|
Güney Afrika'da Siktiğim Zenciler! (2) (Davut 41 Y., Cape Town / Güney Afrika)
Kwanele'ye
işimin ne zaman düşeceği işlerimin yoğunluğu
nedeniyle pek belli değildi, ama baldızı Shavina ile aramda bir
şeyler olmaya başlamıştı. 21 yaşındaki zenci
güzelinin bana bakışları, hareketleri ve konuşmaları
ilk geldiği zamankiler gibi değildi. Benim de ona farklı bir
gözle baktığımı sezmiş gibiydi üstelik. Açık ofis
tarzı bir yerdi işyerimiz. Benim olduğum kısım
şeffaf cam duvarlarla ayrılmıştı. İçeride
çalışanları görüyordum, onlar da aynı şekilde beni
rahatça görebiliyorlardı.
Shavina'nın kaçamak
bakışlarını birkaç kez yakalamıştım, birkaç
sefer de o benimkileri yakalayıp gülümsemişti. Bir konu hakkında
yanıma gelip bir şeyler sorduğu zaman, daha fazla zaman
kaybetmenin gereksiz olduğunu düşünüp benimle bir akşam
dışarıda yemek yiyip yiyemeyeceğini sordum. Teklifime
şaşırdı, reddedecekmiş gibi göründü ama sonra utanarak
kabul etti.
Ertesi akşam
saat 18:00 gibi çıktık bürodan. Güney Afrika'da
ırkçılık kağıt üzerinde
kaldırılmıştı, ama günlük yaşamda etkilerini
halen sürdürüyordu. Shavina'yı çoğunlukla beyazların
gittiği lüks bir restorana götürmek istediğimde gelmek istemedi.
"Orada bana iyi gözle bakmazlar!" dedi. Hukuk fakültesinde okuyan, ileride
avukatlık yapacak bir kızın bu şekilde söylemesi beni üzdü.
"O zaman seçimi sen yap!" dediğimde sevindi. Beni salaş
sayılacak bir Hint restoranına götürdü. Güney Afrika'da
azımsanmayacak bir Hintli nüfusu vardı. Hint yemeklerine pek
aşina değildim, ama Shavina'nın tercihine saygı duydum.
Benim için de siparişi o verdi.
Yemek
sırasında işten, ülkedeki genel durumdan, okulundan vs.
konuşurken konu ilişkilere ve sevgililere geldi. "Erkek
arkadaşın var mı?" diye sorduğumda utanıp
başını eğdi. "Yok!" dedi gülümseyerek. "Çok güzel bir
kızsın, hata etmişler!" dediğimde, "Senin var mı?"
diye sordu. "Benim de yok. Olsaydı buraya gelemezdim. Türk
kadınları çok kıskanç oluyor çünkü!" dediğimde, "Kadınların
hepsi öyledir!" dedi aynı utangaçlığıyla. "Sen de öyle
misin?" dediğimdeyse gülmekle yetinip cevap vermedi. Hiç evlenip
evlenmediğimi sordu daha sonra. "3 yıl evli kaldım, 5 yıl
önce boşandım, o günden beri de özgürüm!" dedim yanıt olarak.
Çok güzel bir
yemek olmuştu. Saat 21:00'e gelirken onu ablası ve eniştesiyle
beraber oturduğu evin oraya götürdüm. Arabadan inerken uzanıp
yanağıma bir öpücük kondurdu. Gülümseyerek inerken arkasından
baktım uzun uzun. Aramızda 20 yaş vardı, o siyah bense
beyazdım. Ama Shavina'dan hoşlanıyordum...
Eve gidince
Dayana'nın verdiği numarayı aradım. Shavina ile
yediğim yemeğin gecesini boş geçirmek istemedim. Dayana ne zaman
istersem arayabileceğimi söylemişti. Ancak verdiği numara kendisine
ait değildi. Çok düşük bir paraya çalışan Dayana'nın
kendi telefonu yoktu, yanında kaldığı kadın
arkadaşının numarasıydı bu. Kadına Dayana ile
konuşmak istediğimi söylediğimde, aksanlı ama kolay
anlaşılan bir İngilizceyle, "Kendisi evde yok!" dedi.
Ne zaman
geleceğini sorduğumda bilmediğini, bir notum olup
olmadığını sordu. "Ben David, kendisine öyle söylersiniz,
geçen akşam görüşmüştük, beni hatırlar!" dediğimde, "Ohh,
yes yes!" dedi sanki beni tanımış gibi. "Dayana sizden bahsetti,
benim adım Maria, ben onun arkadaşıyım!" dedi daha sonra.
