, "Bak aşkım, mecburuz, yapmazsan gelip ailene anlatacakmış! Seni düşündüğüm için kabul ettim! Hem, altına son model bir araba alacak! Ayrıca Ali yurdışına gidecek, daha rahat görüşürüz. Arabanla gelirsisin yanıma!" diye teselli edince yumuşadı. "Tamam, yarın akşam beni evden al!" dedi.

Önemli bir şeyi söylemeyi unutmuştum, Zeynep götten sikileceğini bilmiyordu. Ali'nin yarrağını bir kez grup sex yaptığımızda görmüştüm. Cidden keser sapı gibi birşeydi, uzunluğu benimkiyle aynıydı, ama kalınlığı normal değil aşırı kalındı. Devamlı götten yiyen kadınların bile bu yarrağı alırken acı çektiğini söylemişti. Götten sikileceğini düşününce Zeynep'e acımıştım açıkcası.

Ertesi gün akşam Zeynep'i almaya gittim. Aslında bu kızda da orospu ruhu vardı. Geçen aldığımız elbiselerden en sexi olanını giymişti. Vücudunu saran beyaz ince bir kumaştan ve full dantelle kaplı sırt dekoltesi olan bir elbiseydi. Ayaklarına da kırmızı ince topukluları giymişti. Arabaya binince, "Lan amını siktiğim, daha bir kere benim için böyle giyinmedin!" dedim. Bu lafıma bozuldu. "Hiç bozulma, haklıyım!" dedim. Yine sesi çıkmadı. Yolda Zeynep, Ali'ye sadece birkez vereceğini, ardından benimle sevişmek istediğini söylediğinde, sevindim.

Ali'nin evine gelmiştik. Girer girmez, Ali hemen Zeynep'i kendine doğru çekip, duvara yapıştırdı ve sertçe öpmeye başladı. Elbisesinin eteğini yukarı sıyırıp, külodunun içinden elini amına sokup okşamaya başladı. Kız nerdeyse nefes almak için çırpınıyordu. Dayanamadım müdahale ettim, "Ali bukadar hızlı gitme, biraz içelim rahatlayalım önce!" dedim. Kabul etti, içkilerimizi alıp koltuklara geçtik. Ali parmaklarını yalayarak, "Lan karıda ne amcık varmış, iki parmağımı zor aldı! Doğru söyle, şu ana kadar 3'ten fazla sikmemişsin sen bunu!" diyerek kahkaha attı. Ben sesimi çıkarmadım.

Elimizdeki içkiler bitince, Ali birden Zeynep'i saçından çekerek ayağa kaldırdı. Zeynep, beklenmedik bu ani hareket karşısında, hemde canı yandığından dolayı çığlığı bastı. Ali ise, "Domal şu masaya!" dedi. Zeynep bana baktı, ben de kafamla onaylayınca, masaya geçip domaldı. Ali, "Eteğini sıyır!" diye bağırınca, Zeynep eteğini beline topladı. Kalçaları mükemmel duruyordu. Kırmızı topuklu ayakkabıları da ayrı bir hava katıyordu. Bu görüntü benim yarağımı kaldırmaya yetmişti. Ali de farketti ve güldü, "Hasancığım bu gece maalesef sen sikemeyeceksin! Ama hadi git orospumuzun donunu çıkar da az amını yala!" dedi. Hemen kalktım amını yalamaya başladım. Sanırım bu görüntümüz Ali'yi çok tahrik etti, hemen Zeynep'i elbisesinin yaka kısmından tutup çekerek ayağa kaldırdı. Kız nerdeyse düşecekti.

Sonra elbiseyi yırtarcasına çıkardı ve kızı duvara dayayıp yalamaya başladı. Sudyeni de çıkarıp, kızın memelerini deli gibi emmeye başladı. Bazen de resmen ısırıyordu ve Zeynep acı acı çığlıklar atıyordu. Bir süre onra canı çok yanmış olmalı ki, "Yeter!" diye bağırarak Ali'yi itti. Bu harekete Ali çok sinirlendi, "Lan orospu, senin için bir dünya para ödedim, istediğim gibi sikerim!" diyerek, Zeynep'i yere yatırdı, üstüne çullandı ve Klitorisini ısırmaya başladı. Kız acıdan bayılınca, Ali ısırmayı bıraktı ve odadan çıktı. Sinirlendim, hemen gidip ayıltmaya çalıştım. Ayıldığında, ağlayarak, "Hasan nolur gidelim!" diye bana sarıldı. "Tamam aşkım!" diyerek ben de ona sarıldım.

