|
Kocama Vermediğim Götüm Almana Nasip Oldu! (3) (Marziye 37 Y., Berlin / Almanya)
Çaresiz
şekilde yeniden pardesümü çıkardım. Ağlamak istesem de
yapamıyordum. Dindar bir kadındım, götten sikişmenin ne
kadar günah olduğunu biliyordum, ama bundan çok Günter'in koca sikinin
götüme gireceği korkusunu yaşıyordum. Onca yıl kocamın
kısa sikini reddetmiştim, ama şimdi reddedemeyeceğim bir
durumla karşı karşıyaydım.
Günter
korktuğumu anlayıp, "Sen daha önce verdin mi arsch, yaptın
mı götten?" diye sordu. Utana sıkıla, "Yok..."
dediğimde, "Okey, korkma, ben çok tecrübeli, korkmana gerek yok!"
dedi. Ardından da üstünde televizyon olan dolabın
kapağını açtı, eğilip içinden bir şey aldı.
Bana döndüğü vakit elinde şeffaf mor renkli, ince ve uzun sike
benzeyen bir şey vardı. "Bunu kullanırız. Canın
yanmaz, rahat olur. Korkmana gerek yok!" dediğinde, "O ne?"
dedim titreyen dudaklarımla. "Bu penis, bunu kullanıyorlar göt
için, bu rahatlatır seni, korkma, büyük değil bu, benim penisten önce
bunu sokup rahat edersin!" dedi ve elinde tuttuğu siki bana
uzattı.
Korka korka
aldım plastik siki. Günter'in sikine göre daha kısa ve inceydi. Ancak
bu haliyle bile kocamın sikinden daha uzundu, ama biraz ince
kalıyordu. Üzerinde bir erkeğin sikininki gibi damar
çıkıntıları vardı. Altında çevirmeli bir
kısımla pil yuvasına benzeyen bir kapak vardı.
Geri uzatıp, "Bunu
sokunca acımaz mı?" dediğimde, "Yok, nein,
acımaz, başka bir şey var!" dedikten sonra bu kez
sehpanın altındaki çekmeceyi açarak başka bir şey
aldı. Ucu ince uzun kapaklı bir tüptü. Bunu uzatıp, "Bunu
süreriz senin arsch içine, o zaman hiç acımaz!" dedi. "Ne ki bu?"
diye sorunca, "Aç, eline dök!" dediğinde kapağı
açtım. Huniye benzeyen bir başlığı vardı. Plastik
tüpü sıkınca içinden jel gibi bir sıvı aktı.
Parmağımla ovaladım sıvıyı, yağ gibi
kaygandı.
Tüpü geri
uzattığımda, "Ja, okey, hadi başlayalım!"
diyerek benden yatağın üstünde dörtayak üstüne domalmamı istedi.
Eteğimi çıkartmadan külotumu sıyırıp
çıkardım. Ardından eteğimi belime toplayarak yatağa
çıkıp dediği şekilde domaldım. Günter bacaklarımı
ayırmamı isteyince iki yana açtım iyice. Arkama geçtiğinde,
"İlk defa olacak, çok korkuyorum, canımı acıtma!"
dedim. "Nein, canın yanmaz, söz veriyor ben, korkma!" dedikten
sonra başını eğdi. Birden kasıklarımda ve götümün
üzerinde dilinin gezinmesi ile irkildim.
Günter götümü
sikmeden önce beni rahatlatmaya çalışıyordu sanki.
Amımı ve göt deliğimi deliler gibi yalayıp emiyordu.
Öncekinden daha yoğun bir şekilde yapıyordu bunu.
Amımın dudaklarında gezinen dili ve dudakları sayesinde
korkunun yerini mutluluk almıştı. Parmaklarıyla
ayırdığı göt deliğime dilini sokmaya
uğraşıyordu. Deliğimin içine diliyle beraber içerinin serin
havası da giriyordu. İnlememek için kendimi zor tutuyordum.