İstersem kendisinin yardımcı olabileceğini söyleyince
Maria'nın da Dayana gibi fahişelik yaptığını
anladım.
Lafı
uzatmayıp, "Sana adresi versem bu akşam gelebilir misin?" diye
sordum. "Ok, problem değil!" dedi sevinçle. "Dayana yok, hakkını
kaybetti!" dedi daha sonra gülerek. Adresimi verdim. Taksiyle geleceğini,
taksi parasını da benim vermemi istedi. "Tamam, sorun değil,
bekliyorum!" dedim ve kapattım telefonu.
Davut olan
adımı David olarak telaffuz ediyordum. Hem kolay
anlaşılıyor hem de işlerimi
kolaylaştırıyordu. Dayana'ya da öyle söylemiştim.
Anlaşılan Dayana aldığı 50 Doları
arkadaşına anlatmakta sakınca görmemişti. Şimdi ise
Maria bu pastadan pay kapmaya çalışıyordu.
Yarım saat
geçmemişti ki kapımın önünde bir araba kornaya bastı.
Maria'nın geldiğini anladım. Dışarı
çıktım. Ben taksinin parasını verdikten sonra indi
aşağı. Dayana'dan farklı biriydi Maria.
Kıvırcık siyah saçları omuzlarına dökülüyordu. Teni de
onunki gibi bitter değil sütlü çikolata rengindeydi. Büyük kahverengi
gözleri vardı. Dayana'dan biraz daha kısa ve kiloluydu.
Bacaklarını ve kalçalarını saran kırmızı dar
bir kot pantolonla beyaz bol bir tişört vardı üstünde. Siyah ucuz
spor ayakkabılar giymişti.
Önümden eve geçti.
O da Dayana gibi salona ve eşyalara göz gezdirdi önce. Sonra da, "Ben
Maria!" dedi elini uzatıp. "Memnun oldum, ben de David!" dedim ve
oturmasını istedim. Küçük kırmızı bir çantası
vardı elinde. Çekinerek oturdu koltuğa. "Bir şey içer misin,
yemek ister misin?" diye sorduğumda, başını 'Hayır!'
anlamında salladı. İngilizcesi Dayananınkinden daha iyiydi.
Dayana'ya sorduğum soruları ona da sordum. Dayana gibi Kongolu
değil Güney Afrikalıydı. 29 yaşındaydı. Ondan
yaşlı kalıyordu, ama ona nazaran bir kadına daha çok
benziyordu. Dayana ile aynı işyerinde ama farklı bölümlerde
çalışıyorlardı.
"Sabaha kadar
kalır mısın?" diye sorduğumdaysa, "İsterseniz
kalırım!" dedi. Ama hemen ardından da, "Ama ben 60 Dolar
alırım!" diye ekledi. "Sen neden 60 Dolar alıyorsun?" diye
sorduğumda, "Ben Dayana'dan daha iyiyim!" diyerek gülümsedi. 60 Dolar
ciddi bir para değildi, maaşımdan hariç şirket bana
harcırah da veriyordu. Oradan ödeyeceğim için itiraz etmedim. (Göreceğiz
bakalım!) dedim içimden.
"Tamam, sorun
değil!" dedim gülerek ve kalkıp yanına oturdum. Elimi omzuna
atıp yüzünü, yanaklarını okşadım. Aynı kadifemsi
dokuyu parmaklarımın ucunda hissettim. Sol
başparmağımla etli, sarkık alt dudağını
araladım. Göz akları gibi bembeyaz dişleri siyah teniyle güzel
bir zıtlık oluşturuyordu. Yukarı çıkmadan önce burada
giriş yapmak istiyordum.
"Soyunsana!"
dediğimde, "Tamam!" dedi ürkekçe ve kalkıp soyunmaya
başladı. Kırmızı pantolonunu indirdi, altına
siyah bir külot giymişti, onu da indirince kılsız ve temiz
amı çıktı ortaya. Amının büyük ve sarkık kara
dudakları vardı. Bacakları, kalçaları ve
kasıkları da amı gibi temiz ve kılsızdı.
Dayana'nın kıllı amından sonra temiz bir am görmek
hoşuma gitti.