Kızın giysilerini topladım, giydiriyordum ki, Ali kapıda göründü. "Ali biz gidiyoruz!" dedim. Ali de, "Olur mu, gece daha yeni başlıyor!" demesiyle iki tane iri yarı adam girdi içeri. Ali'nin işaretiyle adamlar beni tutup üst katta bir odaya götürüp, sandalyeye oturtarak bağladılar. Hemen sonra da Zeynep'i getirdiler. Zavallı kız hüngür hüngür ağlıyordu. Onu bu duruma soktuğum için kendime kızıyordum. O sırada Ali de geldi içeri, elinde bir kavanoz bal vardı. Ali'ye bastım küfürü. Ama ağzımı da bağlattı, artık sesim de çıkmıyordu. Zeynep'in üzerinde kalan külodu da çıkarıp, ellerini tavandan sarkan bir iple bağladılar. İpin uzunluğu çok değildi, Zeynep'i yere yatırdıklarında bile kolları havada kalıyordu.

Ali kavonozdaki balı Zeynep'in üzerine boşalttı, adamlara her yerini yalamalarını emretti. Zeynep halen ağlıyor, bağırıyor, adamlara küfürler ediyordu. Yardım edemiyordum, o anda çaresizliğin ne demek olduğunu anladım. Adamlar iyice yaladıktan sonra, Ali adamlara Zeynep'i domalttırdı ve sıkıca tutmalarını emretti. Ve hemen soyunup, o koskoca yarrağını, krem falan sürmeden, kızın götüne dayayıp, bastırmaya başladı. Acı içinde bağırıyordu Zeynebim. Kalçalarından tutup hızla götüne bir kökledi ki, Zeynep'in çığlığı kulaklarımı sağır etti nerdeyse. Tamamını sokmuştu ve kuru kuru götünü sikiyordu kızın. Resmen kızın götü yırtılmış, Ali'nin yarağı kanla kaplanmıştı. Ama Ali'nin umrunda değildi. Birkaç kez pompalayınca Zeynep yine bayıldı. İçinde bekleyerek, adamlara ayıltmalarını emretti.

Zeynep ayılır ayılmaz, "Birdaha bayılırsan günlerce göndermem sikerim!" diyerek, hızla sikmeye başladı. Zeynep'in acıyla bağırmalarına aldırış etmeden, en az yarım saat sikti zavallı kızın bakire götünü. En son boşalıp götünden çıktığında, Zeynep'in götünden müthiş bir osurukla, kanla karışık döller püskürdü. Kızın götü çay bardağının ağzı kadar açık kalmıştı ve halen ağlıyordu. Ali de bu sırada oturmuş şarabı şişeyle dikerek içiyordu. Şarap bitince, "Orospuların deliğini boş bırakmaya gelmez!" diyerek, şarap şişesini kızın bir amına bir götüne sokup çıkarmaya başladı. Sonra ellerini çözdürdü. Zeynep yarı baygındı. Şişeyi Zeynep'in eline verdi, "Al kendin amına sok çıkar, yoksa ben birdaha götünü sikecem!" dedi. Zeynep can havliyle sokup çıkarmaya başladı. Aslında güzel manzaraydı, yarağım kalkmıştı.

O sırada Ali'nin adamları da soyunup yarraklarını ellerine aldılar. Ali'nin de yarrağı yine kalkmıştı. Zeynep'i kaldırıp, benim kucağıma oturttu. Ben halen sandalyede bağlıydım. Zeynep bana sımsıkı sarılmış ağlıyordu. O haldeyken Ali geldi ve kızın götünü kucağımda biraz kaldırıp, yine götünü sikmeye başladı. Zeynep deli gibi bağırıyordu, kucağımda olduğundan kulaklarım sağır oldu sandım. Aynı zamanda kucağımda götten sikilmesinin verdiği zıplamayla ben de küloduma boşaldım. Ali de bu sefer çok çabuk boşalmıştı Zeynep'in götüne. "Benden bu gecelik bu kadar!" deyip çekildi ve adamlarına, "Bir posta tost yapın, ardından banyoya sokun, güzelce yıkayıp uyutun!" dedi. Duyduklarıma inanamıyordum, zavallı kizi bir de bunlar sikecekti.

Adamlar hemen Zeynep'i aralarına alıp tost yaptılar, ikisi de birer posta amına götüne boşalmadan bırakmadılar. Zeynep'in tazecik amcığı ve götü artık resmen dağılmıştı ve elimden bir şey gelmemişti.

[Hasan]


Seks Hikayeni Yolla! « Seks Hikayeleri Anasayfa!