Uzun ıslak
dili derin göt yarığımda boydan boya aşağı
yukarı gezindikten sonra götüme bir şaplak attı. "Sen
harika bir kadın!" dedi göt yanaklarımı öperek. Plastik
tüpü açıp ucunu götüme soktuğunu anladım, ama herhangi bir
acı hissetmedim. Bunun yerine göt deliğimden içime doğru akan
sıvının yaydığı serinliği hissettim.
Daha sonra plastik
siki aldı eline. Tüpten bir miktar da sikin üzerine döküp elleriyle sürdü
her tarafına. İyice yağlanıp kayganlaşmış
siki göstererek, "Hazır mısın?" diye sordu. "Tamam,
ama yavaşça yap..." dedim ürkekçe. "Ja, okey!" dedi kaba
bir sesle, ardından arkamda yerini aldı. Yavaş yavaş götüme
sivri bir şey girmeye başladı. Dudaklarımı
ısırıyordum korkuyla. Aşıdan korkan küçük bir çocuk
gibi kendimi kasıyordum. Bu sırada Günter'den, "Oh, ja, mein
gott, uhhh, waoovvv!" sesleri gelmeye başladığında, "Ne
oldu?" diye sordum kısık sesle. Günter, "Senin arsch
muhteşem!" dediğinde daha da meraklanıp, "Ne oldu?"
diye sordum yeniden. Göt deliğimde bir şey vardı ama
beklediğim, yaşamayı düşündüğüm acıyı bir
türlü alamıyordum. Günter gülerek, "Penis girdi senin göte, kayboldu!"
dediğinde başımı çevirip, "Ne?" dedim
şaşkınca.
Derken Günter
telefonunu aldı ve ben daha ne yapmaya
çalıştığını anlayamadan götümün resimlerini
çekti. "Ne yapıyorsun sen?" dedim tepki göstererek. Ancak Günter
bir şey olmamış gibi telefonu yaklaştırıp, "Şuna
bak!" dedi, gördüğüm karşısında küçük bir şok
yaşadım. Mor renkli plastik sik götümün içine nerdeyse dibine kadar
girmişti. Altındaki siyah kapaklı kısım
kalmıştı sadece dışarıda.
Günter bana
bakıp gülerek, "Sen yalan söylüyor, sen vermişsin arsch!"
dediğinde, "Tövbe tövbe, git işine!" dedim
başımı sallayarak. Resmi yaklaştırarak gösterdi. Göt
deliğim dört bir yanından açılmış,
genişlemiş haldeydi. Onca yıl korktuğum şey
gerçekleşmiş ve götüme yapay da olsa bir sik girmişti. Ancak
korkum temelsiz çıkmıştı. Götümde bir karış
uzunluğunda sik vardı, ama ben hiçbir acı hissetmiyordum.
Günter telefonu
çekip arkama geçti. Derken siki dibinden tutup çektiğini hissettim. Bir
iki saniye sonraysa sik yeniden götümdeydi. Günter en az 15-20 kere plastik
siki götüme sokup sokup çıkardı. Hiçbirinde acı hissetmedim,
onun yerine göt deliğimde bir ferahlama oluyordu. Sik girip
çıktıkça açılıp genişleyen götüme hava giriyordu
çünkü. Ayrıca itiraf etmekte zorlansam da keyif
aldığımı hissediyordum. Sikin üzerindeki damara benzeyen
çıkıntılar göt deliğimin çeperlerine sürtündükçe
dudaklarımı korkudan değil zevkten ısırmama sebep
oluyordu.
Bu anlar devam
ederken birden bir vızıldama sesi geldi, hemen ardından da
götümün içinde bir titreme oluştu. Günter siki
çalıştırmıştı. Plastik sik göt deliğimin
içinde vızıldayarak oynuyor, titriyordu. Sikin girip
çıkmasından daha büyük zevk veriyordu bu. Günter siki götüme sokup
çıkarmaya devam ediyor aynı zamanda içinde çeviriyordu. Bu da daha
fazla zevk almamı sağlıyordu. Yaşadığım
heyecanı ve zevki fark etmesin istiyordum. Dudaklarımı korkudan,
acıdan ısırdığımı, emdiğimi sansın
istiyordum, ama Günter sikiş konusunda uzman bir erkekti. Yüzümde
oluşan ifadeden hissettiklerimi anlamıştı. "Sen de
zevk alıyor, senin de hoşuna gitti!" diye diye söylenerek sikin
hızını artırdı.