Bol tişörtünü
çıkardı başının üzerinden. Altına külotu gibi
siyah bir sutyen giymişti. Onu da çıkarınca büyük ama
sarkık memeleri çıktı ortaya. Çay tabağı gibi büyük
meme başları vardı. Sütlü çikolata rengi tenine göre daha koyu
kalan meme başlarının ortasında siyah bir üzüm tanesini
andıran meme uçları vardı. Dayana'nın kara ve küçük memelerine
göre benim istediğim tarzda büyük memeleri olması da ayrıca
hoşuma gitti. Karnında ve kalçalarında selülite benzeyen izler
vardı ama sorun değildi.
Yanıma
oturmasını istedim, sağ bacağını altına
alarak oturdu. "Nasılım?" diye sorunca, "Güzelsin!" dedim. Memelerini
okşadım biraz. Sarkık ama pofuduk olmayan içi dolgun memelerdi
bunlar. Daha önce çocuk emzirmiş gibiydi. "Çocuğun var mı?" diye
sorduğumda 2 tane olduğunu söyledi. Ama daha fazla sorup da konuyu
değiştirmek istemedim. Konumuz Maria'nın harika vücuduydu çünkü.
Eğilip meme uçlarını emmeye başladım. O da saçlarımı
okşamaya başlarken beyaz koltuğun üzerine
uzanmıştık. Sıkıca kavradığım
memelerini sırayla emdim uzun uzun. Maria ise iki bacağını
kaldırıp beni arasına almış haldeydi.
Kalın
askılı atletim vardı üstümde, onun altına elini sokmuş
okşuyordu sırtımı. Doğruldum, üzerimde halen
kıyafetlerim olduğundan rahatsız olmuştum. Maria bunu
anlamış gibi doğrulup dizlerime inen şortumu indirdi
aşağı. Deniz şortu olduğundan külot veya boxer giymemiştim.
Kalkık yarağımı sağ eliyle kavradı ve
ağzına aldı. Gözleri üzerimde olduğu halde ileri geri
hareketlerle yarağımı iştahla emmeye başladı.
Bense kıvırcık uzun saçlarını okşuyordum bu
sırada. Siyah saçlarının arasında yer yer beyaz teller
görünüyordu, belki de 29 yaşından büyüktü ama sorun değildi
benim için.
Maria'nın
iştahlı saksosu memelerini sallandırıyordu. Eğilip
onları okşarken yarağımı boğazının en
derin noktalarına kadar alır olmuştu. Yarağımı
ağzında uzun süre tutup çıkarıyor, ardından
kafasına tükürüp emiyor ve sonra yeniden gırtlağına kadar
alıyordu. Maria'nın ağzı derin bir kuyuydu sanki. Kim bilir
amı nasıldır diye sordum içimden.
Atletimi
çıkardığımda çıplak kalmıştım. Elleri
karnımda gezinmeye başladı. Taşaklarım iyice
şişmiş ve birer pinpon topuna dönmüşlerdi. Onları löp
bir yumurta gibi emiyordu Maria. Dayana'dan daha deneyimli olduğunu
gösteriyordu her bir hareketi ile. Ama daha fazla devam ederse
sıkıntı çıkacak, erkenden boşalma noktasına
gelecektim. O nedenle durmasını istedim. "OK!" diyerek ayağa
kalktı. "Parayı şimdi alabilir miyim?" diye sordu bu sırada.
"Sorun değil, yukarı çıkalım, orada veririm!" dedim.
İşaret edince çıkardığı kıyafetlerini ve
çantasını alıp önümden üst kata çıktı ve yatak
odasına girdi.
Temizlikçi
kadın o gün gelmemişti, o nedenle yatak sabahki gibi duruyordu.
Kilitli çekmecedeki küçük kutuyu açtım, içinden 60 Dolar alıp verdim.
Teşekkür ederek parayı çantasına koydu. Ardından da bir
şey demeden uzandı yatağa. Ben de uzandım hemen.
"Öpüşmek ister misin?" diye sordu. Genelde fahişeler bu tip
şeylere pek girmiyorlardı. "Olur, sevinirim!" dedim. Beni sırt
üstü uzandırıp altına aldı. Omuzlarımdan tutup
dudaklarıma yumuldu. Adeta liseli aşıklar gibi
dudaklarımı emiyor, dilini ağzıma sokuyordu. Ben de
aynı şekilde karşılık verip dudaklarını
emiyordum. Boştaki ellerimi memelerine attım. Uçlarını
parmaklarımın arasına almıştım.