Plastik sik daha
güçlü bir vızıldama eşliğinde götümde gidip geliyor, içinde
sağa sola dönüp duruyordu. Günter amımdan sikerken bile böylesi bir
zevk almamıştım. Gözlerimden yaşlar akıtacak derecede
bir zevkti bu. "Tamam yeter, Allah aşkına yeter, çıkar
artık, çıkar şunu!" dedim heyecanla. Günter, "Okey!"
diyerek siki çıkardı götümden, halen vızıldayan siki bana
göstererek, "Sen sevdin bunu, bu senin arkadaş olsun!" dedi
gülerek. Çalışmakta olan siki kapatıp, "Ja, şimdi
sıra bende!" diyerek arkama geçti.
Nasıl
yapacağını merak ediyordum. Birden yatağın üstüne
çıkıp ayakta durdu. Ben domalmış vaziyette
bacaklarının arasında kalmıştım, sanki beni bir
at gibi kullanıp üstüme oturacak gibiydi. Plastik tüpten gelen
osuruğa benzer sesi duyarken sikinin üzerine jelden sürdüğünü anladım.
Derken götümün üzerine gelecek şekilde yavaş yavaş çömeldi, uzun
ve kalın sikini götümün yarığında hissettiğimde, "Yavaş
ol, canımı yakma!" dedim korkuyla. "Okey, korkma!"
dedikten sonra göt deliğimde sikinin kafasını hissettim.
Ben yeniden, "Yavaş
yap!" derken Günter'den ses çıkmadı. Onun yerine
ayaklarını biraz daha açıp çömelmesine devam etti. Derken
götümün içine bir şey girmeye başladı. Az önce plastik sik
acı vermemişti, ama şimdi iğne batmasına benzer bir
acı hissettim. Yine de beklediğim acı bir türlü gelmiyordu.
Günter'den, "Ohhh, jaaa, jaaa!" sesleri gelirken başımı
çevirip baktım. Sol eliyle götüme bastırmış sağ eliyle
sikini tutmuş sokuyordu.
Derken güçlü
elleriyle belime bastırdı sıkıca. Siki götüme girmiş,
şimdi içinde çalışma vakti gelmişti. Götünü
kaldırıp indirerek götümden sikmeye başladı beni. Götümde
kocaman bir sik gidip geliyordu, ama ben tuhaf şekilde herhangi bir
acı hissetmiyordum. Onun yerine Günter'in kaba ve güçlü ellerinin belimde
yarattığı baskıyı hissediyordum. Götünü
kaldırıp indirdikçe siki götüme bir makine pistonu gibi girip
çıkıyordu. Günter bastırdıkça dizlerim ve ellerim koltuktan
yapılma yatağa batıp çıkıyordu. Üzerimde bir pres
makinesi gibi eziyordu beni Günter.
Havyan gibi
sikiyordu götümü. Sikinin götümde gidip gelmeleri bir yavaşlayıp bir
hızlanıyordu. Kendini kontrol etmesini çok iyi biliyordu. Siki
plastik sik gibi götümde dönmese de, gerçek bir sik olduğundan daha fazla
zevk veriyordu. Damarlı, sünnetsiz kalın sikinin götümdeki
çalışması devam ederken Günter'in telefonu çaldı. Ancak
Günter hiç oralı olmadan götümü sikmeye devam etti. Dudaklarından
kaba ve heyecanlı sesler çıkmaya başlamıştı.
Almanca bilmediğim sözlerinin arasında, "Ohhh, jaaaa, uhhhh,
jaaaa!" sesleri çatı katını kaplamıştı.
Bir ara belime
öyle bir baskı uyguladı ki, kemiğimin
kırıldığını sandım, can acısıyla, "Ahhh!"
diye bir feryat kopardım. Ellerimle destek alıyordum, ama artık
ellerimde derman kalmamıştı. Dirseklerimi dayadım
yatağa, götüm biraz daha havaya kalkmıştı. Dizlerimde ve
kalçalarımda da derman kalmamıştı, ama Günter şimdi
belimin iki yanından sıkıca tutup beni havada tutmaya
çalışıyordu.
Jelin
kayganlaştırdığı göt deliğimden sesler gelmeye
başlamıştı. İlk defa bu kadar açılıp
genişlediğinden içine dolan hava 'Zort zort!' seslerine sebep
oluyordu. Günter'in iniltilerinin arasında bu sesler içeriye
değişik bir hava katıyordu. Takatim kalmamıştı
artık, ama Günter hiç yorulmamış gibi götünü kaldırıp
indirmeye, sikini sokup çıkartmaya devam ediyordu. Boşalmak nedir
bilmiyor gibiydi. Üzerime iyice eğilmiş iki büklüm bir haldeydi,
kasıklarının ve taşaklarının götüme
çarptığını hissediyordum. Siki dibine kadar girip
çıkıyordu götüme. O boyda siki hem de ilk seferinde
almıştım götüme. Bir kadın olarak garip bir gururlanma
yaşadım.
Ancak Günter
elektriği kesilmiş bir makine gibi birden durdu ve kendini geri çekip
kalktı ayağa. Başımı çevirip, "Boşaldın
mı?" diye sorduğumda, "Nein!" dedi nefes nefese.
Yataktan aşağı inip elimi tutarak kaldırdı. "Senin
göt çok acayip, ben ilk defa görüyor böyle göt!" dedi. Ayağa
kalktığımda bir parça acı hissettim. Dudaklarımı
ısırdım o nedenle. Ter içinde kalmıştım,
suratım kıpkırmızıydı.
Günter, "Gel!"
diyerek elimden tuttu. Açık mutfak tezgahının önüne götürüp, "Şöyle
dur!" diyerek tezgahtan tutunarak domalmamı istedi. Dediği
şekilde hafifçe yan durup domalırken, o da eteğimi
sıyırdı belime ve ardından da halen açık duran götüme
sikini sokmaya başladı. Kocaman siki saniyeler içinde girmişti
götüme. Bu pozisyonda biraz acı çeker gibi oldum, ama çok da değildi.
Belimden
sıkıca tutmuş pompalıyordu götüme. Am siker gibi götümü
sikiyordu. Bense başımı sağa çevirip ona bakmaya
çalışıyordum. Ayağımdaki topuklularla beraber daha da
uzayan boyum götümü sikinin hizasına getirmişti. Belini çok
eğmesine kalmadan sikiyordu. Siki az önceki gibi dibine kadar giriyordu
götüme. Şişkin sallanan taşaklarının
kasıklarıma ve götüme çarpma sesleri geliyordu kulaklarıma.
Günter şimdi aldığı zevkle ayı gibi böğürüp
sesler çıkartıyordu. Tüm gücüyle abanıp vuruyordu sikini.
Tarifi çok zor bir
zevk yaşıyordum, ama ses çıkartmaya, inlemeye
utandığım için ancak dudaklarımı emip
ısırabiliyordum. Elleri belimde, götümde, kalçalarımda,
omuzlarımda geziniyordu. Amımda gidip gelen bir sik gibi götümden
sikilmekten de zevk alıyordum. Günter'in kalın ve sert siki sayesinde
öğreniyordum bunu da. Yıllarca böyle bir zevkten mahrum
kalmıştım. Kaynanam kayınbabama, annem de babama götten
veriyordu. Oysa ben 19 yıl boyunca kocama vermemiştim götümü. Onu da
bu zevkten mahrum bırakmıştım.
Günter götümü
sikmeye devam ederken beyaz bluzumu sıyırdı yukarı.