Dudaklarımdan
sonra boynumu, yanaklarımı öptü, emdi uzun uzun. Her iki
kulağımı ve burnumu bile dilledi, yaladı ve emdi.
Çıplak, ağaran kıllarla kaplı göğsümü öperken
gıdıklanır gibi oldum. Meme uçlarımı benim ona
yaptığım gibi emdi daha sonra. Ardından yavaş
yavaş aşağı indi. Karnımı, göbeğimi derken
yeniden yarağımı emmeye başladı. Kökünden
kafasına dil darbesine maruz kalmayan bir nokta bırakmadı
yarağımda. Taşaklarımı aldı ağzına,
çıkmaya başlamış kıllara aldırmadan emdi,
dişledi, yaladı uzun zaman. Maria yatakta çok iyiydi. Türkiye'de
kendine iyiyim, deneyimliyim diyen eskortlardan çok daha iyi yapıyordu bu
işi.
Yarağım
artık sertleşmiş, Maria'nın hünerli ağzı
sayesinde dikilmişti. Kalkıp küçük kırmızı
çantasını açtı. İçinden bir kondom aldı. Gene
Afrikalı zencilere göre yapılan uzun bir kondomdu bu. Kondomun ucu
yarağımın kafasında Noel babanın şapkası
gibi yana yatmıştı. Maria bir çırpıda üstüme
çıktı. Önce işer gibi çömeldi, yarağımı tutup
amına soktuktan sonra da dizlerini yatağa koyup oturdu.
Yarağım dibine kadar amındaydı. Ellerini arkaya atıp
ileri geri hareketlerle sallanmaya başladı. Yarağım
geniş ve derin amında oynuyordu.
Sarkık ve
büyük memeleri de aynı şekilde oynamaya
başlamıştı. Hoyratça sıkıp yoğurmaya
başladım memelerini. Maria ise yüzünde gerçek mi yoksa sahte mi
olduğunu anlayamadığım bir gülümseme eşliğinde
sallanmaya devam ediyordu. Vücudu elastikti, altına aldığı
dizleri onu rahatsız etmiyordu. Zaman zaman geriye doğru
eğiliyordu bir jimnastikçi gibi. Elleri kalçalarımda, dizlerimin
üstünde gidip geliyordu. Ama daha fazla bu şekilde edilgen kalmak
istemedim. Elinden tutup kendime çektim. Kollarımın arasına
aldım onu. Maria'nın götü havaya kalkmış haldeydi şimdi
yarağım amında olduğu halde. Dizlerimden büktüğüm
bacaklarımı iki yana açıp alttan pompalamaya başladım.
Maria'nın elastik ve beklediğimden daha hafif olan vücudu
şiddetli yarak darbelerimle sarsılmaya başladı.
Dudak dudağa
öpüşüyorduk. Ara ara da memelerini tutup emmem için uzatıyordu.
Boştaki ellerimi göt yanaklarına attım. Memeleri gibi dolgun göt
yanaklarını sıktım, avuçladım, ufak tokatlar
attım. Götünde patlayan tokatlarıma Maria keyif almış gibi,
"Yeahh, fuck me, ımmm, fuck me!" diyerek karşılık vermeye
başlamıştı. Sağ eliyle yataktan tutunup sol eliyle
memelerini bana sunuyordu. Kıvırcık saçları
dalgalanıyordu oluşan rüzgarla. Sol elimle götünü okşamaya devam
ederken sağ başparmağımı göt deliğinin
ağzında gezdirdim bir süre, ardından da içine soktum. Dar ama
fazla sıkmayan göt deliğine rahatça giriverdi parmağım.
Maria üzerimde zıplayıp inlerken götündeki parmağımı
hissetmiyordu sanki.
Artık
boşalmaya adım adım yaklaşıyordum. O nedenle bu
pozisyonda daha fazla kalmak istemedim. Ona kalkmasını
söylediğimde, "OK!" dedi ve zıplar gibi bir çırpıda kalktı
hemen. Ayağa kalktım ama nasıl bir pozisyonda sikmek
istediğime karar verememiştim. Ancak Maria deneyimli olduğunu ve
beni nasıl erekte halde tutacağını yatağın
üzerinde dörtayak üstüne domalarak gösterdi. Dolgun götünü önümde
sergilemesinden keyif almıştım. Bacaklarını iki yana
iyice açmış, dirseklerini yatağa dayamıştı.