Sutyenimin kopçasını açtı çabucak ve onu hızla
çıkarıp yere attı. Güçlü ve uzun sağ elini memelerimde
hissettim hemen sonra. Memelerim götüme girip çıkan sikin darbeleriyle
sallanıyor, oynuyordu. Günter kaba eliyle onları hoyratça
sıkıyordu şimdi. Pompaladıkça götümden çıkan sesler
çoğalmış, onun da iniltileri artmıştı.
Derken
omuzlarımdan tutarak beni kendine çekti. Şimdi nerdeyse ayakta
duruyordum. Ellerim tezgahın üstündeydi, ama domalır vaziyette
değildim. Günter ayakta sikiyordu götümü. Bu biraz acı verici bir
pozisyondu, ama o çok korktuğum durumdan halen uzaktım. İki
eliyle memelerime asılmış, beni kollarının
arasına almıştı. Alttan pompalıyor, üstten de
memelerimi güçlü elleriyle sıkıyordu. Eteğim
aşağı sıyrılmıştı, ama Günter'in
kalın siki bir sopa gibi ayaklarıma inmesine engel oluyordu.
Amımdan
sikilirken içimde hissettiğim sıcak havayı gene hissettim.
Beynim karıncalanıyordu sanki. Göz kapaklarımı açacak halim
bile kalmamıştı. Günter kalın sikiyle beni ayakta
tutuyordu, sikini çıkarsa sönmüş bir balon gibi yere düşecektim
sanki. Yüzünü iyice yaklaştırmıştı yüzüme.
Anlamadığım Almanca sözcükler kaba bir şekilde
çıkıyordu ağzından. Sıcak nefesi yüzümü
yalıyordu.
Dakikalardır
sikiyordu götümü, ama adam durmak nedir bilmiyordu hiç. Benim
yabancısı olduğum bir durumdu bu. Sonunda dayanamayıp, "Günter
ben yoruldum, yeter artık!" dedim, zar zor
çıkmıştı kelimeler ağzımdan. "Oh ja, okey!"
dedi biraz sonra ve yavaşça sikini çıkardı götümden. Tezgahtan
tutunup, "Ben çok yoruldum!" dedim nefes nefese. "Senin arsch
harika, ben görmedi böyle bir şey!" dedi. Nerdeyse
bağırırcasına söylemişti bunu. "Yeter artık,
bitmedi mi?" dedim doğrularak.
Günter cevap
vermek yerine yanaklarımdan tutup sıkıca öptü
dudaklarımı. "Ja, okey, az kaldı, gel şöyle!"
diyerek bu kez de bir sandalyeye oturup bacaklarını açtı iki
yana. Benden sikinin üstüne oturmamı istedi. Eteğimi belime
toplayıp sırtımı ona döndüm. Dediği gibi üzerine
oturur gibi çömelirken o da sikini alttan götüme bastırdı. Koca siki
yeniden taşaklarına kadar girmişti götüme. O an, "Ahhhh!"
diye bir inilti döküldü dudaklarımdan. Acı ile karışık
büyük bir zevk dalgası esti içimde.
Gözlerim
kapalı halde götümü kaldırıp indirmeye başladım. Siki
götümde gidip geliyordu bu sayede. Ayaklarımla yerden destek
alıyordum, Günter de belimden tutarak destek oluyordu bana. Artık
sessiz kalabilecek durumda değildim. Zevk iniltileri çıkartmaya
başladım. Ama bu sefer de Günter sessiz kalmıştı.
Benim iniltilerimi dinlemekle yetiniyor, aralarda, "Sen harika bir
kadın, senin koca çok şanslı!" diyerek beni
şımartıyordu.
Ellerimi arkaya
atıp çıplak göğsüne dayadım. Aldığım
destekle biraz daha hızlı kaldırıp indirmeye
başladım götümü. Kocaman sik götümün içinde bir Ejderhaya
dönüşmüştü sanki. Sünnetsiz sikin kafasından çıkan alevler
götümün içini alev alev yakıyordu. O alevler her yanıma
yayılıp beni yakıp kül etmişti. Amımdan daha büyük bir
zevkti bu şekilde sikilmek. Kendimden iğrendim, utandım ama
gerçek buydu. Dinen yasak olan bir günahtı işlediğim, üstelik
bir ecnebiyle aldatıyordum kocamı. Ama şeytan ruhumu esir almış,
beni kendi safına çekmişti. Her saniyesinden zevk ala ala inleye
inleye götümü kaldırıp indiriyordum.
Derken Günter'den
sesler ve iniltiler çıkmaya başladı. Sonunda
boşalıyordu. Oluk oluk döllerini götüme boşaltıyordu bir Vidanjör
gibi. Sımsıcak döller oturup kalkmalarımla birlikte göt
deliğimi doldurmuş dışarı
taşmıştı. Vıcık vıcık osuruğa
benzeyen sesler eşliğinde oturup kalkmaya devam ettim bir süre daha.
Sonrasında kalktım yavaşça ve doğruldum. Günter'in sikinin
her yanı dölleriyle kaplanmıştı, kasıklarına ve
taşaklarına akmıştı.
"Uhhh, jaaa,
sen harika bir kadın, muhteşem!" dediğinde,
geldiğimden beri ilk kez böylesine güldüm. Terden
sırılsıklam halde kızarmış tavuğa
dönmüştüm. Beni siken horoz ise birkaç kez derin nefesler alıp
verdikten sonra kalktı ayağa. Bu kez ben asıldım
dudaklarına. Onları deli gibi emdim, dilini çektim içime.
Sarıldık birbirimize sıkıca.
"Tuvalet
nerede?" diye sorunca, "Oh, ja, hemen sağda!" dedi küçük
koridoru göstererek. Tuvalete girince aynada baktım kendime. Bambaşka
bir şekle bürünmüştüm. Aldığım,
yaşadığım zevkin izleri yüzümde görünüyordu. Tuvaletimi
yapıp bolca tuvalet kağıdı ile götümü, amımı ve
kasıklarımı silip temizledim. Başımdaki
türbanımı açıp yeniden sıkıca bağladım,
iğnelerle sabitledim.
Salona
döndüğümde Günter tekli koltukta oturmuş bira içiyordu, halen
giyinmemişti. Döllerle kaplı siki inmiş, sönmüştü. Yerde
duran sutyenimi alıp taktım. Külotumu giyindim. Pardesümü giyinip
iliklerken, "Hadi şu resimleri sil artık!" dedim. "Resim?"
dedi anlamamış gibi bakarak. Ama sonra, "Oh, ja, resimler, okey!"
diyerek telefonunu aldı. Bana göstererek kızımın tüm
çıplak resimlerini tek tek sildi. Bu arada plastik sikin götümde
olduğu resimleri silmesini istediğimde, "Okey!" diyerek
onları da sildi.
Kendimi
siktirerek, üstelik ilk kez götten vererek kızımın istikbalini
kurtarmıştım. Günter bir kağıda numarasını
yazarken, "Ne zaman istersen beni ara, sen harika bir kadın!"
dedi içten bir gülümsemeyle. Ben ise, "Artık bitti, ben evli bir
kadınım. Seninle bir daha görüşemem, bir kerelik bir şeydi
bu!" dediğimde üzüldü, ama gerçek buydu. Yine de kağıdı
çantama kendisi koyup, dudaklarıma bir öpücük kondurdu. O ara
sehpanın üstünde duran plastik sike gözüm takıldığında,
"Almak ister misin, senin olsun!" dedi. "Yok, gerek yok,
gerçeği varken sahtesini ne yapayım?" dedim gülerek ve evden
çıktım.
Yıllarca
götümü kocama vermemekle hata etmiştim. Yediğim onca
dayağın, baskının altındaki esas sebeplerden biriydi
bu. Korktuğum gibi bir şey olmadığını Günter koca
sikiyle göstermişti. Kocamı tüm yanlışlarına
rağmen seviyordum, bundan sonra ona da götümü vermemde bir sakınca yoktu.
Hemen o gece bir sürpriz yapıp götümü sunacaktım...
[Marziye]
|