Arkasında
yerimi aldım hemen ve göt yanaklarına attığım birkaç
tokadın ardından onları iki yana iyice açtım. Az önce
parmağımı soktuğum kara bir kuyuyu andıran
kılsız göt deliği ve sikişmenin etkisiyle
ıslanmış temiz amı karşımdaydı. Etli ve kara
am dudaklarına yumuldum. Hoş ve aromatik bir koku geliyordu
amından. Kondomun kokusu geçmişti amına, ya da onun doğal
kokusu buydu belki de. Ne olursa olsun çok hoşuma giden ve beni
azdıran tadı vardı. Dilimin ucunu kara amının içindeki
kırmızılıkla pembelik arasındaki etten duvarların
içine soktukça Maria'nın kasıldığını fark ettim.
Amının yalanması onun da hoşuna gitmişti.
Amından sonra
göt deliğini dilledim, dilimin ucunu deliğin içine soktum. Aynı
aromatik koku götünden de geliyordu. Ancak daha fazla sabredecek halim
kalmamıştı. Amının tadını
almıştım, biraz da götünden tatmak istiyordum. Doğruldum,
kondomun iyice uca doğru kaydığını görünce düzelttim.
Ona götünden sikmek istediğimi söylediğimde, "Yeahh, it's OK!" dedi
kendine has aksanıyla. Dayana'dan sonra Maria'nın da götten verme
konusunda problem yaratmayıp kabul etmesine sevindim. Aynı pozisyonda
kalacağını sanırken Maria hareketlendi ve sırtüstü
uzandı bu kez. Bacaklarını kaldırıp geriye attı
ve iki eliyle dizlerinin arkasından destekledi. Hızlı ve ne
yaptığını bilen hareketleriyle aldığı
paranın hakkını veriyordu Maria.
Yarağımı
tutup göt deliğine ve amının dudaklarına sürttüm bir süre.
Ardından da yavaşça götüne bastırmaya başladım. Maria'nın
gözleri üzerimdeydi. Yarağım götünde kaybolup derinlere ilerlerken o
gayet rahat ve sakindi. Kim bilir daha önce kaç kez götünden sikilmişti?
Sonunda köküne kadar yarağım götündeyken derin bir nefes alıp
verdim. Harika bir duyguydu. Ancak götünün Dayana'nınki kadar dar
olmadığı da gerçekti. Onun götü daha minik ve daha
sıkıydı. Götünde gidip gelirken bacaklarındaki ellerini
çekti ve amına atarak dudaklarını ve
bızırını okşamaya başladı.
Kalçalarından sıkıca tutup kendime çektim bunun üzerine.
Hareketlerimi hızlandırdım biraz daha.
Maria herhangi bir
tepki vermeden amını okşuyor, götündeki yarağımdan
rahatsızlık duymuyordu. Hızlanmaya başladıkça, iri,
sarkık memelerinin sallanışları da artmıştı.
Zevk dolu sikişimiz yavaş yavaş sona doğru ilerlerken
hareketlerim son raddesine varmıştı. Maria'nın göt
deliği yarağımın hareketleriyle birlikte iyice
açılmıştı artık. Yağlı kondomun etkisiyle
adeta amını sikiyormuşum gibi rahattım. Son bir gayretle
kökledim götüne ve birden boşalmaya başladım. Yoğun bir
zevk almıştım. Götünde bir süre daha gidip gelirken Maria
amını ovalamaya, okşamaya devam ediyordu.
Götünden
çıktım. Kondomun içi döllerimle dolup şişmişti. Maria
bacaklarını indirip kollarını açtı yanlara doğru.
Kara yüzünde ter damlacıkları birikmişti. "Hoşuna gitti mi?"
diye sordu beyaz dişlerini gösterip gülerek. "Harikasın!" dedikten
elinden tutup kendime çektim, kaldırdım. Birlikte banyoya geçtik.
Kondomu atıp birlikte duşun altına girdik. Sıcak suyun
altında kısa bir süre yıkandıktan sonra yatak odasına
döndük.
Yatağa
uzandım, Maria başını göğsüme koydu. Bana ne iş
yaptığımı, Türkiye'yi, merak ettiği başka
şeyleri sordu. Sorularına cevap verdikten sonra ben de ona sorular
sordum. 2 oğlu olduğunu, kocasının kendisini terk
ettiğini anlattı. Daha fazla konuşmak istemeyince ısrar
etmedim.
Yeniden
sikişmek için biraz enerji toplamak istiyordum, teklifim üzerine yemek
için aşağı indik...
[Davut]
|